KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1399 - 2024/1892
- Dosya no
- 2023/1399
- Karar no
- 2024/1892
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2021
- Numarası
- 2017/519 Esas - 2021/571 Karar
- Davacı
- GULF SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ( ESKİ ÜNVAN: AIG SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ) ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- GÜMÜŞLER YAPI MALZEMELERİ PAZARLAMA İNŞAAT LOJİSTİK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/07/2017
- Kr. yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
2.694 kelime·13 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili AIG Sigorta A.Ş.'nin (“AIG Sigorta”), Türkiye'de mukim bir sigorta şirketi olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta, dava dışı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic.
A.Ş. (“Johnson Controls”) tarafından 4 Mayıs 2015 tarihli ... no.lu fatura tahtında satın alınan 4 adet soğutucu ünitesinin, ... no.lu konteynerlerle Amerika’daki Houston Limanı’ndan Kocaeli Evyap Limanı'na deniz yoluyla taşındığını, eksiksiz ve hasarsız bir şekilde Evyap Limanı’na getirilen soğutucu ünitelerinin, limandan Ulusoy’un Ümraniye’deki antreposuna da sorunsuz bir biçimde ulaştığını, dava dışı Johnson Control'un, dava konusu emtiaların dört ayrı taşıma tahtında Ümraniye’deki depodan, Maslak’taki Ağaoğlu 1453 şantiye alanına taşınması için davalı Gümüşler Yapı Malzemeleri Pazarlama İnşaat Lojistik Nakliyat San. ve Tic.
Ltd.
Şti.'ni (“Gümüşler Nakliyat”) görevlendirdiğini, davalı taşıyıcının sorumluluğunda yapılan ilk taşıma kapsamında, ... seri no.lu soğutucu ünitenin, inşaat alanına gönderilmek üzere 27 Mayıs 2015 tarihinde ... plakalı araca yüklendiğini, bahsi geçen soğutucu ünitenin, Ümraniye’den Maslak’a yapılan bu taşıma sırasında, aracın Levent bölgesinde üst geçide çarpması neticesinde hasara uğradığını ve alıcısına hasarlı bir biçimde teslim edildiğini, nitekim bu kazanın akabinde, davalı taşıyıcının sonraki üç taşımanın rotasını değiştirdiğini, davalı Gümüşler Nakliyat'ın, taşıyıcı sıfatıyla meydana gelen bu hasardan sorumlu olduğunu,
hasara uğrayan emtiaya ilişkin yapılan ekspertiz incelemeleri neticesinde, hasarın 121.557,19 ABD Doları olduğunun tespit edildiğini, müvekkilleri AIG Sigortanın, dava konusu hasardan doğan tüm dava talep haklarını temlik aldığını ve mezkûr alacağın tahsili amacıyla, 27 Mayıs 2016 tarihinde, Gebze 2. İcra Dairesi’nin 2016/7608 E. sayılı dosyası tahtında Davalı Gümüşler Nakliyat aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 15 Temmuz 2016 tarihinde icra takibine itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu beyanla;
icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, İtirazın iptali ile birlikte alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve davanın sair tüm sonuçlarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça belirtilen, dava dışı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic.
A.Ş. tarafından 04/05/2015 tarihinde taşıma konusunda firmaları ile bir taşıma sözleşmesi yapılmadığını, davacı tarafından yapılan ilamsız takibe konu Gebze 2.İcra Müdürlüğünün 2016/7608 sayılı dosyasında alacağın temlik edilmiş olduğuna dair takibe konu temliknamesi de bulunmadığından ve İİK.'nın 67.maddesi gereğince takip ekinde tebliğ edilmemiş olduğundan, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan takibe itiraz edilmiş olduğunu, davacının bu takip nedeni ile de taraf sıfatı bulunmadığını ve davacının dava ehliyeti bulunmadığından bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacı ve davacının lehtarı olan dava dışı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic.
A.Ş. firması ile firmalarının belirtilen malların taşınması hakkında bir sözleşme bulunmadığını, ... plakalı aracın firmalarına ait olmadığını, davacının firmalarından alacağının bulunmadığını, davalı Gümüşler Nakliyat olarak firmalarının Ümraniye'den Maslak'a yapılan ilgili firma adına üst geçide çarpması sonucu bir kazanın olmasının da söz konusu olmadığını, bu konuda firmaları ile ilgili olarak hasara ilişkin kaza tutanağının da bulunmadığını, bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davaya itiraz etmeleri gerektiğini beyanla;
davacı tarafın dava ehliyetinden yoksun yoksun olması ayrıca bahsi geçen taşıma sözleşmesinin davalı şirkete ait olmadığından haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile taraflarına % 20 oranında icra tazminatı ödenmesinine karar verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, Davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu istinaf dilekçelerinin yükün alıcısına hasarlı bir şekilde teslim edildiğinin ispatıyla sınırlı olacağını, dava konusu emtianın hasarlı olarak teslim edildiği Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından ibraz edilen 8 Temmuz 2020 tarihli müzekkereye cevap dilekçesi ve birlikte sunulan sevk irsaliyesi uyarınca ispatlanmış olduğunu, davalı Gümüşler Nakliyat'ın taşıma esnasında meydana gelen işbu hasardan sorumlu olduğunu, Akdeniz İnşaat söz konusu müzekkereye cevap dilekçesinin ekine yükün hasarlı teslim alındığına dair imzalı ve okunaklı sevk irsaliyelerini (EK-4) eklediğini,
dava konusu soğutucu ünitenin alıcısına hasarlı şekilde teslim edildiğinin ispatlandığını, Mahkemenin kararında Akdeniz İnşaat tarafından müzekkereye cevap dilekçesine ve eklerine yer verilmediğini, söz konusu 171088 no.lu sevk irsaliyesinin Mahkemece incelenmediğini, Kök Bilirkişi Raporu ve Ekspertiz Raporu uyarınca, emtia hasarının, taşımayı gerçekleştiren aracın Levent Bölgesi'nde üst geçide çarpması neticesine meydana geldiği,
dolayısıyla davalı tarafın meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, kaldı ki davalının taraf yükün alıcısına sağlam teslim edildiğine dair, ihtirazi kayıtsız bir sevk irsaliyesi de ibraz edemediğini, davalı tarafın sağlam aldığı yükü alıcısına hasarlı teslim ettiğinden, meydana gelen zararı tazminle yükümlü olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın beyanda bulunduğu üzere bir kazanın olmadığı dava dosyasında gerek karayolları ve gerekse belediye kayıtları ile sabit olduğunu, davacı tarafın bu sevk irsaliyesinin usulüne göre düzenlenmediği aynı sevk irsaliyesinin altında '' eksiksiz , hasarsız ve hatasız 2 kap teslim edildi '' ibaresi mevcut iken elle imzanın üstüne sonradan hasarlı (fotoraf çekildi) ibaresinin yazılmış olduğu, çıplak gözle bile seçilmekte olduğundan, hiçbir kaza bildiriminin mevcut bulunmadığı halde, hasar meydana gelmiş gibi düzenlenen beyanların kabule olanak olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih, 2017/519 Esas - 2021/571 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde. Davacının 045776403 poliçe numaralı deniz açık yük poliçesi kapsamında dava dışı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic.
A.Ş. arasında davaya konu edilen soğutucu ünitenin de içinde bulunduğu 4 adet soğutucu ünite için sigorta sözleşmesi imzalandığı, anılan ürünlerin Houston Limanı’ndan Kocaeli Evyap Limanı’na geldiği, daha sonra Maslak’ta bulunan alıcıya davalı aracılığıyla sevk edildiğini, sevk edilen ünitelerden bir tanesinin taşıma sırasında hasarlandığı, alıcıya hasarlı olarak teslim edildiğinin iddia edildiği, anılan hasarlı ünite için davacı tarafından dava dışı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic.
A.Ş.’ye yapılan ödemenin davalıdan tahsili için takip başlatıldığı, başlatılan takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
1-6100 sayılı yasanın 77/1.maddesine göre; Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.
Eldeki olayda; davalı vekilinin dosyaya Gebze 1. Noterliğine ait 06.11.2017 tarih ve 11380 yevmiye sayılı vekaletnamesini sunduğu, anılan vekaletnamenin davalı yetkilisi olan ... adına düzenlendiği ve ...'ın kendi adına verdiği vekaletname olduğu, davalı şirket adına verilmiş bir vekaletnamenin bulunmadığı, ancak mahkemece bu eksiklik giderilmeden yargılama yapıldığı ve yargılamanın bu şekilde bitirildiği görülmüştür.
Mahkemece 6100 sayılı yasanın 77. maddesi düzenlemesi göz önüne alınarak, davalı şirket yetkilisinin davalı vekili olarak duruşmalara katılan vekilin yaptığı işlemlere açıkça onay vermesi veya davalı şirket adına düzenlenmiş bir vekaletname sunması için süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken anılan yasal düzenlemeye riayet edilmemesi nedeniyle anılan mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir" hükmü karşısında davacının dava dışı sigortalının dava haklarına halefiyet yoluyla sahip olduğu açıktır.
Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (6102 sayılı yasanın 875/1-2.maddeleri) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. (6102 sayılı yasanın 876.maddesi)
Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (6102 sayılı yasanın 888/1. ve 3.maddesi)
Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. (6102 sayılı yasanın 880/1. ve 2.maddesi)
TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Yine davalının anılan hareketinin pervasızca bir davranış da olduğu nazara alındığında TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11.HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).
Somut olayda;
a-Dosyadaki delillerden, dava dışı sigortalı ile dava dışı alıcı arasındaki satış sözleşmesinin yabancı para birimi ile yapıldığı yine sigorta poliçesinin de yabancı para ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı, halefi olduğu sigortalı ile davalı taşıyıcı arasındaki sözleşmenin yabancı para birimi ile yapıldığına bir kayıt sunmadığı görülmüştür.
Taşıma yurt içinde yapıldığından uyuşmazlıkta TTK'nın Taşıma İşleri Kitabında düzenlenen hükümlerin uygulanması ve zararın 6102 sayılı TTK'nın 880. Maddesi hükmüne göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda davacının halefiyete dayalı tazminat isteminde zararını ancak Türk Lirası olarak isteyebileceği açıktır.
Poliçenin yabancı para üzerinden düzenlenmesi ve sigortacının sigortalısına yabancı para ile ödeme yapması da sonuca etki etmeyecektir. Yargıtay 11. HD. 21/03/2011 tarih, 2009/10616 E., 2011/2996 E. Sayılı kararında "Sigorta poliçesinin yabancı para üzerinden düzenlenmesi ve davacı şirketin sigortalısına yabancı para ile ödeme yapmış olması yukarıda yapılan açıklama itibariyle mahkemece tazminatın yabancı para üzerinden hükmedilmesi sonucunu doğurmaz.
Taşıyıcının yükü kabul ettiği yerdeki kıymete göre zarar TL cinsinden hesaplanmalıdır." şeklindeki gerekçe ile bu duruma işaret etmiştir. (benzer yönde dairemizin 2023/336 esas 2024/750 karar sayılı ilamı)
Bu açıklamalara göre, dava dışı sigortalı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic. A.Ş. İle davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin yabancı para cinsinden kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı araştırılarak, sözleşmenin yabancı para cinsinden olmaması halinde davacının zararını ancak Türk Lirası olarak isteyebilecekken icra takibinin USD olarak başlatılması nedeni ile geçerli bir icra takibinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususa da uyulmaması da hatalıdır.
b-Yukarıdaki paragrafta yapılan araştırma gereği, dava dışı sigortalı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic. A.Ş. İle davalı arasındaki taşıma sözleşmesinin yabancı para cinsinden kararlaştırıldığının anlaşılması halinde ise;
Davalı taraf, dava dışı satıcı Johnson Controls Klima ve Soğutma Servis Sanayi ve Tic. A.Ş. ile aralarında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davalının anılan taşıma işini yapmadığını beyan etmiştir. Dosyaya dava dışı alıcı Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hiz.
A.Ş.’nin mahkemeye verdiği, 07.08.2020 tarihli cevapta anılan taşımaya ilişkin sevk irsaliyeleri sunulduğu, davaya konu hasarlı üniteye ait taşımanın ... plakalı araçla yapıldığı, 171088 numaralı sevk irsaliyesinde ünitenin hasarlı olduğuna dair not düşüldüğü, yine hasara ait fotoların çekildiğinin yazılı olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ekindeki davalı imza ve kaşesini içeren, ...’ün mail hesabına ilişkin yazışmalarda taşımanın davalı tarafından yapılacağının yazıldığı, hasarlı taşımanın yapıldığı ... plakalı aracın, dosyaya gelen kayıtlara taşımanın yapıldığı göre ...’e ait olduğu,
yine davalının dava dışı satıcıya hitaben düzenlediği01.06.2015 tarihli fatura içeriğinde taşımaya ait bedelin faturalandırıldığı, dolayısıyla davalının taşıma işini yaptığı, dava dışı ...’ün de fiili taşıyan olduğu, davalının anılan fiili taşıyıcının eylemlerinden 6102 sayılı yasanın 888/1. ve 3.maddeleri gereği sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hasarın taşıma esnasında meydana geldiğine dair delil olmadığı kanaatine varılmış ise de. Dosyaya dava dışı alıcı Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hiz.
A.Ş.’nin mahkemeye verdiği, 07.08.2020 tarihli cevapta anılan taşımaya ilişkin sevk irsaliyeleri sunulduğu, anılan evrakların ve dosyadaki diğer evrakların okunaklı olduğu, davaya konu hasarlı üniteye ait taşımanın ... plakalı araçla yapıldığı, 171088 numaralı sevk irsaliyesinde ünitenin hasarlı olduğuna dair not düşüldüğü, yine hasara ait fotoğrafların çekildiğinin yazılı olduğu, dosyaya sunulan üniteye ait fotoğraflarda ve 27.05.2015 tarihli teknik servis raporunda anılan ünitenin hasarlı olduğunun anlaşıldığı, davalının taşımadan önce ürünün hasarlı olduğuna dair bir delil sunmadığı,
ancak yukarıda belirtildiği üzere ... numaralı sevk irsaliyesinde ürünün hasarlı olarak teslim edildiğinin ve araç plakasının ... olduğunun anlaşıldığı, araç plakasının dava dilekçesinde yanlış bildirilmesinin maddi hata kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Ancak davacı kazanın köprüye çarpma şeklinde olduğunu beyan etmiş ise de, bu yönde bir delilin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla davalının anılan taşımasının pervasız taşıma olduğunu dosya kapsamıyla ispat edilemediği, bu durumda davalının 6102 sayılı yasanın 882.maddesine göre sınırlı sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında 6102 sayılı yasanın 882.maddesine uygun bir değerlendirme ve hesaplama yapılmadığı, hatta dosyaya sunulan 28.05.2021 tarihli raporda ünitenin ağırlığı dosyadaki belgelerden tespit edilmediğinden hesaplama yapılamadığının bildirildiği görülmüştür. Ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan 22.05.2015 tarihli gümrük beyannamesinde satışa konu 4 adet ünitenin toplam ağırlığının 69.062,00 kg olduğunun yazıldığı, yine davacı tarafından sunulan “Packing List” başlıklı belgede ürünlerin net ağırlığının 17.100,34 kg olduğu, paketlerinin ağırlığının 136,08 kg olduğunun açıkça yazıldığı, bu nedenlerle bilirkişilerce yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu ve dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yukarıda detaylandırıldığı üzere; taşımanın yapıldığı ... plakalı araçla yapılan taşıma sonunda ünitenin hasarlandığı, hasarın köprüye çarpma şeklinde ve pervasızca olduğuna dair delil olmadığından davalının sorumluluğunun 6102 sayılı yasanın 882.maddesindeki sınırlı sorumluluk hallerinden olduğu,
ünitenin net ağırlığının 17.100,34 kg olduğu nazara alınarak 6102 sayılı yasanın 882.maddesine uygun bir değerlendirme ve hesaplama yapılması ile yükleme ve boşaltma hususunda gönderenin yükümlülüklerine ilişkin 6102 sayılı yasanın 863 ve 864.maddelerindeki hükümlerin de değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosyanın bir sigortacı, bir karayolları taşımasında uzman bilirkişi ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan farklı bir heyete tevdi edilerek yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bir hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hükümde yazıldığı şekilde karar verilmesi hatalı olup,
anılan kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacının istinaf talebinin kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih, 2017/519 Esas - 2021/571 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.19/12/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1399, K. 2024/1892, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama