KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2024/342
- Karar no
- 2025/1232
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/10/2023
- Numarası
- 2022/598 Esas - 2023/972 Karar
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.416 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
2- UZUNARK MÜHENDİSLİK YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Gaziler Mah. Issıkgöl Cad. No:32 Gebze/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 03/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ...'nun davacı Uzunark Mühendislik firmasının ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili ...'un, davalıdan dükkan olarak kullanmak üzere 3 adet taşınmaz satın aldığını, taşınmaz bedellerinin bir kısmını nakit olarak ödediğini, kalan 110.000,00-TL bakiye için 3 adet bono düzenlediğini, bono bedellerinin tamamının ise.
02.12.2021 tarihinde 25.000,00-TL, 04.03.2022 tarihinde 17.000,00-TL, 19.03.2022 tarihinde 15.000,00-TL, 01.04.2022 tarihinde 13.000,00-TL, 22.04.2022 tarihinde 20.000,00-TL, 15.05.2022 tarihinde 20.000,00-TL şeklinde olmak üzere "senet ödemesi" açıklaması ile davalıya takip tarihi öncesinde ödendiğini, senet bedellerinin tamamının 15.05.2022 tarihinde yapılan son ödemeyle ödenmişse de anılı senetlerin davacılara teslim edilmediği gibi tamamen kötü niyetle 40.000,00-TL bedelli senedin 09.06.2022 tarihinde Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini,
davalı hakkında 40.000,00-TL bedelli senet yönünden bedelsiz senedi kullanmak suçundan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/17040 soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı, haricen yapılan görüşmelerde diğer senetleri de iade etmeyeceği ve icra takibine konu edeceğini belirttiğini, bunun üzerine davalıya 35.000,00-TL bedelli 2 adet senedi iade etmesi hususunda Gebze 7. Noterliği'nin 16.05.2022 tarihli 3919 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi keşide edilmişse de davalı tarafından senetlerin iade edilmediğini, takibe konu senet bedellerinin tamamının ödendiğini,
dava konusu senetlerin bedelsiz olduğu ve davacının anılı senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, davalı, kambiyo takibinin kendisine sağladığı faydalardan yararlanarak davacıları haciz tehdidi altında bıraktığı ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalı, hakkında yapılan suç duyurusu ve keşide edilen ihtarnameye rağmen senetleri müvekkillerine iade etmemekte ve icra takibine geçeceğini belirttiğini, hali hazırda dava konusu senetlerden 40.000,00-TL bedelli olan senedin Gebze İcra Müdürlüğü 2022/15383 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, bu nedenlerle,
davacıların dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve telafisinin imkansız zararlara uğramasının önlenmesi amacıyla açılan ve açılacak olan icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı ...'nun senetleri ödediğini açıklarken, bono keşidecisi şirketinin protesto edilmediğinden lehtar ... hakkında kambiyo hukuku gereğince davalı ciranta hamilin takip hakkı bulunmadığını ileri sürmesinin çelişkili davranış olduğunu, TMK.
2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına dayalı olarak güvenin korunması ilkesiyle bağdaşmadığını, davacı ... hakkındaki takibin bu nedenlerle haklı olduğunu, dava dilekçesinde yazılı bonoların ödeme tarihleri ve senet bedelleri ile banka hesabına senet ödemesinin yazılı olarak gönderilen miktarlar ve tarihlerin tutarsız olduğunu, TBK borçların ifasını ödemeye ilişkin 99-105.maddelerine aykırı olarak borcun ödendiğini ileri sürmek olanağının olmadığını, takip konusu bono bedelini davacıların davalıya ödemediği için takibin haklı olarak yapıldığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...
1-Davanın KABULÜNE,
-Davacının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyasında dayanak 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/01/2022 tediye tarihli, 40.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla borçlu olmadığının TESPİTİNE, dava konusu senet bedeli ödenmiş olduğundan bedelinin istirdatına, senet bedeli olarak toplam ödenen 53.803,00-.TL'nin 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyası yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine,
-Davacının 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/11/2021 tediye tarihli, 35.000,00-TL bedelli senet ile 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/12/2021 tediye tarihli, 35.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk kurumuna başvurmadan davayı ikame ettiğini bu nedenle usulden reddinin gerektiğini, ödemelerin takibe konu senede binaen ödenip ödenmediği araştırılmadan soyut davacı iddialarıyla hüküm kurulduğunu, davacıların iddialarını herhangi bir somut delille ispat edemediğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazın mahkemece dikkate alınmadığını, davacının yoksulluk nafakası ve velayet taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili katılım yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için önce arabulucuya başvuru zorunluluğunun olmadığını, davacının temel istinaf dayanağının, müvekkil tarafından "senet bedeli" açıklaması ile yapılan ödemelerin dava konusu senetlere ilişkin olup olmadığının araştırılmaksızın hüküm verilmesinden ibaret olduğunu, istirdatı talep edilen bedelin avans faizi ile istirdatına karar verilmesi gerektiğini, davalının,
bedelsiz olduğunu bildiği halde istirdatı talep edilen bonoyu icra takibine konu etmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu mahkemece kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde davacılar lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece istirdatına karar verilen 53.803,00-TL'nin ödeme tarihi olan 08.08.2022 tarihinden itibaren "işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına" hükmünün kaldırılarak işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini,
