KÜNYE
T.c Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/882
- Karar no
- 2025/849
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2024
- Numarası
- 2022/996 Esas, 2024/129 Karar
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.205 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07/09/2021 tarihinden 31/12/2022 tarihine kadar devam etmek üzere davalının bayisi olmak için anlaştığını, müvekkilinin 17/12/2021 tarihli irsaliye ile 7200 adet cilt işaretleme kalemini 20/12/2021 tarih ve EAR 2021000000169 nolu satış faturasıyla 48.427,20TL bedel ile davalıdan satın almış olduğunu, sipariş edilen ürünlerin ameliyat öncesi hastaların vücuduna yapılan işaretleme de kullanıldığını, kanun gereği her ürünün barkod numarası ile Sağlık Bakanlığına kayıtlı olduğunu göbterir münhasır UBB numarası bulunması gerektiğini,
davalı ile satış işlemlerinin tamamlanmasından önce yazılı görsel iletişimde ürün resimleri ile UBB numarası gönderildiğini ve barkod sorgulaması yapıldığını, müvekkiline yapılan kapalı kutu teslimatın müvekkilinin girmiş olduğu 21/460531 sayılı ihale eden kuruma teslim edilmiş olduğunu, ancak ürünler nezdinde yer alan UBB numarasının Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı olmadığı bildirilerek bu eksikliğin tamamlanmasının cezai şartlar belirtilerek müvekkilinden istenmiş olduğunu,
müvekkilinin davalı ile yaptığı bayilik sözleşmesinin ihtarname ile haklı sebeple feshetmesi sebebi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 82.111,20 TL maddi zarar ve ihaleye girilen kurumlar ve rakip firmalar nezdinde müvekkilinin zedelenen ticari itibarının bir nebze giderilmesi adına 100.000 TL manevi zararının sözleşmenin feshi tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: stinaf başvurusunda bulunan davacı dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı taraf ile bayilik sözleşmesinin bulunduğunu ve bayilik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ticari itibarının zedelendiğini, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı tazminat davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davacının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davalıdan 7200 adet cilt işaretleme kalemi aldığını, ürünler üzerindeki barkod numarasının Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı olmaması sebebi ile ürünlerin ayıplı olduğunu, davacının dava dışı üçüncü kişiden daha yüksek bedelle yeni ürün almak zorunda kaldığı, bu nedenle bayilik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece "davanın maddi ve manevi talebinin reddine" dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre ayıplı olduğu belirlenen ürünler nedeniyle davacı tarafından bayilik sözleşmesi ile birlikte satış sözleşmesinin haklı olarak feshedilmediğine yönelik tespitte ve sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenlerle feshi dolayısıyla müspet zarar kapsamındaki kâr kaybını talep edebilmesi mümkün olmadığından yerel mahkemece müspet zarara yönelik maddi tazminat talebinin ve davacının kişilik haklarına saldırı yahut bedeni zarar söz konusu olmadığından manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği
sonucuna varılarak manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının davalıdan satın aldığı davaya konusu olan 20.12.2021 tarih ve EAR2021000000169 nolu fatura ile beher adedi 6,726 TL olarak toplam 48.427,20 TL'den satın alınan cilt işaretleme kalemlerinin ayıplı olduğu gerekçesi ile ihale makamından iade edilmesi üzerine davacı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin sonuçlarının, 6098 sayılı TBK 229 uncu maddesinde; "Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1.Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2.Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3.Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür" şeklinde düzenlendiği; somut uyuşmazlıkta davacının davalıdan ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi ve ayıplı maldan doğan menfi zararının giderilmesini talep etmiş olup, bu durumda davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak 48.427,20 TL fatura bedelinin yasal faizi ile iadesine ve davacı tarafından ürünlerin sonradan temin edilmesi nedeniyle iki fatura arasındaki fark bedeli olan 16.722,00 TL menfi zararın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir
Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen ilişkin yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile; mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 13/05/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/882, K. 2025/849, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama