İçeriğe geç
AC

1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu: Kambiyo Yükümlülükleri ve Yaptırım Riski

12 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 1567 sayılı Kanun, döviz ve kıymetli maden işlemleri ile sermaye hareketleri alanında Türkiye'nin temel çerçeve düzenlemesidir. Kanunun kendisi kısa olmakla birlikte, ona dayanılarak çıkarılan kararlar ve tebliğler günlük ticari hayatın çok geniş bir bölümünü etkiler. Bu rehber, kanunun işleyiş mantığını ve şirketler ile gerçek kişiler bakımından ortaya çıkan yaptırım riskini açıklar.

Çerçeve Kanun Mantığı: Asıl Kural İkincil Düzenlemede

1567 sayılı Kanun, döviz işlemlerine ilişkin yasak, sınırlama ve izin rejimini doğrudan ayrıntılandırmak yerine bu yetkiyi ikincil düzenlemelere bırakır. Bu nedenle bir işlemin hukuka uygun olup olmadığı çoğu zaman kanun metninden değil, yürürlükteki karar ve tebliğ hükümlerinden anlaşılır. Uygulamada en sık yapılan hata, yıllar önce öğrenilmiş bir kuralın hâlâ geçerli olduğunun varsayılmasıdır; bu alandaki düzenlemeler görece sık değişir.

Şirketler İçin Riskin Yoğunlaştığı Başlıklar

  • Sözleşme bedellerinin hangi para biriminden kararlaştırılabileceğine ilişkin sınırlamalar.
  • Yurt dışı kaynaklı ödeme ve tahsilatların yurda getirilme ve bankacılık sistemi üzerinden yürütülme yükümlülükleri.
  • İhracat ve ithalat işlemlerinde bedelin belgelendirilmesi ve süresinde hesaplara intikali.
  • Kıymetli maden ve sermaye hareketlerine ilişkin bildirim yükümlülükleri.

Yaptırım Nasıl İşler?

Kanuna aykırılık hâllerinde karşılaşılan başlıca sonuç idari para cezasıdır; bazı hâllerde işlemin konusu değerler bakımından ek sonuçlar da gündeme gelebilir. İdari yaptırım kararı tebliğ edildiğinde, karara karşı kanunda öngörülen başvuru yoluna süresinde gidilmesi belirleyicidir. Süre kaçırıldığında ceza kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir; bu noktadan sonra esasa ilişkin itirazların dinlenmesi mümkün olmaz.

Savunma Kurarken Dikkat Edilecekler

Bu tür dosyalarda savunmanın gücü, işlemin ticari gerçekliğini gösteren belgelerden gelir. Banka dekontları, sözleşmeler, gümrük belgeleri, yazışmalar ve muhasebe kayıtları arasındaki tutarlılık esastır. Belgeler arasında çelişki bulunduğunda, iyi niyetli bir işlem dahi izahı güç bir görünüm kazanabilir. Bu nedenle savunma, tek tek belgeleri sunmak yerine işlem zincirinin bütününü anlaşılır biçimde ortaya koyacak şekilde kurgulanmalıdır.

Şirket İçi Uyum İçin Pratik Öneriler

  1. Döviz cinsinden yapılan sözleşmeleri periyodik olarak gözden geçirin.
  2. Yurt dışı tahsilatlarında bedelin akışını belgeleyen bir dosya düzeni kurun.
  3. Mevzuat değişikliklerini takip edecek bir sorumlu belirleyin.
  4. Tereddütlü işlemlerde işlemi yapmadan önce yazılı görüş alın.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Kambiyo mevzuatına ilişkin değerlendirme işlemin tarihine ve o tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye göre yapılır; somut bir işlem veya tebliğ edilmiş bir yaptırım söz konusuysa hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla