İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/67 K.2024/458

Karar

Esas2023/67Karar2024/458Tarih13 Mart 2024Okuma10 dk · 1.932 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Mart 2024
Dosya no
2023/67
Karar no
2024/458
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/10/2022
Numarası
2020/505 Esas - 2022/463
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.932 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Karar

DAVACI

SARILAR İNŞAAT VE ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVALI

İZMİT SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 30/11/2020

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirket ile davalı arasında 2019/276289 ihale kayıtlı numaralı şoförlü-yakıtlı ve iş makinesi kiralama hizmeti alım sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşme uyarınca şartnameler kapsamında belirlenen araçları şoförlü olarak davalı idareye kiraladığını, davalı idarenin de sözleşme uyarınca müvekkiline hizmet bedeli ödediğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca işçi maaşlarını SGK primlerini ödediğini, asgari ücrette meydana gelen artış doğrultusunda müvekkili şirketin işçi maaşlarına zam yaptığı ve ödemelerini ona göre gerçekleştirdiğini, bu ödemeler neticesinde müvekkili şirketin fiyat farkı alacağının doğduğunu,

4857 sayılı İş Kanunu'na göre davalı idarenin asıl işveren müvekkili şirketin ise alt işveren olması sebebiyle asgari ücretten doğacak zam-fiyat farklarından tarafların birlikte mesul olmaları gerektiğini, bu hususla alakalı olarak davalı idareye işçilik ile ilgili fiyat farkının hakedişlere yansıtılmasına ilişkin 2 kez talepte bulunulduğunu, davalı idare tarafından bu taleplere olumsuz yanıt verildiğini,

4857 sayılı İş Kanunu 2/8 fıkrasına göre asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverin ile birlikte sorumlu olduğunu, asgari ücret kanundan doğan bir düzenleme olduğundan davalı idarenin asgari ücretten doğan fark alacağının müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, sözleşme uyarınca işçilerin maaş katsayıları hesaplanacak ücretin altında çalıştırılmasının mümkün olmadığını, işçilere yapılacak zamların doğrudan işçilerin hesaplarına yatırılacağını,

müvekkili şirketin bundan bir kazancının olmadığını, hakediş raporunun şartlı imzalandığını, hizmet sözleşmesinin mahiyeti itibariyle ticari bir iş olması nedeniyle önce arabuluculuğa başvurulduğu ancak bir sonuca varılamadığı ve uzlaşamama tutanağı düzenlendiğini belirterek fiyat farkı alacağının fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin işleyecek avans faizi davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ihale ile ilgili olarak idarenin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin yerinde olduğunu, Kamu İhale Genel Tebliğinin 81.1 maddesinde, fiyat farkının, ihale tarihi itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret ile işin gerçekleştirildiği tarihte geçerli olan brüt asgari ücret dikkate alınarak hesaplanacağını, bu çerçevede personel çalıştırılmasına davalı hizmet alımı ihalelerinin idari şartname ve sözleşme şartlarında, fiyat farkının hesaplanacağının belirtilmesinin zorunlu olduğu hükmünün yer aldığını,

davacı firma ile müvekkili kurum arasında 26/08/2019 tarihinde imzalanan hizmet alımına ait sözleşmenin içeriğinde, fiyat farkı, ödenmesi ve hesaplanması şartlarının düzenlendiği 14. Maddesinde yüklenicinin gerek sözleşme süresi ve gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen fasına kadar vergi, resmi harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi veya yeni yükümlülüklerin ihdası gibi nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağını, sözleşme kapsamında yapılacak işler için fiyat farkı hesaplanmayacağı,

ancak mücbir sebepler ve idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar dikkate alınarak fiyat farkı hesaplanacağını, sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağını,

4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen hizmet alımlarında uygulanacak fiyat farkına ilişkin 31/08/2013 tarih ve 2013/5215 sayılı kararın 7 maddesinde bu esaslara tabi hizmet alımı ihalelerinde fiyat farkı uygulanabilmesi için söz konusu işlerin ihalelerine ilişkin idari şartname ve sözleşmelerde bu esaslara göre fiyat farkı hesaplanacağının belirtilmiş olması gerektiğini, sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin usul ve esaslarda sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağını, bu sözleşme hükümleri karşısında fiyat farkı ödenmesinin söz konusu olamayacağını,

sözleşme hükümleri karşısında fiyat farkı ödenmesinin söz konusu olamayacağını, sözleşmede eski asgari ücretle yeni asgari ücret arasındaki fark ödenir hükmünün olmadığını, şartname ve tacir sayılan taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki bu şartname hükmünü geçersiz kılacak bir husus bulunmadığından davacının talebinin yerinde olmadığını,

bu itibarla açıklanan hizmet alımına ait sözleşmenin ilgili maddelerinde ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilen hizmet alımlarında uygulanacak fiyat farkına ilişkin esasların düzenlendiğini 7-(1) de belirtildiği üzere firma ile kurum arasında yapılan sözleşmede taahhüt edilen fiyatlarda herhangi bir fiyat farkı uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜ ile; 787.164,16 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihinden 786.164,16 TL'sine ıslah tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet alımına ait sözleşme ve ihale dokümanlarında davacı Sarılar İnşaat ve Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin taahhüt ettiği şekilde herhangi bir fiyat farkı uygulanması olmadan hak ediş ödemelerinin yapılmış olduğunu, davacı firmanın talep etiği ek fiyat farkı ödenmesinin mevzuata aykırı olduğunu, iş programının yüklenici tarafından işin süresi ve varsa iş kısımlarına ait bitirme tarihleri ile yıllık ödeme miktarları esas alınarak sözleşme sonrası hazırlandığını, hak ediş ödemelerini etkileyen önemli bir unsur olan fiyat farkının,

imalatın iş programına uygunluğuna göre hesaplandığını ve söz konusu hesaplamaya göre yüklenici lehine ve aleyhine durumların ortaya çıkabildiğini, Mahkemenin aksi görüşte olduğu taktirde, bedelin 07/04/2021 tarihli raporda 310.372,20-TL olarak bağımsız denetçi tarafından hesaplandığını, bu raporda da 2020 yılında ki asgari ücretin esas alındığını, oysa ikinci raporda yine 2020 yılına ait fahiş değer çıktığını, bu sebeple bilirkişi tarafından hesaplanan bedelin fahiş bedel olduğunu, çelişkinin giderilmesi için ek rapor alındığı fakat açıklayıcı bir rapor gelmediğini, ayrıca bizzat dava dilekçesinde,

hak edişe şerh düşüyorum şeklinde ifadenin söz konusu olduğunu, bu raporun 31.01.2020 tarihli olduğunu, bu durumda söz konusu hakkedişlerin 2019 yılına ait olduğunu, bu taktirde 2019 yılına ait asgari ücret bedellerinin dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle de fahiş olan hesaplanan bedele itiraz ettiklerini, bu bedelden hüküm kurulursa sebepsiz zenginleşme sonucu, kamu zararının oluşacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde ve dosyaya sundukları diğer tüm beyanlarda ayrıntılı biçimde izah ettikleri üzere ilk derece mahkemesince karara bağlanan alacağın fiyat farkı alacağı değil 4857 sayılı İş Kanunu'na göre davalı İdarenin asıl işveren, davacı şirketin ise alt işveren olması sebebiyle asgari ücretten doğacak zam farkına ilişkin olduğunu, sözleşme kapsamında çalışanların yaptıkları işe göre farklı oranlarda brüt asgari ücretin yüzdesi kadar fazla çalışan maaşlarına yansıtıldığını, öte yandan davalının,

kurulan karar neticesinde davacı şirketin sebepsiz zenginleşeceği yönündeki istinaf gerekçesinin hukuki mesnetten tümüyle uzak olduğunu, davacı şirketin sözleşme uyarınca işçi maaşlarını ve SGK primlerini ödediğini, asgari ücrette meydana geliş artış doğrultusunda davacı şirketin işçi maaşlarına zam yaptığını ve ödemelerini ona göre gerçekleştirdiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre davalı İdarenin asıl işveren, davacı şirketin ise alt işveren olması sebebiyle asgari ücretten doğacak zam-fiyat farklarından tarafların birlikte mesul olmaları gerektiğinin açık olduğunu davacının sebepsiz zenginleşmesinden asla bahsedilemeyeceğini

belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih, 2020/505 Esas - 2022/463 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava asgari ücret fiyat farkından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Taraflar arasında 01.09.2019-31.08.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde 2019/276289 ihale kayıtlı numaralı şoförlü - yakıtlı ve iş makinesi kiralama hizmeti alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin eki mahiyetinde olan teknik şartnamenin “Sürücülü Hizmet Araçlarına Ödenecek Şoför Ücreti Listesi”ne göre sürücülere ödenecek ücretin araç cinsine göre brüt asgari ücretin %45-%88 aralığında belirlendiği, sözleşmenin14. maddesinde fiyat farkı ödenmeyeceğinin düzenlendiği, davacının davalı kurumdan asgari ücretteki değişiklik nedeniyle fiyat farkı talep ettiği, talebin kabul edilmemesi üzerine eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.

Davacının; davalının açtığı ihale sonucu yapılan sözleşme ile 01.09.2019-31.08.2021 tarihleri arasında şoförlü - yakıtlı ve iş makinesi kiralama hizmeti alım sözleşmesi kapsamında hizmet verdiği uyuşmazlık konusu değildir.

Taraflar arasında yapılan 2019 yılına ait Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin 14.1-2 maddesinde “Fiyat farkı verilmeyecektir” hükmü vardır. Anayasamızın 48 maddesi ve BK. 19 maddesi gereğince akit serbestisi vardır. Yasada belirlenen sınırlamalar içinde kalmak koşulu ile taraflar istedikleri konularda, istediği koşullarda sözleşme yapabilirler. Bu sözleşme koşulları tarafları bağlar. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen sözleşme hükmü de tarafları bağlayıcıdır.

Kural olarak davacı sözleşmenin bu hükmü karşısında asgari ücret artışı adı altında talepte bulunamaz. Ne var ki 31.12.2002 tarihli resmi gazetede yayınlanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat fark talebinde uygulanacak esaslara dair Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 8. maddesi “.

İhale konusu Hizmetin gerçekleştirilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa Tabi Personelleri Sayısı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla Asgari Ücret tespit komisyonlarınca ihale tarihinde tarım dışında ve 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş olan asgari ücretin artması halinde, eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken Sosyal Sigorta primleri ile sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ve bu farklara ait işsizlik ödeneği bu esasların 7. maddesi uygulanmaksızın yükleniciye ödenir” hükmünü getirmiştir.

Kararnamenin bu hükmü karşısında davacı asgari ücret artışından kaynaklanan farkı talep edilebileceğinden (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/43882 esas 2015/37434 karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2009/11503 esas 2009/12288 karar sayılı ilamı) ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2759 esas 2022/3117 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu,

işçiye asgari ücretten az ücret ödenmesi halinde devlet kamu gücünü kullanarak ücretin asgari ücret seviyesine çıkartılmasını sağlamasının gerektiği, tarafı kim olursa olsun sözleşmelerde asgari ücret fiyat farkı ödenmesinin önüne geçen hükümler konulması veya birtakım gerekçelerle bunun önüne geçmeye çalışılması asgari ücretin kamu düzeni niteliğiyle bağdaşmadığı yönündeki görüşü de nazara alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.

Ayrıca dosyaya alınan 07.04.2021 tarihli raporun taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınmadan hesaplandığı, dosyaya daha sonradan alınan 17.03.2022 tarihli asıl, 13.07.2022 tarihli raporlardaki hesaplamaların sözleşme hükümlerine ve 4734 sayılı yasaya uygun bir şekilde yapıldığı, asgari ücret artışının 2020 yılında olduğu dikkate alındığı anlaşıldığından hükme esas alınması da isabetlidir.

Gerekçeli karar başlığında; davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 53.771,19-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 13.442,80-TL'nin mahsubu ile bakiye 40.328,39-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

8-İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/67, K. 2024/458, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacı
  4. Vekili
  5. Davalı
  6. Vekili
  7. Dava Tarihi : 30/11/2020
  8. Karar Tarihi : 13/03/2024
  9. Kr. Yazım Tarihi : 13/03/2024
  10. Gereği Düşünüldü
  11. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  12. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  13. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  14. Deliller
  15. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  16. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/67
Karar No
2024/458
Tarih
13 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/67 K.2024/236
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/68 K.2024/468
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/68 K.2024/266
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/69 K.2024/267
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/69 K.2024/528
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/69 K.2024/26

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.