KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/1185
- Karar no
- 2024/1635
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/04/2023
- Numarası
- 2021/1065 2023/469
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davanın konusu
- Kazanç Kaybına İlişkin Zararının Tahsili
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
2.065 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıya ait .... plakalı kamyonun 10/09/2020 tarihinde maddi hasarlı kaza sonrası tamir için 20/11/2020 tarihinde.... yetkili servisi olan ....ne teslim edildiğini, dava konusu damperli kamyonun halen davalı .... tarafından işletilen yetkili serviste olup tamirinin tamamlanmadığını ve davacıya teslim edilmediğini, davalı tarafından verilen sözlü bilgide kamyona ait yedek parçaların diğer davalı .... tarafından geç-eksik veya yanlış gönderilmesinden dolayı aracın tesliminde gecikme olduğunun belirtildiğini,
araçla ilgili ilk tespite istinaden temin edilen parça araçlara monte edildikten sonra aracın kontak anahtarının da hasarlı olduğunun belirlendiğini, anahtar temin etmek için yaklaşık 2 ay kadar zaman kaybedildiğini, anahtarın temin edilmesinden sonra bu defa aracın beyninin hasarlı olduğunun saptandığını ve tedarik edilmeye çalışıldığını halen de temin edilemediğini, davalı .... üretici firma olup kendi üretimi 2016 model araca ait yedek parça üretme/ bulundurma ve talep eden servislere en seri şekilde ulaştırma yasal sorumluluğuna aykırı davrandığını,
dava konusu aracın niteliği gereği ticari araç olup davacı tarafından ticari faaliyette kullanılamadığını, ancak makul sınırları aşan tamir süresi ve halen serviste olmasından dolayı davacının aracını kullanamamaktan dolayı ticari kayba uğradığını ve tamirin tamamlanmamasından dolayı davacının aracı ticari faaliyette ve diğer herhangi bir surette kullanamamaktan kaynaklı doğduğu ve doğacak maddi kaybından davalılar ile birlikte sorumlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlık yönünden arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını,
fazlaya ve doğacak zararlara ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 30.000 TL tazminatın 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davacı şirket ile hiçbir hukuki yada fiili ilişkisi olmaması, herhangi bir sorumluluk yüklenecek yasal dayanak bulunmaması ve davacının zararını doğuracak kusurlu herhangi bir davranışının da olmaması nedeniyle davanın müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, aracın garanti belgesinden de görüleceği üzere garanti belgesinden de görüleceği üzere garanti süresinin dolduğunu, bu kapsamı genişletmek garanti kapsamını büyütmenin söz konusu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını,
davaya konu aracın tamiratının makul süresi içerisinde tamamlandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaşayan bir gecikme varsa da gecikmede davalı şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu aracın diğer davalı ve o dönem yetkili servisi olan ....'e karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle hasarlı olarak geldiğini, diğer davalı ....firmasının 29.12.2020 tarihinde yetkili servisliği bırakmak istediğini davalı şirkete ilettiğini ve bu doğrultuda 30.12.2020 tarihinde karşılıklı imzalanan fesih protokolü ile davalı şirketin yetkili servisliğinden ayrıldığını,
hasar onarımı için gerekli yedek parça listesi diğer davalı.... firması tarafından hazırlandığını ve taraflarına iletildiğini, ilgili parçaların temin süreleri parçaların geleceği ülke olan Çin'deki firmadan talep edildiğini, ithal olan yedek parçaların Çin'den davalı şirkete varışları dünya genelinde yaşanan pandemi sebebi ile ancak 12.03.2021 tarihinde tamamlandığını, davalı şirketin bu 2,5 aylık süreye ilişkin hiçbir kusur yada ihmali bulunmadığını, söz konusu gecikmenin tamamen davacının sigorta şirketinin gecikmesinden kaynaklandığını,
diğer davalının bu doğrultuda aracın onarımını 10.01.2022 tarihinde tamamlayarak davacıya teslim ettiğini, davacının talep etmiş olduğu tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğundan yetkisizlik nedeniyle reddini, bununla birlikte davanın zaman aşımına uğradığını, davada davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden söz konusu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle, hasarlı aracın yedek parçalarının temini yükümlülüğünün üretici ve ithalatçı firma sıfatıyla diğer davalı .... olmakla, yetkili mahkemenin bu şirketin ikametgahının bulunduğu yer itibariyle İstanbul Anadolu Adliyesinin yetki alanında olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmeksizin daha önceden davalı şirketi temerrüde düşürecek bir işlem ve eylem oladığından,
faiz ve faizin 20.11.2020 tarihinden başlatılması taleplerine oran olarak yasal faiz yerine avans faiz isteğine itiraz ettiklerini, aracın tamirinin gecikmesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararını 2017-2018-2019 yıllarında dava konusu araç için beyan edip ödediği vergi de belli olduğundan belirsiz yada kısmi dava açılamayacağını, davacı ile müvekkili şirket arasında dava konusu aracın hangi sürede onarılacağı, tamir ve tadilatının ne kadar süreceği konusunda bağlayıcı bir sözleşme yapılmadığını, dava konusu aracın 10.09.2020 tarihinde kaza yaptığını, kazadan 70 gün sonra 20.11.2020 tarihinde davalı şirkete müracaat edildiğini,
araçtaki sorunların giderilmesi için davalı üretici ....ile iletişime geçildiğini 23.11.2020 tarihinde servis alanına gelinerek tamirat için gerekli yedek parçaların tespiti yapıldığını, yapılan bu tespit ve bildirimlerden sonra 5 ay üretici ve tedarikçi diğer davalıdan parça ve parçaların fiyatları beklenmiş, 21.04.2021 tarihinde diğer davalı tarafından parçaların fiyatlarının verildiğini, alınan fiyatların ... ye bildirildiğini ve mutabakat sağlanması sonucunda 26.05.2021 tarihinde 34.246 TL gönderildiğini ve yedek parçaların istendiğini,
aracın tamir ve tadilatı bittikten sonra 17.06.2021 tarihinde aracın test edilmek istendiğini ancak bu kez aracın kontak anahtarının bozuk olduğu ve çalışmadığının tespit edildiğini, kontak anahtarının temin edilerek yapılan araştırmada kaza nedeniyle elektronik beynin şase yaptığı ve arızalandığının tespit edilerek tedarikçi firmaya bilgi verildiğini, ancak yanlış parça gönderilmesi nedeniyle aracın çalışmadığını, müvekkili davalı şirketin diğer davalının temin etmek zorunda olduğu yedek parçalar dışında tüm mekanik, kaporta, boya,
montaj ve diğer işlemleri eksiksiz ve zamanında yaptığını beyanla haksız ve dayanaksız davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı ....vekili dilekçesinde özetle, diğer davalının temin etmek zorunda olunmasına rağmen dava konusu davacıya ait aracın tamiratlarını yasal süresinde yaptığını, yedek parçaları zamanında talep ettiğini, müvekkili şirketin gerek arabulucu, gerekse dava tarihi itibariyle diğer davalı .... şirketin bayisi olmadığını, müvekkili şirket arasında ki bayilik ilişkisinin dava tarihinden bir yıl önce karşılıklı olarak sonlandırıldığını, müvekkilinin özel servis olarak ticari faaliyetine devam ettiğini, zararın müştereken ve müteselsilen tahsilinin istenmediğini,
tarafların kusurları oranında tahsil edilmesi gerektiğini, davacının bilirkişi raporuna itiraz etmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan .....vekili dilekçesinde, müvekkili şirketin davacı şirket ile hukuki ya da fiili ilişkisinin olmaması, herhangi bir sorumluluk yüklenecek yasal dayanak bulunmaması ve müvekkili şirketin dava konusu aracın satıcısı olmadığından müvekkili şirkete husumet yöneltilmemesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, ticari satışlarda zamanaşımı süresinin iki yıl olarak belirlendiğini, davanın açılma tarihinin davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra olduğunu, zamanaşımı süresi dolduktan yaklaşık üç yıl sonra davanın ikame edildiğini, aracın garanti kapsamının da sona erdiğini,
davacının süresinde ayıp ihbarı yapmadığını, müvekkilinin üretici olarak müteselsilen sorumlu olduğu yönünde yapılan değerlendirme ve azami tamir süresinin 45 gün olduğu düzenlenmesinin dava konusu aracı kapsadığı değerlendirmelerin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan süre hesaplamalarının hatalı olduğunu, aracın tamiratının makul süre içerisinde tamamlandığını, gecikmeye ilişkin yapılan hesaplamaların hatalı yapıldığını, gecikmeye ilişkin bir kusuru olsa bile müvekkilinin kusurunun sadece dokut iş günü ile sınırlı olduğunu, gecikme var ise bile davcının sigorta şirketinin geç onarım onayı vermesinden,
diğer davalının hatalı ve eksik yedek parça sipariş talebinden ve eksik tespitlerinden, yedek parça üreticisinin hatalı yedek parça göndermesinden, ayrıca koronoviris pandemesinden kaynaklandığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, davacıya ait aracın tamir için bırakıldığı serviste onarımının geç yapılması nedeniyle oluşan kazanç kaybına ilişkin zararının tahsili talebine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, davacıya ait .... plakalı kamyonun 10/09/2020 tarihinde maddi hasarlı kaza sonrası tamir için 20/11/2020 tarihinde ....yetkili servisi olan .... teslim edildiğini, dava konusu damperli kamyonun halen davalı .... tarafından işletilen yetkili serviste olup tamirinin tamamlanmadığını, davalı .... üretici firma olup kendi üretimi 2016 model araca ait yedek parça üretme/ bulundurma ve talep eden servislere en seri şekilde ulaştırma yasal sorumluluğuna aykırı davrandığını, dava konusu aracın niteliği gereği ticari araç olup davacı tarafından ticari faaliyette kullanılamadığını,
ancak makul sınırları aşan tamir süresi ve halen serviste olmasından dolayı davacının aracını kullanamamaktan dolayı ticari kayba uğradığını ve tamirin tamamlanmamasından dolayı davacının aracı ticari faaliyette ve diğer herhangi bir surette kullanamamaktan kaynaklı doğduğu ve doğacak maddi kaybından davalılar ile birlikte sorumlu olduğunu, fazlaya ve doğacak zararlara ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 30.000 TL tazminatın 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı ve davalı....şirketi arasında kurulan araç tamiri sözleşmesi niteliği itibari ile eser sözleşmesidir.
Eser sözleşmesinde, davalı yüklenici üstlenmiş olduğu edimi, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirerek, iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Sözleşmede eserin teslim tarihi kararlaştırılmamış ise, sözleşmenin kurulmasından itibaren kararlaştırılan işin yapılması için geçmesi gereken makul süreden sonra iş sahibince eserin teslimi talep edilmek suretiyle alacak istenebilir hale getirilmelidir.
Yüklenici, sözleşmede teslim için kararlaştırılan süre geçmesine yada teslim süresi kararlaştırılmayan hallerde iş sahibince tanınan makul süre de geçmesine rağmen tamamlanıp teslim edilmemiş ve süre uzatımını gerektiren haller bulunmazsa temerrüde düşmüş olur. Süre uzatımını gerektiren haller sözleşmede kararlaştırılabileceği gibi, edimin ifası sırasında ortaya çıkan nedenlerden de doğabilir.