mahkemenin "Davacının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyası yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine" hükmünün kaldırılarak, İİK 72/5. maddesi gereği; işbu dava sebebiyle müvekkillerin uğramış olduğu zararların karşılığı olarak, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine senet bedellerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla hükmedilecek tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 tarih, 2022/598 Esas - 2023/972 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacılar ile davalı arasında 3 adet taşınmaz satışı yapıldığını, anılan taşınmaz bedellerinden 110.000,00 TL dışındaki kısmın ödendiğini, anılan bedel yönünden davalıya toplam 110.000 TL değerinde 3 adet bono düzenlenerek teslim edildiği,
anılan bono bedellerinin banka havalesi ile ödenmesine rağmen davalının anılan bonolardan 09.04.2021 düzenleme tarihli, 25.01.2022 tediye tarihli, 40.000,00-TL bedelli olanını Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu iddia ederek tüm bonolar yönünden menfi tespit talepli eldeki davayı açtığı, daha sonra takibe dayanak borcun takip nedeniyle ödenmesi nedeniyle davanın 09.04.2021 düzenleme tarihli, 25.01.2022 tediye tarihli, 40.000,00-TL bedelli bono yönünden istirdat davasına dönüştüğü;
davalı taraf davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Keza açılan menfi tespit davasında alacaklı (davalı) nın senedin ihdas (veriliş) nedenini değiştirmesi (tâlil etmesi) hâlinde de kanıt yükü alacaklı davalıya düşer (Çavdar, 755).
Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır (Çavdar, 766). (HGK’nın 2017/(6)3-969 esas- 2021/866 karar)
Somut olayda; yukarıda açıklandığı üzere, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü davacı borçlular üzerindedir. Dosyaya sunulan ödemeye ilişkin dekontlarda senet ödemesi yazmakta olup, ödemelerin hangi senede ilişkin olduğu açık değil ise de, mahkemece davalının isticvap edilerek 07.07.2023 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; anılan bonoların taşınmaz satışının bakiye bedeline ilişkin olarak düzenlendiğinin, davacı tarafından yapılan toplam 110.000 TL’lik ödemenin anılan senetlere ilişkin olduğunun ikrar edilmesi karşısında, 6100 sayılı yasanın 188/1.maddesi gereği davacıların anılan ödemelerin davaya konu senetlere ilişkin olduğunu davalının ikrarı ile ispat ettikleri görülmüştür. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Eldeki davanın 29.07.2022 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı yasanın 5/A-1.maddesi gereği menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı da anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf istemi de yerinde değildir. (Benzer yönde dairemizin 2023/2058 esas 2025/448 karar sayılı ilamı)
Ancak; Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı takibine konu 09.04.2021 düzenleme tarihli, 25.01.2022 tediye tarihli, 40.000,00-TL bedelli senet yönünden davanın açılmasından sonra davacıların takip dosyasına 08.08.2022 tarihinde 53.803,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, dolayısıyla anılan bedel yönünden davaya istirdat davası olarak devam edildiği, takip konusunun bono olması ve takipte avans faizi talep edilmesi, ödemenin avans faizi ile yapılması nazara alındığında mahkemece istirdat talebi hususunda da avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalıdır.
Yine davalının 07.07.2023 tarihli duruşmadaki beyanlarında takip tarihinden önce davacılar tarafından yapılan ödemelerin davaya konu bonolara ilişkin olduğunu kabul etmesi ve ödemelere rağmen hiç ödeme yapılmamış gibi takip başlatmasında davalı alacaklının kötüniyetli olduğu anlaşıldığından 2004 sayılı yasanın 72/5.maddesi gereği davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi de hatalıdır.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının istinaf başvurusunun REDDİNE
2-Davacıların ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 tarih, 2022/598 Esas ve 2023/972 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın KABULÜNE,
-Davacıların Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyasında dayanak 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/01/2022 tediye tarihli, 40.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla borçlu olmadığının TESPİTİNE, dava konusu senet bedeli ödenmiş olduğundan bedelinin istirdatına, senet bedeli olarak toplam ödenen 53.803,00-.TL'nin 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Davacıların Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/15383 Esas sayılı dosyası yönünden kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile takip konusu alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-Davacıların 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/11/2021 tediye tarihli, 35.000,00-TL bedelli senet ile 09/04/2021 düzenleme tarihli, 25/12/2021 tediye tarihli, 35.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine,
b)Alınması gereken 7.514,10.-TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatan 1.878,53.-TL peşin harç ile 235,72.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.399,85.-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
c)Davacılar tarafından yatırılan 1.878,53.TL peşin harç, 235,72.-TL ıslah harcı ile 80,70.-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
ç)Davacılar tarafından tebligat, posta, müzekkere gideri olarak sarf edilen 506,29.TL ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 900,00.-TL olmak üzere toplam 1.406,29.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
d)Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
e)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irat kaydına,
b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,
c)Davacılar tarafından yapılan 855,20-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 354,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.209,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.514,10-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.879,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.635,10-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
d-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
e)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
f)Tarafların yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine,
g)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/07/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Üye ... ¸e-imzalıdır
... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/342, K. 2025/1232, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama