KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/2633
- Karar no
- 2024/472
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2022
- Numarası
- 2022/144 Esas - 2022/148 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/02/2024
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davacı kamu kurumu olan belediyenin haczedilemez nitelikte olan hesaplarına belediyenin onayı ve izni alınmaksızın bloke ve haciz işlemi uygulandığını, davacının söz konusu olayda telafisi güç olağanüstü zararlara uğratıldığını beyanla, davalı tarafça İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas ve İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyalarına belediyenin talimat ve onayı olmadan 5779 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun gereği haczi kabil olmayan yabancı para ve TL hesaplarından cari hesaba virman/havale edilen ve şekilde haczedilebilir hale getirilerek icra dosyalarına gönderilen tüm bedellerin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TLsinin davalıdan tahsiline, 03/07/2020 tarihinden itibaren kamu bankalarınca mevduatlara uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesini, ayrıca Ümraniye, Ataşehir,
Göztepe metro projesinde hak ediş ödemelerinden kaynaklı olan 1.610.941,00 TL kur zararının, Çekmeköy, Sancaktepe, Sultanbeyli metro projesinde yapılan bir kısım hak ediş ödemelerinden kaynaklanan 7.772.353,00 TL ve Çekmeköy Sancaktepe Sultanbeyli metro projesi hesabında bulunması gereken ancak haciz sebebiyle bulunmayan Euro mevduatından kaynaklanan 212.714.119,00 TL kur zararının,
Kaynarca Pendik Tuzla metro projesinde hak ediş ödemesi yapılmamış olup hesapta bulunması gereken ancak haciz sebebiyle bulunmayan Euro mevduatından kaynaklanan 77.350,00 TL kur zararının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TLsinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın görev yönünden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaat edildiğinde dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar kesinleştiği tarihten itibaren bu süre içerisinde talep edilmediği takdirde mahkememize davanın açılmamış sayılacağın karar verileceğinin ihtarına," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde. Müvekkilinin banka olduğunu, ihtilafın müvekkilinin işi gereği yürüttüğü bankacılık faaliyetinden kaynaklandığını davanın mutlak ticari dava olduğunu ve mahkemenin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Yasanın 4/1-f. maddesine göre.
Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir. Eldeki dosyada. Davacı ile davalı arasında mevduat sözleşmesi bulunduğu, davacıya ait mevduata davalı bankanın haciz uygulamasının mevzuata aykırı olduğunun ileri sürdüğü gözetildiğinde ihtilaf TTK m 4/1-f kapsamında bankacılık mevzuatından kaynaklanan ticari davadır.
Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2633, K. 2024/472, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama