KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1534 - 2025/1412
- Dosya no
- 2025/1534
- Karar no
- 2025/1412
- Kararın yazıldığı tarih
- 09/10/2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 13/12/2024
- Karar tarihi
- 27/06/2025
- Numarası
- 2025/50 Esas - 2025/416 Karar
- Davacı
- .... ÇELİK YAPI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ......Hendek/SAKARYA
- Vekili
- Av. .......
- Davalı
- ...... ...... KAYALI - ......... Körfez/ KOCAELİ
- Vekili
- Av. ......
- Dava
- Eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat
- Hüküm
- Kararın kaldırılması-Gönderme
- İstinaf eden
- Davacı vekili
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki "eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin çelik konstrüksiyon işini yaptığını, kendisine sipariş verilen işin anahtar teslim olarak bütünü ile 09/01/2023 tarihli taşeron sözleşmesi ile "KSK Çelik Ticaret Kutlu Soner Kayalı" ünvanlı davalıya taşere edildiğini, davalının sigortalı işçisi dava dışı ... adlı işçinin anılan 26.06.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca işbu iş kazası ve vefat nedeniyle anılan işçinin eşi ...'a iş göremezlik geliri bağlandığını ve sigortalıya tedavi masrafı yapıldığını,
kurumun zararından sürekli iş göremezlik gelirinin ilk PSD değerinden ve tedavi masraflarından kurum alacağının kusurları oranında müvekkil şirketten ve davalıdan tahsili talepli olarak Sakarya 2. İş Mahkemesi'nin 2015/907 Esas sayılı dosyasıyla "rücuen tazminat" davası açıldığını, ödeme yapılan icra takibine dayanak nihai ilam uyarınca da müteveffa işçi ...'un geçirdiği iş kazası nedeniyle müteveffa işçinin kusuru %10, müvekkilinin kusurunun %40, davalı'nın kusuru ise %50 olduğunu, bedele konu edilen bedelin tamamını müvekkilinin ödediğini, davalı'nın tüm çağrılarına rağmen bedeli geri ödemediğini,
Körfez İcra Müdürlüğü'nün 2023/1726 Esas sayılı takip çıkış tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının da davalıdan ayrıca alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline 09.01.2013 tarihli Taşeron Sözleşmesi ile "Polimeks İşi Projesini" anahtar teslimi olarak taşere ettiğini, müvekkilinin sigortalı işçisi ...'un geçirdiği iş kazası neticesinde vefat etmesi üzerine,
yakınlarına bağlanan maaş nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na icra zorlaması ile 215.250,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme sebebiyle, müvekkilinden taşeron sıfatıyla Körfez İcra Dairesi'nin 2023/1726 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını müvekkilin söz konusu takibe itirazı nedeniyle de işbu davanın açıldığını, davacı tarafça Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5771 Esas sayılı dosyasına en son 19.04.2021 tarihinde ödeme yapıldığını, 2 yıl içerisinde davacının talebini ileri sürmesi gerektiğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,
işin denetim ve güvenliğinin ana işveren olan davacı şirkette olduğunu bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, aksi halde davacı tarafın müvekkiline borcu bulunduğundan takas mahsup talebinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın TBK'nın 73. maddesinde belirtilen sürede açılmamış olması nedeniyle zamanaşımından REDDİNE, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gerek maddi vakıalara gerekse hukuki esasa aykırı olduğunu, her şeyden önce davalı tarafın ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin hukuken geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından 05.01.2017 ve 19.04.2021 tarihlerinde SGK’ya yapılan ödemelerin davalıya isabet eden payı da kapsayan fazla ifa niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TBK m.73’ün “öğrenme” kriteri esas alınacak olsa dahi, alacağın miktarı ve davalının sorumluluk payının ancak ödemeler ve buna bağlı hesaplamalar sonucunda netleştiğini, müvekkilinin de yasal süre içerisinde icra takibini başlattığını,
TBK m.62/2 uyarınca, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun bu fazla kısmı diğer borçlulardan talep etme hakkına sahip olduğunu, bu iç rücu alacaklarının doğrudan ödeme anında muaccel hale geleceğini ve zamanaşımının TBK m.146’daki on yıllık süreye tabi olduğunu, dolayısıyla TBK m.73 yalnızca klasik anlamda haksız fiil rücusu için uygulanabilir olup, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunan somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığını beyanla;
izah edilenler temelinde ve fakat bunlarla sınırlı olmaksızın müvekkilinin fazlaya ilişkin talepleri ile her türlü dava ve istirdat hakları saklı olmak kaydıyla ve re'sen gözetilecek nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak TBK m.62 kapsamında iç rücu niteliğindeki alacak için TBK m.146’daki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağının tespiti cihetiyle davalı tarafın zamanaşımı def’inin reddine, davanın esastan kabulü ile Körfez İcra Müdürlüğü 2023/1726 E. sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ve takibin devamına,
davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle İİK m.67 gereğince takip çıkış tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalının takas savunmasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddi ile usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararının aynen onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, "eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat" istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
3. Değerlendirme Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın TBK'nın 73. Maddesi uyarınca zamanaşımı yönünden reddine dair verilen karar, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında akdedilen 09/01/2013 tarihli sözleşme kapsamında, davalının sigortalı işçisi dava dışı ...'un 26/06/2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefatı üzerine SGK tarafından mirasçılara ödenen tazminatın rücuen tazmini için Sakarya 2. İş Mahkemesinde açtığı 2019/237 esas sayılı dava sonucunda hükmedilen tazminatın iş sahibince Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5771 esas sayılı dosyasına ödenmesi üzerine, genel hükümlere istinaden açılmıştır.
Davacı iş sahibi, yüklenici ile arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak riicuen tazminat isteminde bulunmaktadır. Eser sözleşmesi ilişkisine dayalı sorumluluk, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında olup, bu kapsamda ödediği tüm tazminatı rücuen yükleniciden talep etme hakkına sahiptir. Davalı, alt taşeron olup taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.
Davacı eser sözleşmesine dayalı olarak rücuen tazminat isteminde bulunmaktadır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6. (818 sayılı BK'nın 126/4) maddesinde; eser sözleşmesinden doğan alacakların, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuru ile hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. Yüklenicinin ağır kusur ve kasıtla yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi söz konusu olmadığından eser sözleşmesinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. Haksız fiil davalı ile dava dışı işçinin ölümü olayı bakımından söz konusu olup taraflar arasında haksız fiile dayalı bir ilişki ve sorumluluk söz konusu değildir.
Zamanaşımı süresinin başlangıcına gelince. 6098 sayılı Sayılı Borçlar Kanunu'nun 128. maddesindeki düzenlemeye göre zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar. Alacağın muacceliyeti bir ihbar yapılmasını gerektirir ise zamanaşımı bu ihbarın yapıldığı günden itibaren işler.
Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bîr talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı dava dışı alacaklıya tazminatın ödendiği tarihten itibaren başlayacaktır.
Bu durumda Sakarya 2. İş Mahkemesi'nin 2019/237 esas sayılı ilâmına istinadenSakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5771 esas dosyasına yapılan son ödeme tarihi 19/04/2021 olup, tazminatın ödeme tarihine göre takip/ dava tarihinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, süresi içerisinde açılan davada taraf delilleri toplanarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken usulden reddi kararı isabetsiz olmuştur.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
* · Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1534, K. 2025/1412, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama