1673 sayılı Karar, Göreme Vadisi ve çevresindeki alanın milli park olarak belirlenmesine ilişkin 30/10/1986 tarihli ve 86/11135 sayılı Bakanlar Kurulu Kararını yürürlükten kaldırmaktadır. Bu tür bir düzenleme, alanın korunmasına ilişkin idari statüyü değiştirdiği için bölgedeki taşınmaz sahiplerini, işletmecileri ve yatırım planlayanları doğrudan ilgilendirir.
Statünün Kalkması Ne Anlama Gelir
Milli park ilanı, bir alanı özel bir koruma ve planlama rejimine tabi kılar; bu rejim yürürlükten kaldırıldığında alan, kendiliğinden serbest yapılaşmaya açılmaz. Alanın hangi kurumun planlama yetkisine ve hangi koruma statüsüne tabi olduğu yeniden belirlenir. Dolayısıyla ilk yapılması gereken, taşınmazın hangi plan ve hangi koruma kararının kapsamında kaldığının güncel olarak tespit edilmesidir.
Koruma Tamamen Sona Erer mi
Kapadokya bölgesinde bir taşınmaz, aynı anda birden fazla koruma statüsünün kapsamında olabilir. Kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tescil kayıtları, alan yönetimi kararları ve uluslararası miras listesinden kaynaklanan yükümlülükler, milli park statüsünden bağımsız olarak varlığını sürdürebilir. Bu nedenle statünün kalkmasını doğrudan bir inşaat veya kullanım serbestisi gibi yorumlamak, sonradan yıkım ve para cezasıyla karşılaşma riskini doğurur.
İşletmeciler ve İzin Süreçleri
- Önceki statüye dayanılarak alınmış izin, tahsis ve kiralama sözleşmelerinin hukuki dayanağı gözden geçirilmelidir.
- Devam eden başvurularda, dosyanın hangi mevzuat çerçevesinde sonuçlandırılacağı idareden yazılı olarak sorulmalıdır.
- Turizm faaliyeti yürütenler için tabela, kapasite ve tanıtım izinleri ayrıca değerlendirilir.
İptal Davası Düşünenler İçin Menfaat ve Zamanlama
Düzenleyici nitelikteki bu tür kararlara karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Burada iki kritik nokta vardır: davacının alanla arasında güncel ve kişisel bir menfaat ilişkisi bulunduğunu ortaya koyabilmesi ve dava açma süresinin Resmî Gazete'de yayım tarihinden itibaren işlemeye başladığının unutulmaması. Süre kaçırıldığında, kararın uygulanmasına yönelik bireysel işlemler beklenmek zorunda kalınır ve bu da hak arama sürecini uzatır.
Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir. Taşınmazın konumu, tapu kaydındaki şerhler ve yürürlükteki plan kararları her parselde farklı sonuç doğurabileceğinden, işlem yapmadan önce dosyaya özgü hukuki inceleme yaptırmak faydalı olacaktır.