İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/143 K.2025/1036

:...... VEKİLİ :......

Esas2024/143Karar2025/1036Tarih28 Mayıs 2025Okuma13 dk · 2.577 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mayıs 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/143 - 2025/1036
Dosya no
2024/143
Karar no
2025/1036
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/11/2023
Numarası
2023/186 Esas - 601 Karar
Davacı
......
Vekili
......
Davalı
......
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.577 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

:...... VEKİLİ :......

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 11/04/2023

KARAR TARİHİ : 28/05/2025

KR. YAZIM TARİHİ : 28/05/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin cari hesapta davalı şirketten alacağı olması nedeniyle davalı aleyhine Kocaeli İcra Dairesi'nin 2022/122783 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete hizmet vermiş olduğunu, cari hesapta davalı şirketten alacağının bulunduğunu, davalı şirket işbu borcu ödememiş olduğunu, zorunlu dava şartı ticari arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmiş ancak anlaşmaya varılamadığını, icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, borçlunun haksız itirazı sonucunda alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Her ne kadar müvekkili şirket ile davacı arasında hizmet sözleşmesi mevcut ise de, sözleşmeye konu hizmet, davacı ya da onun takdirinde olarak grup şirketi çalışanları işçiler istihdam edilerek müvekkili şirket yemekhanesinde verildiğinden,

yerleşik Yargıtay kararları uyarınca işçilik alacakları yönünden müvekkili şirket ile davacının sözleşme gereğince istihdam ettiği işçileri sigortalı olarak gösterdiği dava dışı DLD Yönetim ve Temizlik Danışma Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi arasında İş Kanunu m.2 gereğince Asıl İşveren-Alt İşveren ilişkisi olduğu kabulünden hareketle müvekkili şirkette, bu şirketin çalışanlarının özlük haklarından, çalışanların müvekkili şirkette çalıştığı süreye tekabül eden zaman dilimi için müteselsilen sorumlu olduğunu,

bu sebeple hizmet sözleşmesinin tarafı olan müvekkili şirket ile davacı aralarındaki yaptıkları ve iç ilişkiyi temsil eden 01/09/2018 tarihli süreli catering hizmet sözleşmesinin 4. maddesi e bendi gereği istihdam edilen tüm işçilerin SGK primi, ücret ödeme vb. tüm işçilik alacak ve haklarından Kocaeli Catering ve Sos. Hiz. San. Tic. Ltd.

Şti.nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, fakat müvekkili şirket İş Kanunu m.2 gereğince ileride davacı tarafından, aralarında yapacakları hizmet sözleşmesinin ifası için istihdam edeceği işçilerin, özlük haklarının davacı tarafından ödenmemesi halinde, işçiler tarafından İş Kanunu m.2 gereğince asıl işveren sıfatı ile kendisine yöneltilebilecek ve sonucunda kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk kapsamında ödemek zorunda kalabileceği her türlü talebe karşı, kendisini güvenceye almak saikiyle,

davacı ile olan iç ilişkiyi temsil eden sözleşmenin PERSONEL başlıklı 4. Maddesinin (g) bendini tanzim ettirmiş ve tüzel kişi olan davacıda bu maddeyi aynen kabul ettiğini, davacının bir kısım işçilerin maaşlarını ödememesi, işten çıkardığı bir kısım işçilerin özlük haklarını ödememesi,

işçilerin sözleşmeyi müvekkili temsilen akdeden dava dışı Trakya Sanayi A.Ş.'yi asıl işveren olarak muhatap alıp, mevzuat kapsamında zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurması ve akabinde halen derdest olan işçilik alacakları için açılmış davalarda asıl işveren olarak davalı olarak göstermeleri sebebiyle müvekkil şirket ve yine bu sözleşme gereğince davacıdan hizmet alan diğer grup şirketleri, davacının kendileri uhdesinde bulunan alacakları üzerinde sözleşmeden kaynaklanan hapis haklarını kullanmış olduklarını, Tüm bunlara ek olarak davacı vermediği bazı hizmetler için sair nam altında haksız ve dayanaksız faturalar da tanzim etmiş olduğunu,

bu faturalara süresi içinde de itiraz edildiğini, tüm bu sebeplerle, davacının haksız ve hukuka aykırı tüm taleplerinin reddi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; ".. 1-Davanın KABULÜ İLE; a-Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2022/122783 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 21.966,54-TL asıl alacak üzerinden devamına, b-Asıl alacağa takip tarihi olan 09.12.2022 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, c-Alacağın %20'si oranında hesap edilen 4.393,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın süreli Catering sözleşmesindeki 4.f maddesi gereği üstlendiği iş yerinde çalıştırdığı işçilere ait ücret, kıdem vb. yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup anılan sözleşmenin 4.g maddesi gereği hapis haklarının nazara alınmadığını, davacı ile dava dışı DLD Ltd. arasındaki organik bağın taraflarınca tespit edilmesine karşın mahkemenin söz konusu şirketler arasında organik bağın mevcut olmadığından bahisle son derece hatalı bir karar verdiğini,

hem HMK kapsamındaki temel ilkelerden olan usul ekonomisi hilafına mahkeme tarafından yargılama yapılmış hem de davalı şirketlerin işçi alacağından dolayı sorumlu olduğu miktarların bilirkişi raporunda net biçimde belirlenmediğini, bilirkişi raporunda işçi alacaklarındaki sorumluluk ve payların hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olduğu bu yönüyle hükme elverişsiz bir rapor olduğunu, icranın geri bırakılması taleplerinin mevcut olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih, 2023/186 Esas - 601 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava açık hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Davacının taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine dayanarak alacak talebiyle eldeki davayı açtığı, davalının taraflar arasındaki “Süreli Catering Hizmeti Sözleşmesi”nin 4/g maddesi gereği çalıştırdığı personelin işçilik alacaklarında sorumluluğun davacıya ait olduğu, anılan sorumluluk yerine getirilmediği takdirde davalının hapis hakkı olduğundan bahisle, davalı hakkında açılan işçilik alacağı davalarını göstererek hapis hakkını kullandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı taraf istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü açısından takas savunması üzerinde de durulması gerekmektedir.

Türk Hukukunda takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. Böylece takas ifa masraf ve külfetine katlanmadan, her iki tarafı da borcunu ifa ve alacağını tahsil etmiş durumuna getirir.

Diğer taraftan Türk Hukuk Lûgatında takas için “İki kişi karşılıklı olarak bir miktar ya da özdeş (aynı cinsten) diğer edimleri birbirlerine borçlu iseler her iki taraf muaccel (istenebilir) olan borçlarından ya da alacaklarından vazgeçerek sözleşmeyi sona erdirebilirler” (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1052) denilerek Kanun maddesi ile aynı doğrultuda tanımlama yapılmıştır.

6098 sayılı Kanun'un 139. maddesinde takasın koşulları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;

“İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.

Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.

Zaman aşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zaman aşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.”

Maddeden de anlaşılacağı üzere takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu) olması gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Ayrıca takas için yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins veya özdeş edimlerin takası mümkündür.

Takas için aranan üçüncü koşul ise kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması gerekir. Dördüncü koşul ise tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir. Özdeşliğin, 6098 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan“Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir.” cümlesinden hareketle borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirdiği anda mevcut olması gerekir.

Karşılıklı alacaklardaki özdeşlik, cins ve nitelik bakımından aranır. Yoksa miktar bakımından bir özdeşlik söz konusu değildir. Çünkü, 6098 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği gibi, takasla her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Aynen ifa borcu, sonradan tazminat borcuna dönüşmüşse, diğer tarafın borcu da para borcu ise, özdeşlik gerçekleşmiş olduğundan takas yapılabilir.

Özdeşlik koşulu, alacakların kaynağının da aynı olmasını gerektirmez. Bu bakımdan sözleşmeden doğan bir alacağın, karşı tarafın haksız fiilden doğan tazminat alacağı ile takası mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-454 esas 2023/1221 karar sayılı ilamı,)

Somut olayda; davacı taraf taraflar arasında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğunu beyan etmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarihli 2017/19-919 E. 2019/886 K. sayılı ilamına göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.

Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.

Eldeki olayda taraflar arasında 6102 sayılı yasanın 89.maddesi anlamında cari hesaba ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığından taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu, açık hesap ilişkisinin dayanağının ise taraflar arasındaki “Süreli Catering Hizmeti Sözleşmesi”nin oluşturduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık anılan bedele ilişkin sözleşmenin 4/g maddesi kapsamında davalının hapis hakkı olup olmadığı yönündedir. Her ne kadar davalı vekili, süresi içinde ve usulüne uygun verdiği cevap dilekçesi ile işçilik alacaklarından dolayı hapis hakkının bulunduğunu ileri sürmüş ise de; HMK 33. madde gereğince hukuki nitelendirme hakime ait olup, davalının yüklenici şirket işçilerinin işçilik alacaklarının tahsili için açtıkları davalarda ödenmek zorunda kalınan veya kalınacak bedellerden yüklenicinin sorumlu olduğuna dair savunması takas niteliğinde ödemezlik def'ii olduğundan (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/5490 esas 2022/5953 karar sayılı ilamı) eldeki olayda takasın şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6098 sayılı yasanın 139.maddesinden de anlaşılacağı üzere takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu) olması gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Ayrıca takas için yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins veya özdeş edimlerin takası mümkündür. Takas için aranan üçüncü koşul ise kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması gerekir. Dördüncü koşul ise tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir.

Eldeki olayda; davalının takas definde bulunduğu işçilik alacaklarına ait dava dosyalarında davacı taraf olmadığı gibi, yine anılan davalardaki alacak taleplerinin davacıya karşı ileri sürülen bir dava olmadığı, dolayısıyla tarafların birbirine borçlu olması şartının bu aşamada gerçekleşmediği; ayrıca davalı tarafından dava tarihi itibariyle ödenmiş bir işçilik alacağının bulunmaması nedeniyle takas definin ileri sürüldüğü zaman itibariyle muaccel bir borçtan da bahsedilemeyeceği, dolayısıyla takasın şartlarının eldeki olayda oluşmadığı anlaşıldığından işçiler tarafından açılan davaların sonuçlanmalarının beklenmesine gerek bulunmamaktadır.

Yine sözleşmenin 2/f maddesi gereği sözleşmeye taraf olan her firmanın ödemesinden kendi sorumlu olacağı ve sözleşemeye göre her firmanın kendi borcundan sorumlu olacağının açıkça yazılması karşısında davalının dosyanın diğer firmaların açtığı davalar ile birleştirilmesi yönündeki talebi de yerinde değildir.

Dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre; davacının defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdikleri bulunsa da banka kayıtlarını ticari defterlere işlemediğinden alacak miktarının talep edilenden fazla olarak davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin bulunduğu, buna göre davalının davacıya 21.966,54-TL borçlu olduğu bildirilmiş, anılan bedele ait ödeme iddiasının ve ödemeye ait belgenin de bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere davalının takas definin şartlarının dava tarihi itibariyle mevcut olayda oluşmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, gerekçede yazılı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, anılan kararın kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.

Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenlerle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;

1-)Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih, 2023/186 Esas - 601 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,

a-Davanın KABULÜ İLE;

-Davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2022/122783 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 21.966,54-TL asıl alacak üzerinden devamına,

-Asıl alacağa takip tarihi olan 09.12.2022 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,

-Alacağın %20'si oranında hesap edilen 4.393,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.500,53-TL harçtan peşin harç olarak alınan 265,31-TL nin mahsubu ile 1.235,22-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

c-Davacı tarafından işbu dava uğruna yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 265,31-TL peşin harç olarak yatırılan toplam 445,21-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

ç-Kocaeli Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

d-Davacı tarafından işbu dava uğruna sarf edilen posta masrafı 159,25-TL, bilirkişi ücretleri 3.500,00-TL olmak üzere toplam 3.659,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

f-HMK'nın 333/1 maddesi ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 207. maddesi gereğince, karar kesinleştiğinde gider avansından kullanılmayan kısmın yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirmiş ise, hesabına aktarılmasına; aksi halde, masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adrese ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,

2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.500,53-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 375,14-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.125,39-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

ç-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/05/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/143, K. 2025/1036, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 11/04/2023
  5. Karar Tarihi : 28/05/2025
  6. Kr. Yazım Tarihi : 28/05/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/143
Karar No
2025/1036
Tarih
28 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/145 K.2025/1028
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/146 K.2025/123
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/147 K.2025/436
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/148 K.2025/589
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/150 K.2025/351
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/151 K.2025/360

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.