KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1550
- Karar no
- 2024/1972
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/03/2023
- Numarası
- 2022/1178 2023/327
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davanın konusu
- Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğünün
Karar Metni
1.391 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Tespiti/iptaline
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 23/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %15 ortağı olduğunu, şirketin 15.09.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında 2021 yılına ait bilanço ve kâr/zarar hesaplarının müzakeresi ve kabulü konusu şirket olağan genel kurul toplantısının 3 nolu maddesi ile görüşülerek oy çokluğu ile tasdik edilmişse de bu kararın hukuka aykırı olduğunu, müdürlerin ibrasına ilişkin gündem maddesinin doğrudan finansal tablolar ile ilgili olması nedeni ile bu hususun görüşülmesinin ertelenmesi talep edilmesine rağmen genel kurulda görüşülerek karara bağlandığını,
toplantı tutanağında yer aldığı üzere ilgili hisse devirlerinin onaylanmasına ilişkin gündem maddesine müvekkil tarafından olumsuz ve muhalif oy verilmesine rağmen 5 nolu gündem maddesinin d bendinde oy birliği ile hisse devirlerinin onaylandığı belirtilmiş olup bu kapsamda kararda usulsüzlük bulunduğunu, kâr payı dağıtılması hususu doğrudan finansal tablolar ile ilgili olması nedeni ile bu hususun görüşülmesinin ertelenmesi talep edilmesine rağmen genel kurulda görüşülerek karara bağlandığını, müvekkiline yıllık ödenen tutar dikkate alındığında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
bunun yanında kâr payının yaklaşık olarak 1/3'ü dağıtılmış olup dağıtılmayan kısımın çokluğu dikkate alındığında dağıtılmayan kârın şirket içerisinde tutulması hususunun hukuka aykırı olduğunu, huzur hakkı ödenmesi hususu doğrudan finansal tablolar ile ilgili olması nedeni ile bu hususun görüşülmesinin ertelenmesi talep edilmesine rağmen genel kurulda görüşülerek karara bağlandığını beyanla 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 3,4,5,6,8 nolu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine, aksi kanaatte olunması halinde ise 2021 yılı olağan genel kurulun 3,4,5,6,8 nolu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili 02/12/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal edilmesi hukuken mümkün olmadığını limited ortaklıklara ilişkin olarak TTK’nın 622. maddesinde anonim ortaklığa ilişkin hükümsüzlük hükümlerine ilişkin doğrudan atıf yapıldığını, bu anlamda TTK’nın 445. ve devamı hükümlerinde yer verilen hükümler limited ortaklıklar bakımından da uygulama alanı bulacağını, hukukumuzda genel kurulun ya da toplantının hükümsüzlüğünün tespiti şeklinde bir talebin mümkün olmadığını,
TTK’nın 573-644. maddeleri arasında yer alan ve limited şirketlere ayrılmış hükümlerinde hiçbir şekilde azınlık hakları olarak toplantı erteleme hakkından bahsedilmediğini, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde bu hususa ilişkin olarak kendince bir örnek karara yer vermiş olsa da işbu kararda TTK m.644 ve 617/2 maddelerine atıf yapılmış olup söz konusu maddelerin hiçbirinde erteleme talep hakkından bahsedilmediğini, bilanço ve kâr zarar hesapları gerçeğe uygun olduğundan dolayı toplantıda tasdik edilmesi hukuka uygun olduğunu,
sermaye artırımı yoluyla şirketin zarara sokulmasının amaçlandığına yönelik iddialar fiktif olup gerçeği yansıtmadığını, müdürlerin ibrasına ilişkin oylamanın hukuka uygun olduğunu, davacının pay devrine ilişkin tüm iddialarının mahkemeyi yöneltmeye yönelik olup, davacı tarafın iptal davalarını açmaktaki kötü niyetini ortaya koyduğunu, kâr üzerinde tasarruf etmek hak ve yetkisi münhasıran genel kurula ait olduğunu, şirket yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı almaları gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunda 5 nolu gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesi maddesi ile ilgili olduğu belirtilmesine rağmen raporun bu kısmına itibar edilmemesinin gerekçeli kararda gösterilmemesinin bozma nedeni olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, hukuken genel kurulun hükümsüzlüğünün tespitinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, limited şirketlerde azınlığın erteleme talep hakkının mevcut olmadığını, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesine ilişkin olarak anonim şirket hükümlerinin limited şirketlere uygulanamayacağını dile getirdiğini, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ilişkin gündem maddesi finansal tablolar ile ilgili olmadığını, yeni bir bilirkişiden rapor alınmadan itiraza uğramış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava; 15/09/2022 tarihli Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğünün Tespiti/iptaline ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, ortağı olduğu davalı şirketin 15/09/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6,8 sayılı kararların TTK hükümlerine aykırı olduğundan bahisle öncelikle hükümsüzlüğünün tespiti, olmadığı takdirde iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
6102 sayılı TTK'nın 617/3 maddesi "toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nın 420/1. Maddesi de.
"Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır." şeklinde olup, TTK 617/3. Maddesindeki atıf nedeniyle, TTK'nın 420. Maddesi limited şirketlere de uygulanır.
6102 Sayılı TTK'nın 420. maddesi gereğince sermayenin 1/10'ine sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekmekte olup, bu hüküm emredici niteliktedir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/11091 esas, 2018/4259 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4620 Esas 2021/5396 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1068 esas, 2024/4480 karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde;Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, dava dilekçesi ekindeki hazirun cetveline göre davacının, halkla açık olmayan davalı şirkette %15 pay sahibi olduğu, 15/09/2022 tarihli genel kurulun 3 nolu gündem maddesi 2021 yılına ait bilanço, kar/zarar hesaplarının okunması ve müzakeresi, 4.maddesi şirket müdürlerinin ibrası, 6 nolu gündem maddesi geçmiş yıllara ait kar tutarlarının dağıtılması, 8.maddesi ise huzur hakkı ödenmesine ilişkindir.
Bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulünde olduğu gibi, işbu maddeler finansal tablolarla bağlantılı olup (benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/800 esas, 2020/3961 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/5118 esas, 2017/4360 karar sayılı ilamı), davacı tarafın payı % 10 un üzerinde olmasına ve erteleme talep edilmesine rağmen, genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini 1 ay ertelemesi gerekirken azlığın talebinin reddi ile işbu gündem maddelerinin görüşülmesinin doğru olmadığı,
mahkemece finansal tablolarla doğrudan bağlantılı olduğu kabul edilen 3, 4, 6 ve 8 nolu genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı dolayısıyla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, 15/09/2022 tarihli genel kurulun 5 nolu gündem maddesindeki hisse devirlerinin onaylanmasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede de, bilirkişi raporunda bu gündem maddesinin de finansal tablolarla bağlantılı olduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi raporunun görüş mahiyetinde olduğu,
mahkemenin kabulünde olduğu gibi, 5 nolu gündem maddesinin hisse devirlerinin onaylanmasına ilişkin olup doğrudan finansal tablolarla bağlantılı olmadığı, davacı taraf istinaf dilekçesinde bu madde için muhalif oy kullandığını belirtmesine rağmen tutanağa oybirliği ile karar alındığı şeklinde tutanağa yazıldığını bu durumun usulsüzlük olduğunu belirtmiş ise de; oybirliği şeklinde tutanağa yazılmasının sonuca etkili olmadığı, hisse davalı şirkete değil 3.kişiye devredildiğinden TTK'nun 619/2.maddesinin uygulanma yeri olmadığı,
TTK 433.maddesindeki "oy hakkının kullanılmasına ilişkin kısıtlamalara dolanmak veya herhangi bir şekilde etkisiz bırakmak amacıyla payların veya pay senetlerinin devri yada pay senetlerinin başkasına verilmesi geçersizdir" şeklindeki hükümde belirtilen yaptırımın genel kurulda kullanılacak oyların geçersizliğine ( genel kurul toplantı ve karar yeter sayısına) etki edecek bir durum olup, hisse devirlerinin geçersizliği için söz konusu olmadığı,
mahkemece bu madde yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 14/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1550, K. 2024/1972, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama