KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/800
- Karar no
- 2024/1842
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2024
- Numarası
- 2023/501 Esas-2024/206 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıya karşı dava dışı .... tarafından 3 adet taşıt kredisi ve borçlu cari hesabından kaynaklanan ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının yasal süresi içinde takibe itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasının alacaklı banka tarafından davalı şirkete temlik edildiğini, icra dosyasının derdest olup davacının maaşından maaş haczi kesintisi başlandığını, icra takibine dayanak kredi sözleşmelerinde davacının imzasının olmadığını, davacının bu kredi sözleşmelerinde kefil olarak gösterildiğini, onun adına vekaleten imza atılarak kendisinin borçlandırıldığını,
icra takibinin diğer dayanağı olan borçlu şirket cari hesap borcundan da davacının hukuken sorumlu tutulmasının herhangi bir hukuksal dayanağı olmadığını, bankalardan alınan kredilere şahsi olarak kefil olacağına dair ise vekaletname vermediği ve vekalettebu yönde bir iradesinin olmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla Samsun İcra Müdürlüğünün ....
E. Sayılı dosyasında davacının davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine icra dosyasındaki asıl alacağın %40 ından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davacının iddia ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı icra dosyasında ....'dan alacaklı olduğunu, davacı yanın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, icra takibine konu kredilerin ....'den kullanıldığını, bankanın kredi kullandırırken yetkili olmayan bir kişinin imzasını alacak üçüncü bir kişiyi kefil olarak göstermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmışır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı bir şekilde kabul kararı verildiğinden bahisle, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kefalet sözleşmesine dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacı hakkında Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesi ve taşıt kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takip başlatıldığı, davacı tarafından takip dayanağı kredi sözleşmelerinde kefalet sözleşmesinin vekaleten imzalandığından geçerli olmadığı ileri sürülerek eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafından verilen vekaletnamede yalnızca şirketin olağan işleri ile alakalı yetki verildiğinden ve kefalet yetkisi bulunmadığından davalının kefil sıfatıyla sorumlu tutulamayacak olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 01/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/800, K. 2024/1842, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama