KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/1535
- Karar no
- 2024/1671
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/06/2023
- Numarası
- 2023/183 2023/694
- Davacı
- ...
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
... VEKİLİ : ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili kooperatif ortaklarından ...........'e kredi kullandırıldığını ve davalının da 06.06.2013 tarihli kefalet sözleşmesi ile borca müteselsil kefil olduğunu, her biri 17.02.2018 keşide ve 02.01.2019 vade tarihli olan 4 ayrı borç senedinin tahsili için müteselsil kefil davalı aleyhine Çarşamba İcra Dairesi'nin ....
Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini fakat takibin itiraz sebebiyle durduğunu, oysa kefalet sözleşmesinin 6098 s. TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarına uygun düzenlendiğini, sözleşmede davalının el yazısı ile yazılmış "müteselsil" ibaresi yok ise de davalının "müteselsil kefiller" başlıklı tabloyu kendi el yazısı ile doldurduğunu ve kefaletinin müteselsil kefalet olduğunu bildiğini, kaldı ki 6102 s. TTK'nın 7. maddesindeki teselsül karinesi uyarınca kefaletin müteselsil nitelikte olduğunun kabul edilmesi gerektiğini beyanla,
itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: Takibin dayanağı borç senetlerinin geçersiz olduğunu, borcun tahsili için asıl borçlu ...'e müracaat edilmesi gerektiğini, kefalete eş rızasının bulunmadığını ve kefaletin geçersiz olduğunu beyanla, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, davacının dava dışı ..........'e kredi kullandırdığını, davalının ise 58.000,00 TL üzerinden .....'e müteselsil kefil sıfatıyla akdin tarafı olduğunu, söz konusu edimlerin ifa edilmemesi neticesinde de cebri icra faaliyetlerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, takibin itiraz sebebiyle durduğunu, taraflar arasında kurulan kefalet sözleşmesinin yasal unsurlarının vuku bulduğunu, kefil tarafından müteselsil kefil ibaresi el yazısıyla yazılmamış olsa da müteselsil kefaletin şartlarının oluşmuş olacağını, davalının söz konusu takibe itiraz ederek alacağın tahsilini önlemesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, kooperatif ortağı tarafından keşide edilmiş kredi borç senetlerine istinaden kooperatif tarafından kefil aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkili kooperatif ortaklarından ....'e kredi kullandırıldığını ve davalının da 06.06.2013 tarihli kefalet sözleşmesi ile borca müteselsil kefil olduğunu, borç senedinin tahsili için müteselsil kefil davalı aleyhine icra takibine girişildiğini fakat takibin itiraz sebebiyle durduğunu, oysa kefalet sözleşmesinin 6098 s. TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarına uygun düzenlendiğini, sözleşmede davalının el yazısı ile yazılmış "müteselsil" ibaresi yok ise de davalının "müteselsil kefiller" başlıklı tabloyu kendi el yazısı ile doldurduğunu ve kefaletinin müteselsil kefalet olduğunu bildiğini,
kaldı ki 6102 s. TTK'nın 7. maddesindeki teselsül karinesi uyarınca kefaletin müteselsil nitelikte olduğunun kabul edilmesi gerektiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/04/2024 tarih, .... esas, .... karar sayılı ilamı "...6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde, kefaletin geçerlilik şartları sayılmış olup, özellikle de müteselsil kefil olunması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girildiğininin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtilmesi şeklinde geçerlik şartı konulmuş olup bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesindeki teselsül karinesi zayıflatılarak şarta bağlanmıştır.
Bu durumda, davalılar ....'nin, genel kredi sözleşmesinin kefalet kısmındaki kefalet türünün kendi el yazıları ile yazılması gereken kısımlarında bu ibarenin yer almaması sebebi ile kefilliklerinin adi kefalet olduğunun kabulü gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde düzenlenen teselsül karinesi gereği müteselsil kefil olduklarının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın adı geçen davalılar yararına bozulması gerekmiştir. " şeklinde olup,
genel kredi sözleşmesinin kefalet kısmındaki kefalet türünün kefilin kendi el yazısı ile yazılması gereken kısımlarında bu ibarenin yer almaması halinde, adi kefaletin geçerli olacağı, 6102 sayılı TTK'nın 7. Maddesinde düzenlenen teselsül karinesinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde. Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davacı ile dava dışı .... arasında "Kredi Borç Senedi- Genel Kredi Sözlemesi" düzenlendiği, davalının kefil sıfatı ile bu genel kredi sözleşmesini imzaladığı, ancak el yazısı ile "müteselsil" kefil olduğunu yazmadığı bu hali ile TBK'nın 583.
Maddesi gereğince kefaletinin "adi kefalet" olduğu, 6102 sayılı TTK'nın7. Maddesindeki teselsül karinesinin uygulanmayacağı, davacı tarafın TBK'nın 585. Maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiğini de ileri sürmediği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1535, K. 2024/1671, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama