KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/2
- Karar no
- 2025/26
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- .......... E. sayılı 19/11/2024 tarihli ara karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 08/01/2025
Karar Metni
1.499 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
taraflar arasında 11/01/2024 ile 11/01/2025 dönemini kapsayan ......... kiralama sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin taşıma işini yaptığını, 30/06/2024, 31/07/2024, 31/08/2024 ve 30/09/2024 tarihli faturaların davalı borçluya e-fatura olarak tebliğ edildiğini, davalı borçlunun yüklendiği taşıma bedelini zamanında ödemediğini, davalıya 7 Ekim 2024 tarihli mail ile cari hesap ekstresinin tebliğ edildiğini, maile ve hesap ekstresine itiraz edilmeyip ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine 205.080,00 TL ana para ile 2.157,55 TL gecikme faizi olmak üzere 207.237,55 TL'nin tahsili için ......
İcra Müdürlüğü'nün ............. E. sayılı dosya ile açılan icra takibinde; yetkiye ve borca itiraz edildiğini, davalı borçlunun hesap ekstresine itiraz etmediğini, alacağın teminata alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesini, alacağın sözleşmeye dayanıp tebliğ edilen ve
ticari defterlere işlenen faturalarla sabit olduğunu, alacağın kat edilerek mail adresine tebliğ edildiği halde itiraz edilmediğinden yaklaşık ispat kriterlerini de aşarak kesin alacağa dönüştüğünü belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
CEVAP
davalının katılımına gerek duymadan tek başına düzenlenen faturalara istinaden alacak talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, faturaya konu işin yapıldığı ile bedellerin de mutabakatla anlaşmaya uygun fatura edildiğinin ispatlanması gerektiğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, bir borç bulunmadığını, şayet ihtiyati haciz kararı verilirse esasa yönelik karar verilmiş olacağını, tek yanlı düzenlenen faturalarla ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davalının ....... yerleşim yeri olmadığı veya mal kaçırmaya yönelik bir eyleminin ispat edilemediğini, yetki itirazında bulunduklarını belirterek, ara kararın isabetli olduğunu savunmuştur.
B-) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde; davacı şirketin, davalı şirketten alacağı olduğu hususu dahi yapılacak olan yargılama sonucunda netlik kazanacağından, bu aşamada davacı şirketin, davalıdan olan alacağın muaccel olduğuna kanaat getirilmediği, talep edenin alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği ve davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebilecek koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
C-) İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında 10 aydır süren bir sözleşme ile sözleşmeye göre belirlenen bir yazışma usulü, faturaların tebliği ve fatura bedellerinin ödenmesi usulü bulunduğunu, yazışma ve faturaların tebliğine ilişkin usulün bir itiraza uğramadığını, davacının davalının yazışma mail hesabına açık hesap ekstresinin atıldığını, faturaların itiraza uğramayıp hesap ekstresinin de itiraza uğramadığını, faturaların ve ekstrenin itiraza uğramadığı için kesinleştiğini, borçlunun sözleşmeye sözleşme şartlarına, faturalara itiraz etmediğini,
ayrıca tebliğe ilişkin de bir itirazı davacının sözleşme gereklerine aykırı hareket ettiğine ilişkin de bir itiraz veya beyanı olmadığını, hiçbir itiraza uğramayan alacak için ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... Esas sayılı 19/11/2024 tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen geçici hukuki koruma tedbirinin verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Talep eden vekili taraflar arasında sözleşmeye dayalı hizmet alımı ile devamında cari hesap ilişkisi olduğunu, cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsil istemi ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemi ile açtığı davada, yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek, davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız, aksi taktirde uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin anılan kararı ile; 'alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirtirdiği, yaklaşık ispat kapsamında dosya kapsamında ibraz edilen belgelerin yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı' gerekçesi ile; davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; verilen karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu ara karar başlığında; davacının, davacı vekilinin ve davalı şirketin adresinin yazılmaması HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de; mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır.
HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir.
İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur" hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir.
İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Dava konusu icra takip dosyası ile dosyadaki belgeler incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 205.080,00 TL asıl alacak 2.157,55 TL gecikme faizi olmak üzere 207.237,55 TL tutarlı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, borç sebebinin 4 adet faturadan kaynaklı bakiye cari hesap/fatura alacağı olarak gösterildiği, ayrıca talep eden şirket tarafından davalı şirkete alacağa ilişkin gönderilen mail çıktısı, sözleşme, e-faturaların sunulduğu, Mahkemece GİB'ye yazılan müzekkereye gelen 22/11/2024 tarihli cevabi yazıda davacı şirkete ait ........... formlarının da bulunduğu, davalı tarafça itiraza ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, az yukarıda anılan ilke ve açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen e-faturalar, cari hesap maili, .......... formlarına göre faturalardan kalan bakiye cari hesap alacağı nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olması açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davacının ihtiyati haciz talebinin takip konusu alacağın yüzde onbeşi (%15) oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2, K. 2025/26, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama