KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2023/1409
- Karar no
- 2024/1859
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2023
- Numarası
- 2022/227 Esas - 2023/263 Karar
- Davacı
- ... (T.C.No:...) - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 21/10/2021
- Kr. yazım tarihi
- 09/01/2025
Karar Metni
1.325 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davaya konu aracı "..." isimli siteden gördüğünü akabinde satıcıyla iletişime geçtiğini, ilan aracın masrafının olmadığı ve 6 lastiğinin de yeni durumda olduğu, davacının ilan açıklamalarına ve satıcıya güvendiğini, söz konusu aracı 07/09/2021 tarihinde satın aldığını, dava konusu aracın 09/09/2021 tarihinde şehirlerarası yolda seyrederken sol arka kısım iç lastiğinin yarılmasıyla yolda kaldığını,
aracın kullanım amacının ticari olduğu ve araç sahibi olan davacının mükellefiyet faaliyet alanının şehirlerarası yük taşımacılığı olduğu da göz önüne alındığında bu olayın kendisine maddi kayıp yaşattığını, olayın hemen ardından lastikçiye çekilen aracın lastiklerinin bitik olduğu ve kullanılamayacak halde olduğu görüldüğünü, bunun üzerine satıcıyla iletişime geçtiğini, davacının olumsuz yanıt aldığını, bitik halde olan lastiklerle baş başa kaldığını,
davacının aracın üzerindeki lastiklerin adedi için ortalama 3.750,00-TL fiyat aldığını belirterek dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının gizli ayıplı mal nedeniyle uğradığı 22.500,00-TL'lik zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satışı gerçekleştirilen aracın ayıplı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, araçta ve aracın lastiklerinde herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, satışı gerçekleştirilen aracın ağır vasıta olduğunu, şehirler arası yolculuklarda kullanıldığını, yolculuklar sırasında aracın lastiklerinden birinin patlamış olması son derece normal bir durum olduğunu, davalı şirketin galerici olmadığını belirterek dava tüketici mahkemelerinin görevi kapsamında olmadığından görevsizlik kararı verilip, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, davalı şirketin iddia edilen hususlarda herhangi bir sorumluluğu olmadığının kabulüyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davacının açmış olduğu davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aracın satıcısıyla olan yakın ilişkileri ve ilan bilgilerine güvenerek aracı satın aldığını, aracın ilanında lastiklerin yeni olduğu yazmasına rağmen lastiklerin söylendiği gibi olmadığı ve ayıplı olduğu araç satın alındıktan sonra ortaya çıktığını, TBK m. 223 düzenlemesinde gizli ayıbın derhâl bildirilmesi gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte bildirim süresinin başlangıcı konusunda kanunda boşluk bulunduğunu, ticari satışlarda daha hakkaniyetli sonuçların doğmasına imkân verilmesi için bu hususun irdelenmesi gerektiğini,
bu durumda alıcı ayıbın ortaya çıkmasından sonra zamanında bunu saptamış ise, bildirim süresinin bu öğrenme anından başlayacağının kabul edileceğini, somut olayda davacı aracı satın aldıktan sonra uzun yol esnasında lastiklerin patlamasıyla yolda kaldığını, lastiklerdeki ayıbı ancak bu şekilde görebilecekken satın aldığı tarihte görmüş olmasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla ayıp için ihbarın başlangıç tarihinin lastiklerin patlayarak zarara yol açtığı tarih olduğunu, lastikler patlayıp araç yolda kaldıktan sonra anında satıcıyla iletişime geçildiğini,
hem sözlü hem de sms yoluyla satıcıyla iletişime geçilerek durumdan haberdar edildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi aracın lastiklerinin eski olduğu varsayımı kabul edilse dahi; bu durumun alıcının gözle yapacağı basit bir muayene fark edilebileceği ortadadır. davacının "bitik durumda" olan lastiklerin altısının birden dorsenin alt kısmında, çamurluk muhafazasının iç kısmında bulunduğu için gözle görülmesinin mümkün olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına asla uymayan, kabul edilmesi imkansız bir iddia olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2023 tarih, 2022/227 Esas - 2023/263 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğundan bahisle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacının, davalından Kartepe 1. Noterliği'nin 07/09/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı satış sözleşmesi ile davaya konu çekici cinsi ... plakalı ticari aracı satın aldığı, yola çıktığında bir lastiğinin yarılması ile yolda kaldığı, olayın hemen ardından lastikçiye çekilen aracın lastiklerinin bitik olduğu ve kullanılamayacak halde olduğunun görülmesi üzerine satıcı olan davalıya 28/09/2021 tarihinde çekilen ihtar ile ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle 6 lastik bedeli olan 22.500,00 TL zarar talep edildiği, akabinde aynı zarar nedeniyle işbu davanın 21/10/2021 tarihinde açıldığı,
Mahkemece araç üzerinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile lastiklerin açık ayıplı olduğunun tespit edilmesi üzerine 2 günlük ihtar süresi kaçırıldığı için davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Kamu düzeninden yapılan incelemede; Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
İlk derece mahkemesince, davacının tacir sıfatına haiz olup olmadığı değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş ise de, tacir araştırması yapılmadan dosya üzerinden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılması gereken iş; davacı hakkında tacir araştırması yapılmalı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Ticaret Odasından ve Vergi dairesinden davacının kayıtları getirtilmeli, gerçek kişi tacir kaydı olup olmadığı belirlenmeli, gerçek kişi tacir kaydı yoksa vergi dairesine bildirilen yıllık gelirinin esnaf sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, bu aşamadan sonra ve oluşacak duruma göre davanın ticari bir dava olup olmadığı belirlenmeli ile sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nın 25/1.maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” Ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir. Satıcı tarafından, alıcının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez (YHGK’nın 2014/13-1125 E, 2016/587 K sayılı ilamı).
Somut olayda; davalının cevap dilekçesinde alıcının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmediği görülmekle buna göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kamu düzeni yönünden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Kamu düzeni yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2023 tarih, 2022/227 Esas ve 2023/263 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.18/12/2024
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1409, K. 2024/1859, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama