KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/383
- Karar no
- 2025/426
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2024
- Numarası
- ............. Değişik İş - ............ Karar
- Talep eden
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf
- —
- Karşı taraf
- —
- Karşı taraf
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz / İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 26/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 02/05/2025
Karar Metni
1.669 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen değişik iş kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A) TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili 26/12/2024 müvekkili .............'nin paydaşı olduğunu, müvekkili ile kat malikleri arasında .......... parselde bulunan taşınmaza ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin maddi sıkıntıları sebebiyle müvekkili ile ................. arasında 15/09/2021 tarihinde anılı sözleşmede şirket adına bırakılacak olan taşınmazların %60'ının ..............'na %40'ının ise .............'e bırakılacağının kararlaştırıldığını, daha sonra .............. .............. Müdürlüğüne getirildiğini, tarafların anlaşma kapsamında inşaatın yapımına devam ettiklerini, ancak henüz inşaat tamamlanmadan ...................'nun anılı parselde yapılan inşaat kapsamında şirkete bırakılmış olan taşınmazları müvekkilinin bilgisi olmadan
muvazaalı olarak devrettiğini, taraflarınca yapılan araştırmada, 2 nolu bağımsız bölümün 20/08/2024 tarihinde 670.000 TL bedelle ..........'e, ............'in de 27/08/2024 tarihinde 680.000 TL bedelle .................'e. 13 nolu bağımsız bölümün 15/03/2024 tarihinde 825.000 TL bedelle ..........'a. 14 nolu bağımsız bölümün 26/03/2024 tarihinde 770.000 TL bedelle ...........'a. 15 nolu bağımsız bölümün 23/09/2024 tarihinde 1.600.000 TL bedelle ............'e.
16 nolu bağımsız bölümün 23/09/2024 tarihinde 1.450.000 TL bedelle ...........'e. 17 nolu bağımsız bölümün 20/08/2024 tarihinde 550.000 TL bedelle ..............'e, 28/08/2024 tarihinde de ............. tarafından 560.000 TL bedelle ..........'e , ........... tarafından da 13/12/2024 tarihinde 320.000 TL bedelle ............. na satıldığı,
yapılan devir işlemlerine bakıldığında taşınmazların piyasa değerlerinin yaklaşık 1/10 değerine satıldığının görülmekte olduğunu, şirket ...........'nun taşınmazları şirkete zarar vermek adına piyasa bedelinin 1/10'una muvazaalı olarak devredildiğini, kaldı ki bu satışlar neticesinde şirket hesabına alıcılar tarafından herhangibir ödeme yapılmadığını, satışların muzvaalı olarak yapıldığını, tüm bu hususlar göz önüne alındığında, taraflarınca muvazaaya dayalı tapu iptal tescil ve şirket müdürünün şirketi zarara uğratmasından mütevellit tazminat davası açılacağını,
bu duruda zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunduğundan ve arabuluculuk sürecinde taşınmazların iyiniyetli üçüncü kişilere satılmasının tazmini mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını ileri sürerek, dava konusu ............ nolu bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlar ile banka hesapları üzerine ihtiyati tedbr konulmasını, şirketin zarara uğratılması nedeniyle şirket müdürü ..........'na yöneltilecek tazminat davası açılacağından .............. uhdesinde bulunan taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
............. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2024 tarih ve E............ D.iş, K............ sayılı kararı ile;
'Talep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.'' şeklinde tarif edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 389.madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtilmiştir. Bu bakımdan İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).
İhtiyati haciz ise; ''İcra İflas Kanunu 257. maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.(1) Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; (1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder" şeklindedir.
6100 sayılı HMK 390/1 maddesi uyarınca; ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.
Dosya incelendiğinde tedbir talep edilen taşınmazların ............. ilçesinde oldukları, alıcıların tacir olduklarının dosya kapsamından anlaşılamadığı ve dava dilekçesinde muvaazadan bahsedilmekle açılacak olası tapu iptali ve tescil davasında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu ve ayrıca taşınmazların aynına ilişkin davalarda HMK 12/1 maddesi uyarınca kesin yetki söz konusu olduğundan mahkememizin olası bir tapu iptal ve tescil davasında görevli olmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan talep dilekçesinde şirket müdürü olduğu belirtilen ..............' na şirketi zarara uğratmasından dolayı tazminat davası açılacağı belirtilmektedir.Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere şirket merkezi .............' dir. Açılacak olası bir tazminat davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmakla birlikte, HMK 14/2 maddesi uyarınca kesin yetki söz konusu olduğundan mahkememizin olası sorumluluk davasında yetkili olmadığı değerlendirilmiştir.
Tapu iptali ve tescil yönünden Mahkememizin görevli olmadığı, tarafların tacir olduklarının dosya kapsamından anlaşılamadığı, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kaldı ki taşınmazların ............ ilçesinde bulunduklarının anlaşıldığı, müdürün sorumluluğu bakımından ise sunulu evraklardan şirket merkezinin ........... olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz/ tedbir taleplerinin görev ve kesin yetki yönünden reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile, "Talep edenin ihtiyati haciz isteminin görevsiz ve yetkisiz mahkemeden istemde bulunması nedeniyle usulden reddine; talep hakkında ........... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
C) İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı, geçici hukuki koruma tedbirinde bulunan taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; talep dilekçesindeki iddialarını yinelemiş ve yapılan işlemlerin ticari nitelikte bulunduğunu, limited şirket müdürü bulunan ............'nun şirketi zarara uğratmak maksadıyla taşınmazları şirket adına kayıtlıyken muvazaalı şekilde diğer davalılara devrettiğinin açık olduğunu, bu kapsamda; yetki ve görev yönünden ........... Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğunu, tedbir taleplerimizin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
D) DELİLLER
............. Asliye Ticaret Mahkemesinin ............ Değişik iş sayılı dosyası kapsamı.
E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkeme, ".., ihtiyati haciz/ tedbir taleplerinin görev ve kesin yetki yönünden reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile, "Talep edenin ihtiyati haciz isteminin görevsiz ve yetkisiz mahkemeden istemde bulunması nedeniyle usulden reddine; talep hakkında ............. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesinin inceleme konusu karar başlığında, ihtiyati haciz talep eden vekilinin adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, belirtilen eksikliklerin her zaman mahal mahkemesince düzeltilmesi mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususları bu aşamada eleştirmekle yetinmiştir.
İhtiyati haciz de, ihtiyati tedbir gibi geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Bu nedenle ihtiyati haciz ile ilgili olarak hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine aykırı düşmedikçe HMK’nin 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin kanun maddelerinin kıyas yoluyla uygulanması gerekir.
HMK'nin 390/1.maddesi "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." hükmünü içermektedir.
TTK'nin 644/1-a. Maddesi atfıyla limited şirketlerde müdürlere karşı açılacak sorumluluk davalarında görev ve yetkiyi düzenleyen TTK'nin 561. Maddesi, sorumlular aleyhine açılacak davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda TTK'nin 4/1-a maddesi hükmü uyarınca müdürlere karşı açılacak sorumluluk davaları mutlak ticari dava olup, bu davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi görevli ve yetkilidir.
Dosya kapsamına göre, ................ şirketinin şirket merkezinin ............ olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus inceleme konusu ara karar gerekçesinde de belirtilmiş, talepte bulunan istinafında aksini savunmamıştır. Buna göre, davacının davalı............... aleyhine açacağı, şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin tazminat konulu davada şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili ve görevli olacağından ve ihtiyati haciz talebinin esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenebileceğinden, ihtiyati haciz talebinin usûlden reddi gerektiğine dair ilk derece mahkemesi değerlendirmesi yerindedir. Talepte bulunanın bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.
Yine, HMK'nin "taşınmazın aynından doğan davalarda yetki" kenar başlıklı 12. maddesinde ''Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşımazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Talepte bulunanın ................. nolu bağımsız bölümlere ilişkin olmak üzere açacağını belirttiği tapu iptal tescil talepli taşınmazın aynına ilişkin davasında HMK'nin 12. Maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralı gereği ............. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açıktır.
Buna göre, ihtiyati tedbir talebi esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenebileceğinden, ihtiyati tedbir talebinin usûlden reddi gerektiğine dair ilk derece mahkemesi değerlendirmesi yerindedir.
Ne var ki, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde bu husus belirtilerek, talepte bulunanın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiği belirtilmiş ise de, hüküm kısmında yalnızca "talep edenin ihtiyati haciz isteminin görevsiz ve yetkisiz mahkemeden istemde bulunulması nedeniyle usûlden reddine" dair hüküm tesis edilmesi, talep edenin ihtiyati tedbir talebi ile ilgili değerlendirmeye hüküm bendinde yer verilmemesi Dairemizce kamu düzeni yönünden yapılan incelemede yerinde görülmemiş; talepte bulunanın istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmüştür.
Hâl böyle olunca, talepte bulunanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b.2. Maddesi uyarınca kaldırılmasına, yanılgı, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, talepte bulunanın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle talepte bulunanın ihtiyati haciz talebinin yetkisiz mahkemeden talepte bulunulması nedeniyle usûlden reddine; talepte bulunanın ihtiyati tedbir talebinin görevsiz ve yetkisiz mahkemeden talepte bulunulması nedeniyle usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
B) İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN
1-) İstinaf eden taraftan peşin olarak alınan istinaf karar ilam harcının talebi hâlinde iadesine, 2-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin taktiren üzerinde bırakılmasına, 3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Kararın ilk derece mahkemesinde taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalı
Üye e-imzalı
Üye e-imzalı
Katip e-imzalı
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/383, K. 2025/426, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama