KÜNYE
T.c Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/2048
- Karar no
- 2024/1376
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2023
- Numarası
- 2023/873 Esas-2023/1261 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Kıymetli Evrak İptali
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Talep eden vekilinin dilekçesi ile özetle; ... Şubesi'ne ait ve keşidecisi Kutlu ... A.Ş. olan,.... seri nolu, ... tarihli 185.000-TL bedelli çek ile keşidecisi ... olan ve talep eden şirket emrine düzenlenen.... keşide ve ...vade tarihli, 7.000-TL bedelli bononun müvekkili şirkete gönderilmek üzere 13.06.2023 tarihinde kargoya verildiğini, ancak taşıma sırasında kaybolduğunu beyanla, çek ve bono hakkında tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesini ve yürütülecek tahkikat sonucunda iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde ret kararı verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde kıymetli evrakın zayi olduğu hallerde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin senedin iptaline karar verilmesini isteyebileceği açıkça düzenlenmiştir. Kanun düzenlemeye göre eldeki davayı açabilmek için senet üzerinde hak sahibi olmak yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacı, ticari ilişki nedeniyle dava dışı kişiler tarafından talep konusu çek ve bononun kargo aşamasında zayi olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir. Çek suretinin tetkikinde keşidecisinin dava dışı..Anonim Şirketi olup, davacı şirket adına düzenlendiği görülmektedir. Yine.... tanzim 7000,00-TL bedelli bononun keşidecisinin ..., lehtarın ise davacı olduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece talep eden şirketin henüz çek ve bononun zilyedi olmadığı ve buna göre çek ve bono üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye göre eldeki davanın açılabilmesi için kıymetli evraklar teslim şartı açıkça aranmayıp senet üzerinde hak sahibi olan kişilerin iptal isteyebilecekleri düzenlenmiş olup, mahkeme gerekçesinin usul ve yasal düzenlemeye göre yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu konusunda mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulması yeterlidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazla ispata zorlanması, zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkansız hale getirecektir.
Dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek, kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile kıymetli evrak iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla mahkemeyi tereddüde sevk eden ve davanın reddine neden olan tüm hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır.
Somut olayda dosya içindeki çek ve bono fotokopisine ve beyanlara göre davaya konu çek ve bononun davacı adına dava dışı kişiler tarafından keşide edildiği ve kargoda kaybolduğu ileri sürülmüştür.
Bu itibarla, dava dışı kişiler tarafından keşide edilen davacı alıcının uhtesine geçmemiş ve davacının lehtar olduğu çek ve bono bakımından davacı şirketin hamil sıfatıyla aktif husumet ehliyeti bulunduğu, TTK'nın 818/1-s maddesi atfı ile 757 vd. maddeleri gereğince ilk ilandan itibaren 3 aylık yasal sürenin dolduğu, banka cevap yazısında çekin ödenmesi için muhatap bankaya ibraz edilmediği, talep konusu çek ve senedin iptali için yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile; mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 05/09/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2048, K. 2024/1376, 4 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama