KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/1363
- Karar no
- 2025/1314
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- -
- Numarası
- -
- Talep eden
- -
- Vekili
- -
- Karşı taraf
- —
- Talep konusu
- —
- Talep tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; karşı taraf ................................ Şirketi lehine ve .............. müteselsil kefaletiyle krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle ............. Noterliği’nin ............. tarih ve ............ yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, borçluların Mahkemenin ......./......
E. sayılı dosyası ile yaptıkları konkordato taleplerinin reddedildiğini, 04.07.2025 tarihi itibarıyla toplam 6.898.282,71-TL alacak bulunduğunu, asıl borçluya ait ........... ve ............... plakalı araçlar üzerinden ......... Banka Alacakları İcra Dairesi-......./........
Esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu rehnin müteselsil kefil ................... yönünden teminat teşkil etmediğini, bu kapsamda ......................... Şirketi yönünden 4.341.902,71-TL ve ............. yönünden 6.898.282,71-TL alacağın tahsili amacıyla borçluların mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını ve bu kararın ......... İcra Müdürlüğünde uygulanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi "... Talep eden vekilinin sunduğu belgelerin asılları görülmekle yapılan değerlendirmede; İİK 257. Madde gereği rehin ile temin edilen alacağın varlığı karşısında alacağın rehinle temin edilen kısmının ne kadar olacağı noktasında talep yargılamayı gerektirdiğinden ..." gerekçesiyle "1-) Talebin REDDİNE ..." karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; talep eden banka tarafından karşı taraf .............. Şirketi lehine ve ...........’nin müteselsil kefaletiyle kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının 04.07.2025 tarihinde kat edildiğini, .................... Noterliği’nin .......... tarih ve .......... yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlulara gönderildiğini, borçluların konkordato talebinin .........
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ......../........ E. sayılı dosyası ile reddedildiğini, bankanın toplam 6.898.282,71-TL alacağı bulunduğunu, alacağın 2.647.380-TL’lik kısmının araç rehni ile teminat altında olduğunu, .......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ......./....... D.İş ve ......./......
K. sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu şirket yönünden rehin tutarını aşan 4.341.902,71-TL miktarında, müteselsil kefil ............. yönünden ise borcun tamamı olan 6.898.282,71-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
................ Asliye Ticaret Mahkemesinin ......../...... Değişik İş - ....../...... Karar sayılı dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir:
Mahkemece, "İhtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında; ihtiyati haciz talep eden vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nin 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nin 391/2 maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden Dairemiz bu hususu eleştirmekle yetinmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.
HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukukî koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. maddesinde;
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir.
İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nin 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nin 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.
İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Somut olayda, dosyada mevcut, hesabın kat edilerek ilgilisine tebliğe çıkarıldığına, banka alacağının muaccel hâle geldiğine dair bilgi ve belgelerin yaklaşık ispata yeterli olduğunu değerlendiren Dairemiz İİK'nin 257. maddesinde öngörülen şartların somut olayda gerçekleşmiş olduğu, asıl borçlu yönünden talebin ise rehini aşan kısım yönünden olup, müteselsil kefil yönünden ise araç rehni müteselsil kefilin borçlarının teminatı olmadığından talebin kabulünün gerektiği sonucuna varmıştır.
Buna göre, İlk Derece Mahkemesince, talepte bulunanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, talep eden banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile ihtiyati haciz talebinin kabulü ile karşı tarafların alacağa yeter taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1363, K. 2025/1314, 31 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama