İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2026/198 K.2026/612

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2026/198Karar2026/612Tarih16 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Nisan 2026
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/198 - 2026/612
Dosya no
2026/198
Karar no
2026/612
Kararın yazıldığı tarih
17/04/2026
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dava tarihi
29/04/2025
Karar tarihi
22/10/2025
Numarası
2025/424 Esas - 2025/886 Karar
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
TAYAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ...
Dava
İtirazın İptali
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İstinaf eden
Davalı vekili
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı firma gıda üzerine bir fabrika üretim tesisi olup müvekkili şirketin de bu firmanın makinalarını

ve ekipmanlarda meydana gelen arızaları, bakımları, üretim makina ve ekipmanlarını yapmakta

kurmakta tesis onarımlarını uzun yıllardır yaptığını, müvekkilinin şahıs firması olduğunu,

davalı firma ile yıllardır ticaret yaptığını, 01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arasında

meydana gelen ticaretlerinden kaynaklı faturaları ve alacakları için bunları kapsayan kur faturasının

kesildiğini, davalı firmaya bu faturanın e fatura olarak gönderildiğini ve davalı tarafça süresi içerisinde

gerekli ödemenin yapılmadığını, süresi içerisinde de gerekli itirazın yapılmadığını, müvekkilince bu

hususta davalı tarafa Yakakent Noterliği 17/09/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı

ihtarnamesinin de çekildiğini, ancak bir sonuç alamadığını, müvekkilinin en sonunda Gebze İcra

Müdürlüğünün 2024/35602 esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını ve davalı tarafın bu takibe

haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini beyanla; Gebze İcra Müdürlüğü 2024/35602 esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini,

haksız itirazı sebebiyle davalının alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, her türlü yargılama harç ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine

bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına ilişkin bir anlaşma veya teamülün bulunmadığını,

müvekkili tarafından kur farkı faturasına itiraz edildiğini, davacı yanın müvekkili ile olan ticari

ilişkisinde 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri arasındaki dönemde faturalardan ve alacaklardan kaynaklı olarak kur farkı meydana geldiğini ve bu kapsamda kur farkı faturasını kestiğini iddia ettiğini, davalı tarafından davacının takibe konu etmiş olduğu kur farkı faturasına itiraz edildiğini, bu

hususta 09.09.2024 tarihli iade faturasının düzenlendiğini, nitekim davacı yanca kur farkı faturası

düzenlenmesini gerektirir haklı ve hukuki bir nedenin somut olayda bulunmadığını, zira taraflar

arasında; kur farkı talep edileceğine ilişkin bir anlaşma, mutabakat veya bu yönde uygulanan bir teamülün bulunmadığını, aksine taraflar arasındaki ticari ilişkide dönem dönem mutabakatların

sağlandığını, davacı yanca bugüne kadar ödemelerde kur farkı oluştuğunun hiçbir şekilde iddia

edilmediğini, davacı yanın, müvekkil ile mutabık kaldığını belirttiği dönemler yönünden geriye dönük

olarak kur farkı talep ettiğini, davacı yanca sergilenen bu tutumun hakkın tam anlamıyla kötüye

kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının mutabık kaldığı dönemler yönünden sonradan kur farkı

faturası düzenlemesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması

niteliğinde olup taleplerine itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya yapmış olduğu ödemelerin

TL cinsinden olduğunu, davacı yanca tüm bu ödemelerde mutabık olunmasına rağmen sonrasında

dövizden kaynaklı kur farkı talep etmesinin haklı bir gerekçesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı

tarafın kur farkı faturası talep etmesindeki hukuki dayanağı ve davadaki iddiasını somut bir şekilde

ispatla yükümlü olduğunu,

davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen haksız ve kötü niyetle açılan

dayanaktan yoksun davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetle açılmış olması sebebiyle İcra ve

İflas Kanununun 67/2 hükmü uyarınca asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine

kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkil aleyhine başlatılmış olan Gebze İcra Müdürlüğünün

2024/35602 Esas sayılı icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde

bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile; Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/35602 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 606.552,84.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 121.310,57 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından oluşturulan davanın kısmen kabulüne yönelik gerekçelerin hatalı olduğunu, bu kapsamda yerel mahkeme kararı hukuka aykırı olup kaldırılması ve davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; izah olunan sebepler ve istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne yönelik kararının kaldırılarak haksız davanın reddine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine İİK 67/2 maddesi gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İtirazın İptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,

3. Değerlendirme

Dava, kur farkından kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.

Davacı, gıda üzerine bir fabrika üretim tesisi olan davalı firmaya ait makina

ve ekipmanlarda meydana gelen arıza bakımları, üretim makina ve ekipmanlarını yapıp onarımlarını yaptığı, taraflar arasında bu konularda ticari ilişki bulunduğu, davacının 2021-2022 tarihleri arasında meydana gelen ticaretten kaynaklı fatura alacaklarını kapsayan kur farkı faturalarının kesildiği, davalı tarafça faturanın tebliğ alınmasına karşın bedeli ödenmediğinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiş; davalı,davacı yanca kur farkı faturası

düzenlenmesini gerektirir haklı ve hukuki bir nedenin somut olayda bulunmadığını, zira taraflar

arasında; kur farkı talep edileceğine ilişkin bir anlaşma, mutabakat veya bu yönde uygulanan bir teamülün bulunmadığını, aksine taraflar arasındaki ticari ilişkide dönem dönem mutabakatların

sağlandığını, davacı yanca bugüne kadar ödemelerde kur farkı oluştuğunun hiçbir şekilde iddia

edilmediğini, davacı yanın, müvekkil ile mutabık kaldığını belirttiği dönemler yönünden geriye dönük

olarak kur farkı talep ettiğini, davacı yanca sergilenen bu tutumun hakkın tam anlamıyla kötüye

kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2024/35602 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 606.552,84.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 121.310,57.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.

HMK'nın 222. Maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir..." hükmü gereğince Mahkememizce, tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır.

HMK'nın 219, 220/3 ve 222. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.

Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.

Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK 222/3 md. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)

Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.

Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir.

İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı)

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya yönünden yapılan incelemede; mahkemece tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapora göre, davacı yüklenici tarafından taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan kur farkı ilgili davalı adına düzenlenen 07/08/2024 tarihli AYD2024... seri numaralı 606.552,84 TL bedelli "01/01/2021-31/12/2022 tarihleri arası kur değerlemesi kaynaklı" açıklamalı faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça itiraz edilmediği, iade faturasının düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan kur farkı faturasının davacı defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu suretle TTK'hıh 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davacı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir.

Her iki tarafın ticari defterinin usulünce tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından itiraz edilmeyerek usulünce tutulan ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğu, ticari defterlerin kesin delil olma özelliği nedeniyle fatura konusu işlerin yapılarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davalı taraf, taraflar arasında kur farkı düzenlemesi bulunmadığı iddiasında bulunmuş ise de kesinleşen ve kesin delil niteliğinde olan fatura karşısında bu savunmasını kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/10/2025 tarih, 2025/424 Esas - 2025/886 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 41.433,62.-TL harçtan, peşin yatırılan 9.744,00 TL + 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.074,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

* · Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/198, K. 2026/612, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/198
Karar No
2026/612
Tarih
16 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/198 K.2026/501
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/199 K.2026/931
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/199 K.2026/736
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/199 K.2026/352
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/199 K.2026/325
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/200 K.2026/275

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.