KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/370
- Karar no
- 2025/468
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2024
- Numarası
- 2023/1220 Esas 2024/1394 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalılar
- ...
- Vekili
- ...
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
: ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
29/11/2022 tarihinde davalı ... şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan .... plakalı araç ile müvekkili ... idaresindeki .... plakalı araçların çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....esas sayılı kovuşturma dosyası kapsamında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine hükmedildiği,
müvekkilinin kaza sonrasında ayağının alçıya alındığını ve müvekkilinin iki ay evde yatmak zorunda kaldığını, müvekkilinin diğer insanlara göre daha çok efor sarf ettiğini belirterek 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL kazanç kaybı, 50,00 TL tedavi giderleri, 50,00 TL bakıcı giderlerinin davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun olmadığını, kaza sebebi ile davacının maluliyetinin oluşmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce başvuru şartının KTK'nun 97. Maddesine uygun şekilde yerine getirilmediğini, kusur durumunun bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; Maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil dava konusu trafik kazası ile çok fazla manevi zarara uğradığı sabit olmasına rağmen hükmedilen manevi tazminat tutarı çok düşük olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarı müvekkil manevi zararını karşılamadığı gibi manevi tazminat davanın kısmen kabul olduğundan müvekkilin eline bir meblağ da geçmediğini, müvekkile verilen % 25 tali kusur hatalı olup kabul etmek mümkün olmadığını, usul ve yasaya aykırı manevi tazminat yönünden mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalı ... şirketine sigortalı, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın müvekkilinin kullandığı araca çarpması neticesi müvekkilinin yaralandığının ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yerel mahkemece hükme esas alınan kusur ve maluliyete ilişkin raporların dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, davacının yaralanmasının niteliği, kusur ve tarafların ekonomik sosyal durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücüne göre belirlenen manevi tazminatın yerinde olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 11/03/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/370, K. 2025/468, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama