2872 sayılı Çevre Kanunu m.20: Çevreyi kirletme/zararlı atık yönetimi ihlâlleri için idari para cezaları.
İhlal Türleri
- Hava kirliliği (sanayi)
- Su kirliliği (atık su deşarjı)
- Toprak kirliliği (kimyasal döküntü)
- Gürültü kirliliği
- Atık yönetimi ihlâli
- Tehlikeli kimyasal kullanımı
Yaptırımlar
- İdari para cezası (yıllık güncel)
- Faaliyet durdurma
- Tesisin kapatılması
- Cezai sorumluluk (TCK m.181 — çevreyi kirletme)
TCK m.181-184 Çevreye Karşı Suçlar
- m.181: Çevreyi kasten kirletme — 6 ay-2 yıl hapis
- m.182: Çevreyi taksirle kirletme — adli para cezası
- m.183: Gürültüye neden olma — 2 ay-2 yıl
- m.184: İmar kirliliğine neden olma — 1-5 yıl
Tedbirler
- İhtiyati tedbir (faaliyet durdurma)
- Mühürleme
- Eski hâle iade
İtiraz
- 30 gün içinde sulh ceza hakimliği
- Veya idare mahkemesi (yıllık güncel parasal sınır üstü)
Danıştay 14. Daire
14. Daire, çevre cezalarının "orantılı" olması gerektiğini, küçük ihlâllerde de cezanın makul olması gerektiğini benimsemektedir.
Kapsam notu: Yukarıdaki değerlendirme, belirli bir karara atıf yapmak yerine uygulamada yerleşik hâle gelmiş genel yaklaşımı özetlemektedir; bu nedenle esas ve karar numarası verilmemiştir. Somut bir dosyada emsal karara dayanılacaksa, ilgili kararın esas ve karar numarasıyla Yargıtay Karar Arama üzerinden teyit edilmesi ve tam metninin incelenmesi gerekir. Her dosyanın olgu örgüsü farklı olduğundan kararların somut olaya uygulanışı dosyaya özgüdür.
Çevre Dernekleri
- Dava ehliyeti (idare mahkemesi)
- Halk adına dava açabilir
- İptal davası
- Tazminat davası
Çevre hukuku avukatı önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çevre cezasına nereye itiraz edilir? (En sık yapılan hata)
Burada kritik bir ayrım vardır: çevre idari para cezaları sulh ceza hâkimliğine değil, İDARE MAHKEMESİNE götürülür. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.25/2 uyarınca “İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.” Kabahatler Kanunu'ndaki on beş günlük sulh ceza yolu burada uygulanmaz — özel kanun kendi yargı yolunu ve süresini göstermiştir. Yanlış mercie başvuru süre kaybına yol açar.
Dava açmak cezanın tahsilini durdurur mu?
Hayır. Aynı fıkranın devamı açıktır: “Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz.” Bu nedenle tahsilin önlenmesi isteniyorsa, davayla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması gerekir (İYUK m.27). Talep edilmezse ceza tahsil edilmeye devam eder.
Cezayı kim verebilir?
2872 sayılı Kanun m.24 uyarınca idari yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir; bu yetki, Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır. Kararlar, Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında il müdürlerince verilir. İtirazda öncelikle kararı veren merciin yetkili olup olmadığı denetlenmelidir; yetkisiz merci tarafından verilen karar iptal sebebidir.
Ceza süreci nasıl işler, tutanak zorunlu mu?
Evet, zincir kanunda tanımlanmıştır. m.25/1 uyarınca idari yaptırım gerektiren fiillerle ilgili olarak yetkili denetleme elemanlarınca bir tutanak tanzim edilir; bu tutanak, denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idari yaptırım kararını vermeye yetkili mercie intikal ettirilir; bu merci tutanağı değerlendirerek kararı verir. Karar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre kararı veren merci tarafından ilgiliye tebliğ edilir. Tutanağın düzenlenme usulü, tebligatın geçerliliği ve kararın gerekçesi itiraz noktalarıdır.
Cezanın tahsili hangi usule tabidir?
m.25/3 uyarınca “İdarî para cezalarının tahsil usûlü hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.” Yani yargı yolu idare mahkemesi iken, tahsil usulü bakımından Kabahatler Kanunu'na atıf yapılmıştır. Bu iki hususun karıştırılmaması gerekir: dava 30 gün içinde idare mahkemesine, tahsil ise Kabahatler Kanunu (ve dolayısıyla 6183 sayılı Kanun) hükümlerine göre yürür.