Davalılar vekillerinin bir kısım istinaf itirazları bakımından yapılan incelemede;
Davalı... vekili istinaf dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacıya ait aracın dava tarihi itibariyle davalı tarafın işyerinde olduğu, henüz davacıya teslim edilmediği de nazara alındığında davanın zamanaşımı süresinde açıldığı, iş bu davanın ayıptan kaynaklı tazminat istemi olmayıp kazanç kaybı davası olduğu dolayısı ile ayıp ihbar süresi hükümlerinin uygulanmayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin bu kapsamdaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ...Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; davalılar arasındaki merkez- bayilik ilişkisinin 30/12/2020 tarihinde sona erdiğini, kusur durumlarının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalı .... vekili de, sözleşmenin diğer davalı şirket ile yapıldığını, müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiş ise de; mahkeme kararında da belirtildiği üzere , davalı .... 'nin üretici- ithalatçı olduğu, davalı ....nin de aracın teslim edildiği tarih itibariyle yetkili servis olduğu, dolayısıyla aracın servise teslim tarihi itibariyle davalılar arasında merkez- bayi ilişkisi bulunduğu,
üretici- ithalatçı şirketin tamir edilecek araca ait tüm yedek parçaların tedarikinden sorumlu olduğu, aracın servise tesliminden sonra bayilik sözleşmesinin feshedilmesinin davacıyı bağlamayacağı, tamire konu aracın yedek parça tedariki ve gecikmeden birlikte sorumlu oldukları nazara alındığında davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafın diğer istinaf itirazları bakımından yapılan incelemede;
Yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince sözleşmede eserin teslim tarihi kararlaştırılmamış ise, sözleşmenin kurulmasından itibaren kararlaştırılan işin yapılması için geçmesi gereken makul süre içinde yüklenicinin işi teslim etmesi gerekir. Makul tamir süresi içinde aracın teslim edilmemesi halinde, araç maliki/iş sahibi gecikmeden kaynaklı araç mahrumiyet bedeli/ kazanç kaybı bedelini sorumlulardan talep edebilir. Araç tamir sözleşmesinin niteliği gereği makul tamir süresi belirlenirken "takvim günü" hesabı üzerinden değil "iş günü" hesabı üzerinden makul tamir süresi belirlenmeli, ayrıca sigorta onay sürecindeki, yükleniciden kaynaklanmayan, sigorta şirketinden kaynaklanan gecikmeler de mahsup edilmelidir.
Somut olay değerlendirildiğinde; davalı .... vekili bilirkişi raporunda itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde açıkça "iş günü" hesabı yapılmasını ve sigorta şirketinden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle tamir süresinin uzadığını ileri sürmüş olup, makine mühendisi tarafın tespit edilen makul tamir süresi 170 günün "takvim günü" mü yoksa "iş günü" mü olduğu açıklattırılarak, "iş günü" üzerinden hesaplama yapılmasının sağlanması,
sigorta şirketi ile yapılan tüm yazışmalar ve hasar dosyası da incelenerek davalı tarafın sigorta onay sürecinden kaynaklanan gecikmeye ilişkin itirazları da dikkate alınıp makul tamir süresi belirlenirken dikkate alınması, davacının aracın işletilmesi nedeniyle katlanacağı amortisman vs. masraflarının da elde edeceği gelirden düşülmesi suretiyle net kazanç kaybının belirlenmesi konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi,
ayrıca davalı .... vekili makul tamir süresinin uzama sebeplerinden biri olarak da dava dışı .... şirketinin yanlış yedek parçası göndermesi olduğunu belirttiğinden , dava dışı bu şirketin yanlış yedek parça göndermesinin makul tamir süresinin hesaplanmasında davalıların sorumluluğunu etkileyip etkilemeyeceğinin kararda tartışılması gerekirken tartışılmaması ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; gerekçeli karar içeriğinde davalıların "müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları" belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında "davalılardan alınarak" yazılması infaz aşamasında karışıklığa sebep olabileceğinden, hüküm ve gerekçe içeriğinde çelişki olması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1185, K. 2024/1635, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama