İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/705 K.2024/1231

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/705Karar2024/1231Tarih26 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2023/705
Karar no
2024/1231
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/09/2022
Numarası
2019/958 Esas - 2022/707 Karar
Davacı
T.C. ... BAŞKANLIĞI - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
...'NE İZAFETEN GEBZE İCRA VE İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN 2018/30 İFLAS İDARESİ - ...
Vekili
Av. ... - ...
Dava
Kayıt Kabul
Dava tarihi
01/10/2019
Kr. yazım tarihi
30/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.12.2018 tarihli 2017/274 Esas sayılı kararı ile davalı müflis CVS Makina İnşaat San ve Tic.

A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, daha sonra Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2018/30 Esas sayılı iflas dosyası ile müflisten alacaklı olanların alacaklarını yazılı olarak bildirmeleri gerektiğinin ilan edildiğini; bunun üzerine taraflarınca müvekkili kurumun borçlu müflisten olan alacaklarını gösterir e-imzalı kurum evrakları, ödeme emirleri, mahkeme kararları ve icra dosyaları için dosya kapak hesapları eklenerek alacaklarının iflas masasına kaydının dilekçe ile talep edildiğini,

iflas idaresinin 23.07.2019 tarihli yazısında;“..Osmaniye İş Mahkemesi'nin 2014/156 Esas sayılı dosyadan verilen mahkeme kararı ve takip evrakları sunulmadığı gibi sunulan karar ile dilekçe içeriğindeki talep ve bilgilerin birbiri ile uyuşmadığı görülmekle alacak kayıt talebinin reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde karar verildiğini, iflas idaresi tarafından gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın alacağın reddine karar verildiğini, davalı şirketin müvekkili kuruma 12.652.633,46-TL borcunun bulunduğunu, davalı CVS Makina İnşaat San.ve Tic.

A.Ş. aleyhine müvekkili kurum tarafından Osmaniye İş Mahkemesi'nin 2014/156 Esas sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasında 18.01.2019 tarihi itibariyle 238.062,03-TL (146.348,12.-TL asıl alacak + 91.713,91.-TL yasal faiz) kurum alacaklarının bulunduğunu, yine Osmaniye İş Mahkemesi'nin 2016/75 Esas ve 2018/372 Karar sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasının kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine taraflarınca Osmaniye 2.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4777 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına ilişkin 35.713,45.-TL kurum alacağının masaya yazılmasının talep edildiğini bu sebeple;

müvekkili kurumun 12.926.408,94.-TL tutarındaki alacaklarının kabulü ile imtiyazlı olarak iflas masasına kaydını; sıra cetvelinin buna göre yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının alacak kayıt başvurusunda bulunduğu dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın İİK 206 vd maddelerinde belirtildiği gibi usulüne uygun alacak kaydı başvurusunda bulunmadığını, davacı tarafın başvuru harcını ve gider avansını yatırmadığı gibi alacağa ilişkin evrak asıllarını da başvuru esnasında ibraz etmediğini,

iflas masasına alacak kayıt başvurusu yapılırken İİK 219 maddesi gereğince alacaklılar ve istihkak iddiasında bulunanlar alacaklarını ve istihkaklarını ilândan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defter hulâsaları, vs.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri gerektiğini, davacı tarafça alacağın dayanağı belge asılları (çek, senet, gerekçeli karar, kesinleşme şerhi, ticari defter kayıtları, protokol vs ) veya tasdikli örneklerini ve hesaplamaya yarar belgeleri alacak kayıt başvuru dilekçesi ekinde sunulmadığından alacak kayıt talebinin reddedildiğini bu sebeple;

davanın öncelikle dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından ve derdest dava bulunması halinde usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, toplam 12.905.146,05.-TL alacağın Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2018/30 İflas sayılı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurumun müflisten toplamda 12.926.408,94-TL alacaklı bulunduğunu, alacağa ilişkin belgelerin dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiğini, davanın kısmen reddinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda kurum alacaklarına işletilen faiz tutarlarının eksik hesaplandığını, dava tarihi itibarı ile taleplerinin haklı olup davacı kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih, 2019/958 Esas - 2022/707 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; kurum alacağının iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda; davacı müflis şirkette kurum alacaklarının masaya kaydına yönelik talebinin reddedildiğini belirterek alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davalı iflas idaresi, talebe konu alacağın yargılamayı gerektirmesi ve belge asıllarının sunulmaması nedeniyle reddedildiğini, davanın (15) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, alacak kaydı başvurusunun reddinin haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, kurum alacağının belirlenmesine yönelik toplanan deliller sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği kararın davacı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.

1-Kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesinde;

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih, 2017/2018 E. 2018/1132 K. sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği, davalının kayıt kabul başvurusunun 27/06/2019 tarihinde reddedildiği ve davacıya 09/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının, dava açmadan önce arabuluculuğa müracaat ettiği, arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlanmaması üzerine eldeki davayı açtığı, bu arada alacak kayıt talebinin reddi kararının davacıya tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süresinin geçtiği görülmektedir.

Ancak, Dairemizin 27/01/2020 tarih, 2019/1694 E., 2020/84 K., 2020/40 E., 2020/91 K., 05/02/2020 tarih, 2020/215 E., 2020/156 K., 19/02/2020 tarih, 2020/343 E., 2020/247 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, kayıt kabul davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı ancak aynı davalı hakkında açılan kayıt kabul davalarında ilk derece mahkemesince arabuluculuğa müracaat edilmesi dava şartı olarak kabul edilerek davaların arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile usulden reddine karar verildiği,

ilk derece mahkemesince bu şekilde geliştirilen uygulama nedeni ile eldeki davada olduğu gibi bir çok alacaklının bu kez (15) günlük hak düşürücü süre içerisinde arabuluculuğa müraacat edilerek davaların arabuluculuk son tutanağının imzalanmasından sonra açıldığı, anılan dosyalar ile dairemize istinaf incelemesine gelen diğer dosyalardan bilinmektedir.

Gelişen bu uygulama nedeni ile, öncelikle arabuluculuğa müracaat eden ve bu arada İİK'nın 235. maddesinde belirlenen (15) günlük hak düşürücü süreyi geçiren davacıların davalarını hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi halinde davacıların mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına neden olunacaktır.

Bu davalı hakkında açılan kayıt kabul davaları ile sınırlı olarak, kayıt kabul talebinin reddinin tebliği ile başlayan (15) günlük sürenin arabuluculuğa müracaat edilmesi ile durduğu ve arabuluculuk son tutanağının imzalanmasından itibaren duran sürenin tekrar başladığı kabul edilerek (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16), arabuluculuğa müracaat öncesi ve son tutanağın imzalanması ile dava açılması arasında geçen sürenin (15) günlük hak düşürücü süreyi geçmemesi halinde davanın süresinde açıldığı kabul edilerek davanın esasının incelenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Eldeki uyuşmazlıkta, davacının red kararının kendisine tebliğinden sonra 15 günlük süre içerisinde 07/08/2019 tarihinde arabuluculuğa müracaat ettiği, arabuluculuk son tutanağının 30/09/2019 tarihinde imzalandığı, davanın 01/10/2019 tarihinde açıldığı, yukarıdaki açıklamalara göre davanın süresinde açıldığının kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.

2-Davacı istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede;

A-Davacının, kurum alacaklarına işletilen faiz tutarlarının eksik hesaplandığına dair istinaf talebinin değerlendirilmesinde;

Osmaniye İş Mahkemesi'nin 2016/75 Esas ve 2018/372 Karar sayılı kararına istinaden Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü 2015/1723 Esas sayılı dosyasının yenilenerek 2019/4777 Esas sayısını aldığı, iflas tarihi olan 27/12/2018 tarihi itibariyle borç kapak hesabı yapılarak dosya borcunun 33.973,78 TL olduğu bildirilmiştir.

Osmaniye İş Mahkemesi'nin 2014/156 Esas ve 2019/757 Karar sayılı kararı ile hükme bağlanan 136.547,94 TL ilk peşin sermeye değerinin 01/01/2015-27/12/2018 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 49.022,58 TL, 12.426,11 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 05/09/2012-27/12/2018 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 7.059,39 TL, 8.598,12 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 05/09/2012-27/12/2018 tarihine kadar işleyen yasal faizinin 4.884,67 TL olduğu, 23/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de aynı miktarların belirlenmiş olduğu görülmüştür.

İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir.

Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.

Bu durumda Mahkemece ayrıntılı ve gerekçeli 23/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması ile davanın kısmen kabulüne ve iflas tarihine kadar oluşan alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

B-06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen TTK'nın 5/A maddesinde;

"B(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde;

"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.

TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz.

Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (Leistungsklage) olacaktır. Şu var ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz.

Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır.

Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına istemde bulunmamaktadır (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [...). Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir.

Başka bir söyleyişle, menfi tespit davalarında bir alacağın tahsili talep edilmediği gibi bu davanın sonucunda verilecek hüküm de bir alacağın tahsili sonucunu doğuran eda hükmü niteliğinde değildir.

Tüm bu açıklamalara göre; eldeki dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olmasa da davacı tarafından ara buluculuğa başvurulduğu, başvuru sonrası çıkan ara buluculuk bedelinin davacı tarafından ödenmesinde, yargılama giderinin kabul ve reddedilen miktara göre oranlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacının unvanında "T.C." ibaresnin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle ve özellikle hükmü istinaf eden tarafın sıfatı ve istinaf nedenleri dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/705, K. 2024/1231, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/705
Karar No
2024/1231
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/705 K.2024/535
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/707 K.2024/698
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/707 K.2024/502
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/707 K.2024/590
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/707 K.2024/670
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/707 K.2024/1111

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.