İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/262 K.2025/1140

:...... VEKİLİ :......

Esas2024/262Karar2025/1140Tarih19 Haziran 2025Okuma12 dk · 2.395 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Haziran 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/262 - 2025/1140
Dosya no
2024/262
Karar no
2025/1140
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/10/2023
Numarası
2022/600 Esas - 2023/929 Karar
Davacı
......
Vekili
......
Davalı
......
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.395 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

:...... VEKİLİ :......

DAVA

İtirazın İptali (Kur Farkından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :01/08/2022

KARAR TARİHİ :19/06/2025

KR. YAZIM TARİHİ :25/06/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı firma arasında varılan ticari mutabakat neticesinde muhtelif tarihlerde demir-çelik satın alımı gerçekleştiğini, davalı tarafından satılan emtiaların teslimi karşılığında satış bedelinin bir kısmının nakit olarak,

bir kısmının ise çek ile ödendiğini, davacıya teslim edilen emtiaların bedelinin davacı tarafından davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından muhtelif tarihlerde kur farkı gelirleri açıklaması ile birden fazla fatura keşide edildiğini, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kur farkı faturalarının keşide edilmesi üzerine davacı firmanın kendisine keşide edilen kur farkı faturalarının iptaline ilişkin fatura keşide ettiğini ve davalıya elektronik yoldan tebliğ ettiğini, davalının,

davacının iade faturasına rağmen son olarak 03.06.2022 tarihinde "Kur Farkı Giderleri'' açıklaması ile son bir fatura keşide ettiğini ve bu faturanın davacı tarafından iade edildiğini, taraflar arasındaki cari hesap dökümleri, satın alımı gerçekleşip teslim edilen emtialar ve bu emtia alışverişi karşılığında yapılan ödemeler incelendiğinde işbu davaya konu icra takibi tarihi itibariyle davacı firmanın davalıdan 164.627,00-TL alacağı bulunduğunu,

davalı tarafın bu hususu açıkça bilmesine rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde keşide etmiş olduğu kur farkı gelirleri açıklamalı faturaları davacının hesabına borç kalemi olarak işleyerek davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını iddia ettiğini, davacının, davalının bahse konu kötü niyetli davranışları üzerine davalı aleyhine Gebze İcra Dairesinin 2022/16876 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, mezkur icra takibine 164.627,00-TL tutarındaki alacağın reeskont avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ettiğini, mezkur icra takibine davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz ettiğini,

davalı ile davacı arasında davalıya kur farkı talep etme yetkisi veren herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davanın kabulü ile davalı tarafından Gebze 1. İcra Dairesinin 2022/16876 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın davalı şirket nezdinde hak ve alacağı bulunmadığını, davacı ile davalı firma arasında 03.09.2021 tarihli, talep no:3 olan Galvaniz Malzeme Teklif Formu, 03.09.2021 tarihli, talep no:4 olan Galvaniz Malzeme Teklif Formu, 03.09.2021 tarihli, talep no:5 olan Siyah Profil Malzeme Teklif Formu ve 08.10.2021 tarihli, talep no:2 olan Galvaniz malzeme alımı ile ilgili 4 adet sözleşme imzalandığını, malzeme teklif formları ve ek evrak sözleşmeler incelendiğinde de görüleceği üzere, davacı şirketin farklı malzemeler ile ilgili taleplerde bulunduğunu,

bu taleplerine ilişkin teklif formları oluşturularak sözleşme yapıldığını ve yine davacı tarafın kaşe imzalı olarak onay verdiğini, sözleşme hükümlerine göre; talep edilen tüm malzemelerin USD birim fiyat üzerinden fiyatlandırıldığının açık ve net bir şekilde yazdığını, yine sözleşmenin geçerlilik kısmında.

"Aylık vade fiyat farkı USD caride %3 uygulanır" ve "TL Çeklerde vade günü +/- Kur Farkı oluşur." açıklamaları bulunduğunu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde, hiçbir şekilde kur farkı alacağı olmamasına rağmen davalıyı borçlandırmak maksadıyla kur farkı gelirleri açıklamasıyla fatura keşide edildiğini iddia etmekteyse de kur farkı faturasının alacak oluşturmak için ya da borçlandırmak için yapılan bir işlem olmadığını, dövizli işlemlerde fatura kesildiği zaman kesim tarihi ve faturanın tahsil edildiği tarih arasında belirli bir süre geçtiği için kur farkı oluştuğunu,

oluşan kur farkının tutarı için de fatura hazırlandığını ve bu faturaya kur farkı faturası dendiğini, faturanın yasal defterlere TL olarak kaydedildiğini, dövizli işlemin döviz karşılığının da kayıtlarda yer aldığını ve para cinsi bakımından oluşan farkların giderilmesi için bu faturanın oluşturulduğunu, kalan TL bakiyesinin kapatılması için kur farkı faturası kesilmesinin zorunlu olduğunu, mal/hizmet bedeli karşılığında kesilen faturaya tahsilat alındığında ve bu ödeme ile daha önce kesilen faturanın tamamının ya da kısmi olarak kapatıldığında, yani tahsilat alındığında oluşan kur farkı faturasının kesilmesi gerektiğini,

Vergi Kanunlarına göre dövizli borç ve alacakların, dönem sonlarında Merkez Bankasının yayınladığı dönem sonu kurları ile değerlendiğini, yani dövizli borç ve alacakların bu kurlar ile çarpılarak yasal defterlerde TL karşılıklarının gösterildiğini, faturanın kayıt esnasındaki TL karşılığı ile dönem sonu kuru ile değerleme sonrası TL karşılığı arasındaki farkların;

olumlu olur ise kur farkı gelir hesaplarına, olumsuz olur ise de kur farkı gider hesaplarına alındığını, kur farkı faturası kesilmesi için ödemeden kaynaklı TL farkı olması gerektiğini, bu nedenlerle davalı şirketin davacı yanı borçlandırmak maksadıyla kur farkı faturası kestiği iddialarını kabul edebilmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi kur farkı faturaları için ödeme yapılmayacağını, çünkü kur farkı faturası ile hesabın TL bakiyesinin kapatıldığını, kur farkı faturasının bir düzeltme işlemi olduğunu, kur farkı faturasını düzenleyen tarafın faturada yer alan KDV’yi ilgili ayda vergi dairesine ödediğini,

karşı tarafın ise bu KDV’yi kendi beyannamesinde indirim konusu yapacağını, kur farkı faturasının çek ile ödemesinin gerçekleştiğini, fiilen kasa ya da banka ödemesinin gerçekleştiği tarihte oluşan TL farklar için düzenlenmesi gerektiğini, çekin düzenlendiği tarih yada karşı tarafa verildiği tarihin, ödeme işlemi için yeterli olmadığını, çünkü çekin vade tarihindeki kuru kimsenin bilemeyeceğini, dolayısıyla çekin verildiği tarih ile çekin vade tarihinde tahsil olduğu zamanki kurların döviz cinsinden hesaplandığını ve dövizli borç/alacakların ortaya çıktığını, davacının iddia ettiği gibi bir borçlarının bulunmadığını,

aksine davalı şirketin 2.368,04-USD alacağı olduğunu, bahse konu bu alacağın sözleşmeler uyarınca kesilmesi zorunlu olan ve kesilmiş olan kur farkı faturaları sebebi ile değil, ileri vadeli verilen çeklerin vade tarihindeki kurların yükselmesi ve bu değerleme sonucu ortaya çıkan dövizli borç miktarı olduğunu, davalının alacağına istinaden İstanbul 16. İcra Dairesinin 2022/11903 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, izah edildiği üzere, davalı şirketin davacıya borçlu değil, bilakis davacıdan alacaklı konumunda olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine,

davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçeli kararında faturalara ek sözleşme eklendiğini ve bu sözleşmelerin de taraflar arasında kur farkına ilişkin anlaşma olduğunu gösterdiği yönünde kanaat bildirdiğini, mahkemenin bu husustaki değerlendirmelerinin eksik ve hatalı olduğunu, zira ortada davacı şirketçe imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, dava konusu satım ilişkisi çerçevesinde davacı tarafından çek vasıtasıyla ödeme yapıldığını, Yargıtay yerleşik içtihatlarında sabit olduğu üzere çek bir ödeme aracı olup çek üzerinde yazılı bedel haricinde kur farkı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını,

yerel mahkemenin bu husustaki davacı itirazlarına ilişkin hiçbir şekilde değerlendirme gerçekleştirmediğini, karara dayanak edilen bilirkişi raporunun denetime elverişli durumda olmadığını, bir diğer hususun ise bilirkişi raporunda hakimin kendi hukuk bilgisiyle çözümlemesi gereken hususlarda görüş bildirildiğini, bu husustaki itirazlara rağmen yargılamaya devam olunduğunu ve en nihayetinde yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı nitelikteki bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verildiğini, bu bağlamda da yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek;

istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın yerinde olduğunu, davacı yanın davalı şirket nezdinde hak ve alacağı bulunmadığını, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde ortada davalı şirketçe imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını ileri sürdüğünü, davacı taraf ne dava dilekçesinde ne de cevaba cevap dilekçesinde davalı şirket ile davacı yan arasında yapılan sözleşmeyi kabul etmediklerini, teklif formundaki imzaların davacıya ait olmadığı yönünde hiçbir iddia ve açıklamada bulunmadığını, ta ki dosyaya bilirkişi raporu geldiği,

dosyanın karar aşamasına yaklaştığı 17/02/2023 tarihli duruşma da davacı vekili tarafından '' kur farkına ilişkin sözleşmeyi kabul etmediklerini, bu teklif formundaki imzanın müvekkillerine ait olmadığını'' beyan ederek salt inkarda bulunduğunu, hiç bir delil de sunamadığını, davacı şirkete gönderilen malzeme teklif formunun 2. sayfasında;

"madde 14- teklifin sözleşmeye dönüşümü iş bu teklif taraflarca onaylandığı taktirde sözleşme hükmündedir." açıklaması bulunduğunu, söz konusu malzeme teklif formu kaşe-imzalı onaylandığından sözleşme niteliğinde olduğunu, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde dava konusu satım ilişkisi çerçevesinde çek vasıtasıyla ödeme yapıldığını, kur farkı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürdüğünü, çekin verildiği tarih ile çekin vade tarihinde tahsil olduğu zaman ki kurlar döviz cinsinden hesaplandığını ve dövizli borç/alacakların ortaya çıktığını,

bahsi geçen kur farkı faturasının davacı taraf ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme hükümlerince düzenlendiğini, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi oluşan kur farkı kaynaklı olarak halihazırda alacaklı durumda olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/10/2023 tarih, 2022/600 Esas - 2023/929 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı firma ile davalı firma arasında varılan ticari mutabakat neticesinde muhtelif tarihlerde demir-çelik satın alımı gerçekleştiğini, satın alımı gerçekleşip teslim edilen emtialar ve bu emtia alışverişi karşılığında yapılan ödemeler incelendiğinde işbu davaya konu icra takibi tarihi itibariyle davacı firmanın davalıdan 164.627,00-TL alacağı bulunduğunu, davalı tarafın bu hususu açıkça bilmesine rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde keşide etmiş olduğu kur farkı gelirleri açıklamalı faturaları davacının hesabına borç kalemi olarak işleyerek davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını iddia ettiğini,

davacının davalı aleyhine Gebze İcra Dairesi 2022/16876 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, mezkur icra takibine 164.627,00-TL tutarındaki alacağın reeskont avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ettiğini, davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı cevap dilekçesi ile;

davacı yanın davalı şirket nezdinde hak ve alacağı bulunmadığını, davacı ile davalı firma arasında malzeme alımı ile ilgili 4 adet sözleşme imzalandığını, Malzeme Teklif Formları ve Ek Evrak Sözleşmeler incelendiğinde de görüleceği üzere, davacı şirketin farklı malzemeler ile ilgili taleplerde bulunduğunu, bu taleplerine ilişkin teklif formları oluşturularak sözleşme yapıldığını ve yine davacı tarafın kaşe imzalı olarak onay verdiğini, sözleşme hükümlerine göre; talep edilen tüm malzemelerin USD birim fiyat üzerinden fiyatlandırıldığının açık ve net bir şekilde yazdığını, yine sözleşmenin geçerlilik kısmında.

