İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2620 K.2024/297

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2022/2620Karar2024/297Tarih19 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.181 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Şubat 2024
Dosya no
2022/2620
Karar no
2024/297
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/09/2022
Numarası
2020/62 Esas - 2022/686 Karar
Davacı
EGE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
ALBA KALIP VE OTOMASYON MAKİNALARI İMALATI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... -...
Vekili
Av. ... - ...
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
24/01/2020
Kr. yazım tarihi
12/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.181 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketçe ... adına ... plakalı aracın KTK zorunlu mali sorumluluk poliçe'si 21.02.2014-21.02.2015 arası dönemi kapsayacak şekilde tanzim edildiğini, sigortalı aracın 28.02.2014 tarihinde karıştığı kaza sebebi ile Gebze 6. İş Mahkemesi 2016/141 E. Sayılı davanın açıldığı. davalı şirkete 425 oranında kusur izafe edildiği; sigorta şirketinin zarar gören şahsa bu ilam sebebi ile ödeme yaptığı, TTK ve halefiyet ilkesine göre Gebze 4. İcra Dairesi 2019/41427 E. sayılı dosyası ile takipte bulunulduğu, davalı yanca borca İtiraz edildiği iddia edilerek, itirazın iptali ve takibin devamına ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödeme yaptığı ilamın kesinleşmediği, kararı tehiri icra talepli olarak istinaf ettiklerini ve tehiri icra kararı verildiği, bu sebeple rücu talebinin yerinde olmadığı; davacı yanın talebinin zaman aşımına uğradığı, davacının sorumlu olamamasına rağmen manevi tazminatı kapsayacak şekilde fazla ödeme yaptığını, davacı yanın talebinin haksız olduğunu iddia edilerek, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/41427 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 33.141,59.-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmek sureti ile devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. "Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, hatalı ve eksik hesaplamalar ve değerlendirmeler içermekte olup, rapora itirazlarımızın karşılanması için yeniden rapor alınmadan doğrudan işbu hatalı rapor esas alınarak verilen yerel mahkeme kararı hatalıdır.

Davacı şirket tarafından rücu istemine konu dava dışı ...’e yapılan ödemelerin işlem tarihlerine göre, zamanaşımına uğrayan davaya konu rücu taleplerinin, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ilişkin verilen hatalı Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği izahtan varesredir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Esas: 2017 / 1471 Karar: 2018 / 416K.

Sayılı ve 28.02.2018 tarihli kararı), müvekkil şirket tarafından dosya kapsamına 21.193,14-tl tutarında ödeme yapılmış olup, bu ödemenin de hesaplamaya dahil edilmesi gerekmekteyse de, davacının da müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu kalemleri de içermekte olduğundan, işbu davadaki rücu talebinden mahsup edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, davacının alacağı kesin ve likit olmadığından, icra ve inkar tazminatı şartlarının somut olayda gerçekleşmediği dikkate alındığında Yerel Mahkemece icra ve inkar tazminatının reddine yönelik verilen karar yerindedir.

Sonuç itibari ile, zamanaşımı itirazımızı tekrarla, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içeren bililrkişi raporunda yer verilen değerlendirme ve hesaplamalara tümden itiraz etmekle, itirazlarımız karşılanmaksızın hüküm tesisine elverişli olmayan raporun hükme esas alınmasının kabulü mümkün değildir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2022 tarih, 2020/62 Esas - 2022/686 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı nezdinde ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın KTK zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile 21.02.2014-21.02.2015 arası dönemini kapsayacak şekilde sigortalındığı, sigortalı aracın 28.02.2014 tarihinde karıştığı kaza sebebi ile Gebze 6. İş Mahkemesinde 2016/141 E. Sayılı davanın açıldığı, görülen davada davalı şirkete 425 oranında kusur izafe edildiği; davacı sigorta şirketince zarar gören şahsa bu ilam sebebi ile ödeme yapıldığı,

yapılan ödemenin TTK ve halefiyet ilkesine göre davacı tarafından davalıdan tahsili için davalı aleyhine Gebze 4. İcra Dairesi 2019/41427 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı yanca itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Riziko tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı'nı düzenleyen B.4 maddesi;

"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir.

Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir:

a) Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,

b) İşleten, yetkili makamlardan izin almaksızın düzenlenen bir yarış için Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılması gereken özel bir sigortanın yapılmamış olduğunu biliyorsa veya gerekli özeni göstermesi halinde bilebilecek durumda ise,

c) Tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise,

d) Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa,

e) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,

f) Sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleşmesi halinde, B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,

g) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse." şeklindedir. Bu hükümde olay yerini terk rücu nedenleri arasında sayılmamıştır ("Davacı sigorta şirketi, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-d maddesi hükmü gereğince, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün kazaya neden olan kusurlu hareketinin münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmiş olması ya da B.4-c maddesi gereğince aracın ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda kazanın meydana gelmiş olması gerekmektedir." Yargıtay (Kapanan) 17. HD.,30.10.208 tarih, 2008/3766 E., 2008/4992 K..

"Kaza tarihi olan 18.05.2013 tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre davacının maliki olduğu aracın sürücüsünün kaza yerini terk etmesi rücu sebebi değildir." Yargıtay (Kapanan) 17. HD., 22.02.2018 tarih, 2017/63 E., 2018/1269 K.).

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda olay yerini terk rücu sebebi sayılmış ise de kaza tarihinde eski genel şartlar yürürlükte olduğundan, eski genel şartların hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Dosya arasına alınan 15/11/2021 tarihli aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacı yanca yapılan ödemelerin, Gebze 6. İş Mahkemesi 2016/141 E. 2017/440K. sayılı ilamına uygun olarak diğer sorumlularla müşterek ve müteselsilen sorumluluk sınırları dahilinde olduğu tespit edilmiştir. Davacı yanca, davalı şirkete kazanın gerçekleşmesinde %25 kusur izafe edildiği gerekçesi ile rücu hakkının kullanıldığı, ancak davalı yanın takibe haksız olarak itiraz ettiği iddia edilmiştir.

Gebze 6. İş Mahkemesi 2016/141 E. 2017/440 K. Sayılı mahkeme kararında ; davacı sigortacı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın sürücüsü %60, davalı işverenliğinin %25, kazazedenin %15 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazazedenin kusuru mahsup edilerek, %85 kusur oranına göre maddi tazminat hesabı yapılmıştır.

110.022,79 / 0,85=129.438,58 TL, 129.438,58*0,25=32.359,64 olarak hesapladığı, rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.

(4.HD.16.10.2001, E.2001/5565 K.2001/9575,11.HD.01.02.2010 E.2008/10498 K.2010/1096, 11.HD.04.03.2004 E. 2004/1464 K. 2004/2062) asıl alacak 32.359,64 TL, faiz oranı %9,00, faiz başlangıç tarihi 17.05.2019, faiz bitiş tarihi 27.08.2019, faiz gün 102, faiz 813,87, toplam 33.173,51 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 17/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davalının itirazlarının kök raporumuzdaki hesaplamalarımızı değiştirecek nitelikte görülmediği; faiz ve icra İnkar tazminatı yönünden kök raporda hesaplamalarımızın ayrıca yapıldığı, bu sebeple asıl alacak , faiz ve icra inkar tazminatının kabul yada reddi yönündeki takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, davalı yanın itirazlarının kabul edilmesi halinde, davacının davalıdan talep edeceği ödeme miktarının 13.826,52 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya arasına alınan 10/05/2022 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda özetle. Davalı yan her ne kadar zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de; zaman aşımı yönünden sayın mahkemenin aksi kanaatte bulunması halinde. 1. Ek raporda seçenek hesaplama yapıldığından, tekrar bu rapor içeriğinde değerlendirilmemiştir.

Davacı yanın Gebze İcra Müdürlüğü dosyasına yapmış olduğu ödemelerin, Gebze 6. İş Mahkemesi' nde verilen maddi tazminat ve ferilerine ilişkin olduğu ve sorumluluk sınırları içinde olduğu; davalı yanca yapılan ödemenin ise davacının yaptığı ödemelerden sonra olduğu; davalının sorumluluğunun manevi tazminat ve ferilerini de kapsadığı ; dolayısı ile tarafların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu maddi tazminat ve ferilerine ilişkin taraflarca yapılan mükerrer bir ödeme olmadığı tespit edilmiştir.

Davacının icra takibinde dava dilekçesinde talep etmiş olduğu miktarlar ile tarafımızca yapılan hesaplamalar aşağıda olup, kök rapordaki kanaatimiz ve hesaplamalarının değişmediği şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, dosyada alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı nezdinde ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın KTK zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile 21.02.2014-21.02.2015 arası dönemini kapsayacak şekilde sigortalındığı, sigortalı aracın 28.02.2014 tarihinde karıştığı kaza sebebi ile davacı sigortacı ve sigortalının da bulunduğu kişiler aleyhine Gebze 6. İş Mahkemesinde 2016/141 E. Sayılı davanın açıldığı, görülen davada davalı şirkete %25 oranında kusur izafe edildiği;

davacı sigorta şirketince zarar gören şahsa bu ilam sebebi ile tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin TTK ve halefiyet ilkesine göre davacı tarafından davalıdan tahsili için davalı aleyhine Gebze 4. İcra Dairesi 2019/41427 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı yanca itiraz edildiği görülmüş ve davalı tarafından eldeki davaya konu icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Şöyle ki; eldeki davada davacının haksız eylemden kaynaklı zarar nedeniyle Gebze 6. İş Mahkemesinin 2016/141 E. 2017/440 K. sayılı ilamında belirtilen miktarı zarar gören ...'e ödediği, davalı şirketin de aynı mahkeme kararında kusurlu bulunduğu ve verilen kararın hüküm kısmında takdir edilen tazminatın davalının da dahil olduğu davalılarca müştereken müteselsilen ödemesinin kararlaştırıldığı anlaşılmış, ne var ki buna rağmen davalı tarafından üzerine düşen tazminat miktarının ödenmediği görülmüştür.

Eldeki davada her ne kadar davalı tarafından bir miktar zarar tazminatının kendisi tarafından ödendiği iddia edilmişse de davalı tarafından yapılan ödemenin davacının tazminat ödemesinden sonra yapıldığı anlaşıldığından bu beyanın mahkemece dikkate alınmamış olmasının isabetli olduğu,

yine, davalı tarafından eldeki davanın zamanaaşımı süresinden sonra açıldığı iddiasının da mahkemece dikkate alınmadan davanın sonuçlandırılması da T.B.K 73 maddesi hükümleri gereğince yerinde görülmüş, zira madde hükmünde zamanaşımının tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle dolacağı belirtildiğinden, bu koşulların somut davada davacı yönünden gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bu haliyle usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı,

tüm bu nedenlerle de davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçeli karar başlığında; taraflar ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.263,90 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 566,00 TL'nin mahsubu ile bakiye1.697,90 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2620, K. 2024/297, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2620
Karar No
2024/297
Tarih
19 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2629 K.2024/664
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2633 K.2024/472
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2639 K.2024/298
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2642 K.2024/296
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2665 K.2024/360
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2666 K.2024/356

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.