İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/170 K.2024/251

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/170Karar2024/251Tarih8 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.163 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Dosya no
2024/170
Karar no
2024/251
Kararın yazıldığı tarih
08/02/2024
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava tarihi
27/11/2020
Karar tarihi
16/11/2023
Numarası
2023/147 Esas - 2023/624 Karar
Davacı
... - ... ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
... - ... ...
Vekili
Av. ... - ...
Dava
İtirazın İptali
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İstinaf eden
Davacı vekili
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.163 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini bunun karşılığında davalının müvekkili şirkete karşı yerine getirmesi gereken ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine Gölcük İcra Dairesi' nin 2020/842 E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, icra dosyasında yer alan 24.03.2017 ... irsaliye nolu 79.272,40 TL lik fatura, 19.04.2017 tarih ... irsaliye nolu 18.480,12 TL' lik fatura, 12.12.2017 tarih 1.650 TL' lik iş onay formu,

19.01.2018 tarih 4.330 TL' lik iş onay formu ve 06.02.2018 tarih 2.650 TL' lik iş onay formu incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki olduğunun görüleceğini, alacağın likit olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacı ile müvekkilinin eski ortağı olduğu Çardak Orman Otom. İnş. Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd.

Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin eski ortağı olduğu şirketin ticari ilişkisinden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından takibe dayanak yapılan fatura ve iş onay formlarının tek taraflı düzenlendiğini, işbu fatura ve iş onay formlarının karşılığı işlerin davacı tarafından tamamlanmamış veya eksik tamamlandığını, bu hususun İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/115 D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif incelemesi sonrası alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacı tarafça yapılan eksik ve ayıplı ifaya karşılık gelen kısmın müvekkilinin sahibi olduğu şirketçe ödendiğini,

müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...İspat yükü üzerinde olan davacı 31.10.2017 tarihli protokolün aksini yazılı delille ispat edememiş, yemin delilinin hatırlatılması üzerine yemin delilini kullanmayacağını beyan etmiş, beyanını da imzası ile tasdik etmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece yapılan ilk yargılamada davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmesinden sonra istinaf mahkemesince "davalı yanca ödeme itirazı kapsamında taşınmaz devir bedelleri yönünden dosyada bulunan protokolün mahkeme gerekçesinde incelenmediği, mahkemece tapu kayıtları, ve eki resmi senetler dosyaya kazandırılarak dosyaya sunulan protokollerle birlikte değerlendirilip ek rapor alınması" gerektiğinin ifade edildiği, yani istinaf kararında protokolün de değerlendirilmesinin istendiğini ve usuli bir eksikliğe vurgu yapıldığı,

öte yandan müvekkili tarafından davalıya Kartal 9. Noterliği'nin 02.07.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş olup davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede davalı tarafın "sözkonusu faturalardan bilgisinin bulunmadığını, faturaların kendisine tebliğ edilmediğini, tebliğ edilse bile faturaların içeriğini kabul etmediğini" beyan ettiğini, yani davalının ödeme itirazında bulunmadığını, yalnızca fatura içeriklerini kabul etmediğini, öz olarak tarafların ticari defterlerine itibar edilmesi gerektiği incelenen ticari defterlere göre de müvekkilin alacağının sabit olduğunun ortada olduğunu,

bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece eksik inceleme ve tümüyle çelişkilerle dolu, art niyetle hazırlanmış olan, en hafif tabiriyle maddi hatalarla dolu rapordaki hatalar itirazlarına rağmen dahi giderilmeksizin bu rapor nazara alınarak ve eksiklikler dahi giderilmeden davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın haksız ve dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK,

3. Değerlendirme

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine karşın davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine düzenlenen faturalara dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, akdi ilişkiden doğan 97.752,52 TL iki adet fatura alacağı ile iş onay formlarının ödenmediği, bu alacak için başlatılan takibe davalının itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, icra dosyasına yaptığı 06/07/2020 tarihli itirazda, davacıya borcu olmadığını, davacıyla bulunan barter sözleşmeleri uyarınca 2 adet daire verildiğini belirtmiş, davaya cevabında, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalının eski ortağı olduğu şirketin ticari ilişkisinden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalının davacı şirket ile görüşmelerinin eski ortağı olan inşaat şirketinin işlerinden dolayı olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Gölcük İcra Müdürlüğü'nün 2020/842 Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin asıl alacak yönünden 97.752,52-TL üzerinden devamına, davacının asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin talebi ile işlemiş faiz yönünden talebinin reddine dair verilen kararın davalının istinafı üzerine Dairemizin 2022/1662 esas, 2023/360 karar sayılı ilamı eksik inceleme sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkemece kaldırma kararı sonrası alınan ek rapor doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

Davacı ile davalı arasında barter sözleşmelerinin bulunduğu tarafların kabulündedir.

Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir.

6100 sayılı HMK 200. maddeye göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz.

Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.).

Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.

Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir.

Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.

Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.

Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.

Somut olayda, tarafların ticari defterlerinde üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile, davacı tarafça düzenlenen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre takibe konu faturaların ödenmediği, davalı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davalı defterlerinde davacıya yapılan ödeme olarak gözüken 518.643,92 TL ödemenin davacı defterlerinde gözükmediği, bu ödemenin şekilde yapıldığının davalının yevmiye defterinde açıkça belli olmadığı kanaatinin bildirildiği,

davalı vekilinin 31/01/2022 tarihli dilekçesi ile davacının takip konusu ettiği alacağın davacıya taşınmaz mülkiyeti devri yapılarak ödendiğini ve böylelikle borcun sona erdirildiğini beyan ettiği, bu beyanlar karşısında taraflar arasında akti ilişkinin tarafların kabulünde olduğunun anlaşıldığı, tapu kayıtlarında taşınmazın devir bedelinin 180.000,00 TL olduğu, davalının bu taşınmaz devrine ilişkin olarak davacıya fatura düzenlemediği, tapuda gözüken satış bedelini defterlerine satış bedeli olarak değil 518.643,92 TL olarak işlemiş olduğu,

aynı zamanda davalı yanca, ödeme itirazı kapsamında olan taşınmaz devir ve bedelleri yönünden dosyaya protokol sunulduğu, Protokole göre toplam iş bedeli 1.130.500,00-TL kabul edilmiş, Maltepe'deki dairenin bedeli 502.500,00-TL, Gölcük'teki dairelerin bedeli 750.000,00-TL olarak kararlaştırılmış, iş bedelinin bu şekilde barter usulü ile ödeneceği, dairelerin belirlenen toplam bedeli iş bedelinden yüksek olduğu için bakiye 229.000,00-TL'nin ödeme şeklinin ise 1 hafta içinde davacıya bildirileceği belirtilmiştir.

Davalı protokol kapsamında Maltepe ve Gölcük'teki daireleri davacıya satış yoluyla temlik ederek iş bedelini ödemiştir.

Davacı şirket yetkilisinin sunduğu 22.09.2017 tarihli mutabakat mektubu protokolden önce olup borcun tasfiyesi hakkında hüküm içermediği, böylece protokol ile daire satış bedellerinin tapudaki satış bedellerinin olmadığı ispatlanmış olup, davacı, 31.10.2017 tarihli protokolün aksini yazılı delille ispat edemediği ve yemin deliline de başvurmadığından davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/11/2023 tarih, 2023/147 E - 2023/624 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nn 362/1-a maddesi uyarınca 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

* · ... · Başkan · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Üye · ... · ¸e-imzalı · ... · Katip · ... · ¸e-imzalı

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/170, K. 2024/251, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/170
Karar No
2024/251
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/170 K.2024/173
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/171 K.2024/160
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/171 K.2024/301
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/171 K.2024/362
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/171 K.2024/170
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/172 K.2024/210

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.