"Aylık vade fiyat farkı USD caride %3 uygulanır" ve "TL Çeklerde vade günü +/- Kur Farkı oluşur." açıklamaları bulunduğunu, aksine davacı şirketin 2.368,04-USD alacağı olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık; davalının kur farkı isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması yahut faturaya konu malların döviz karşılığı satılması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz ( Yargıtay 19. HD. 13/03/2019 tarih, 2018/1227 2019/1611 K.).

Diğer yandan yabancı para borcu çek ile ödendiğinde kural olarak kur farkı talep edilemez (" Davacı tarafından düzenlenen faturaların Amerikan Doları cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken..." Yargıtay 19. HD. 13/03/2019 tarih, 2018/1227 2019/1611 K.).

Eldeki uyuşmazlık bu açıklamalar uyarınca incelendiğinde; taraflar arasındaki teklif formunun yabancı para ile yapıldığı, davacının da, kur farkı talebini davalı tarafından davacıya verilen teklif formu ek evrak - sözleşme ekindeki Madde 2- ödemeler "USD cari: Amerikan Doları(USD) veya EURO olarak yapılan satış teklifi /sözleşmeleri için verilen Türk Lirası(TL) çekleri vade tarihinde değerlemeye tabi tutulacaktır. Kur değişikliğinden dolayı meydana gelecek olan USD farkları(+/-) fark gözetilerek TCMB döviz satış kuru ile faturalandırılıp cari hesabınıza (borç/alacak)

kaydı yapılacaktır." şeklindeki anlaşmaya dayandırdığı, bu durumda sözleşme tarafları bağlayacağından kur farkı ödenmesi gerekeceği, her ne kadar yukarıda belirtilen Yargıtay kararında da belirtildiği üzere ödemelerin çek ile yapılması halinde kur farkı talep edilemeyecek ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinin "USD CARİ: Amerikan Doları(USD) veya EURO olarak yapılan satış teklifi /sözleşmeleri için verilen Türk Lirası(TL) çekleri vade tarihinde değerlemeye tabi tutulacaktır.

Kur değişikliğinden dolayı meydana gelecek olan USD farkları(+/-) fark gözetilerek TCMB döviz satış kuru ile faturalandırılıp cari hesabınıza (borç/alacak) kaydı yapılacaktır." bendi uyarınca TL üzerinden düzenlenmiş çek ile yapılan ödemenin sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmıştır.

Mahkemece tarafların defterlerinin incelendiği 23/01/2023 tarihli kök bilirkişi raporu ve 26/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile davacı şirketin (2021 ve 2022 yıllarında davalı şirket tarafından kesilen) defter

kayıtlarına aldığı kur farkı faturalarının toplamı 199.639,47-TL olarak 30.05.2022

tarihinde kur farkı iade faturası düzenlediği ve 450 yevmiye kaydı ile defter kayıtlarına

aldığını,

davalı şirketin 03.06.2022 tarihli 199.639,47-TL kur farkı iade faturasını defter

kayıtlarına almadığı,

davalı şirket tarafından hesaplanan kur farkı faturaların doğru olduğu, davacı ve davalı hesapları arasındaki farkın 2021 ve 2022 yıllarında davalı tarafça

düzenlenen kur farkı faturalarının toplamı kadar iade kur farkı faturası kesmekten kaynaklandığı, davalı şirketin düzenlediği kur farkı faturaları kabul

edilirse davacı şirketin 2.368,08-USD karşılığı 35.012,54-TL davalı şirkete

borçlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/262, K. 2025/1140, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi :01/08/2022
  5. Karar Tarihi :19/06/2025
  6. Kr. Yazım Tarihi :25/06/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/262
Karar No
2025/1140
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/263 K.2025/1196
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/263 K.2025/563
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/263 K.2025/435
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/263 K.2025/526
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/264 K.2025/446
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/264 K.2025/453

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.