İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1235 K.2024/1651

Karar

Esas2023/1235Karar2024/1651Tarih20 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.988 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Kasım 2024
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1235 - 2024/1651
Dosya no
2023/1235
Karar no
2024/1651
Başkan
...(...
Üye
...(...
Üye
...(...
Katip
...(...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/03/2023
Numarası
2021/326 Esas - 2023/180
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.988 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI

TURKISH MEDİKAL VE DEZENFEKTAN ÜRÜN. ÜRETİMİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 07/07/2021

KARAR TARİHİ : 20/11/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 20/11/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraftan icra takibine konu 16.07.2020 tarihli fatura gereğince 6.372,00-Amerikan doları alacaklı olduğu, davalı ile yapılan görüşmelerde fatura bedelini talep etmişse de fatura bedelinin ödenmediği, davalıya icra takibi yaptıkları, davalı tarafın haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğinden davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/10336 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar (kötüniyet) tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Faturanın gerçeği yansıtmadığı, şirketlerinin, faturadaki ''maske makineleri araştırma iletişim sevk ve ithalatı hizmet bedeli'' şeklinde belirtilmiş olan hizmeti veya başka herhangi bir mal ve hizmeti davacıdan almadığı, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, taraflar arasında faturanın konusunu oluşturan temel bir borç ilişkisi olmadığı, davacı arasında söz konusu faturaya dayanak teşkil edecek herhangi bir sözleşme bulunmadığı,

davacının tek taraflı olarak fatura düzenlemesinin taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ispata yetmeyeceği, davacının faturayı usulüne uygun olarak tebliğ etmeyerek yasal hakları olan faturaya itiraz hakkını kullanmasının önüne geçtiği ve verilmemiş bir hizmete karşılık bedel talep ettiği,gerçekliğe aykırı olarak düzenlenen faturanın tebliğ edilmeden takibe koyulmasının, davacının haksız ve kötü niyetli olduğu gösterdiği,davanın reddi, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, 2-Davalının Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10336 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 6.372,00 USD üzerinden, takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek icra dosyasında belirlenen temerrüt faizi ile birlikte devamına, 3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. Madde uyarınca 6.372,00 USD üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4-Fazlaya yönelik talebin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir alacağının olmadığı ve bu nedenle davalı adına başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, icra takibini tek taraflı olarak düzenlediği faturaya dayandıran davacı ile davalının herhangi bir temel sözleşme ilişkisinin olmadığını, davacının da aralarında yapılmış bir sözleşme ilişkisinin veya alacağın varlığına dair bir delil sunamadığını, bilirkişi raporunda da delil niteliği olmayan davacı defterlerine dayanılamayacağı açık olduğundan, davacının düzenlediği gerçek dışı faturayı usul ve yasaya uygun bir biçimde davalıya tebliğ etmediği,

yasal olarak fatura içeriğine itiraz etme hakkını kullanmasına da engel olunduğunu, Mahkemenin kararında yabancı para alacağı üzerinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de hem tebliğ edilmeyen fatura nedeniyle yargılama gerektiren maddi olayda, icra inkar tazminatına hükmedildiği, hem de yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, 2021/326 Esas - 2023/180 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Davacının 16.07.2020 tarihli 6.372,00 USD bedelli faturaya dayanarak davalı hakkında alacak iddiasıyla takip başlattığı, davalının anılan takibe süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, duran takibin iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Diğer taraftan, İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.

Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur.

Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.

Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (HGK 2017/(19)11-1309 e. 2021/377 k. Sayılı ilamı)

Dava konusu faturalar ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir.

Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

TTK’nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı)

Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Somut olayda. Davacının 16.07.2020 tarihli 6.372,00 USD bedelli faturaya dayanarak davalı hakkında alacak iddiasında bulunduğu görülmektedir. 6100 sayılı yasanın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.

Davacının defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 03.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının incelenen defterlerinin hepsini açılış tasdiklerinin yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.

6102 sayılı yasanın 64/3.maddesi gereği incelenen defterler olan defteri kebir, envanter defteri ve yevmiye defterinden, sadece yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmasının gerektiği düzenlendiğinden ve davacının anılan defterinin kapanış tasdikinin olduğu anlaşıldığından, ayrıca davacının defterinin usulüne aykırı tutulduğuna dair bir tespitin de bulunmadığı anlaşılarak mahkemece davacının 2020 yılı ticari defterlerinin delil olarak kabul edilmesi isabetlidir.

Ancak; mahkemece davalı asile defterlerini sunması için 01.02.2022 tarihli duruşmada 6100 sayılı yasanın 220/3.maddesine uygun kesin süre verildiği, anılan kesin sürenin davalı asile tebliğine karar verildiği, ancak gerek dosya içerisinde, gerek ise de UYAP sisteminden yapılan incelemede anılan tebligatın davalı asile gönderilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafa usulüne uygun kesin süre verildiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece davalının 6100 sayılı yasanın 222/3.maddesi gereği defter ibrazından kaçındığı gerekçesiyle karar verilmesi anılan yasal düzenlemelere aykırı olup eksik inceleme ile karar verilmiştir.

Yine mahkemece davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı yabancı para cinsinden belirlenmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK. m. 67 uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatına, yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden karar verilmesi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6235 esas 2024/566 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/1308 esas 2022/6854 karar sayılı ilamı)gerektiğinden mahkemece bu husus dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile karar verilmesi de yerinde değildir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı tarafa tutulması zorunlu ticari defterlerini mahkemeye sunması veya yerini bildirmesi için 6100 sayılı yasanın 220/3.maddesine uygun kesin süre verilmesi, bu husustaki ihtarın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesi ve oluşacak sonuca göre yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bir karar verilmesi, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinde yabancı paranın icra takip tarihi itibariyle geçerli olan TL karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden karar verilmesinden ibarettir.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf talebinin kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, 2021/326 Esas - 2023/180 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.20/11/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1235, K. 2024/1651, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 07/07/2021
  6. Karar Tarihi : 20/11/2024
  7. Kr. Yazım Tarihi : 20/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  10. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  11. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  12. Deliller
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1235
Karar No
2024/1651
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1236 K.2024/1676
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1237 K.2024/1652
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1238 K.2024/1044
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1240 K.2024/1075
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1243 K.2024/1017
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1243 K.2024/1194

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.