1684 sayılı Kanun, umumi mahkemeler ile karar hâkimleri ve müstantikler ile umumi ve hususi kaza salahiyetini haiz makamlar arasında çıkan ihtilafın halli konusunu düzenlemektedir. Kanunun dili eski olsa da ele aldığı sorun bugün de günceldir: bir uyuşmazlığa hangi merciin bakacağı konusunda çıkan çekişme, esasa hiç girilmeden yılların kaybedilmesine yol açabilir.
Sorunun Özü: Kim Bakacak
Görev uyuşmazlığı, davanın tarafları arasındaki asıl anlaşmazlıktan bağımsız, tamamen usule ilişkin bir tıkanıklıktır. Bir merci kendisini görevli görürken diğeri de aynı iddiadaysa olumlu, her iki merci de kendisini görevsiz sayıyorsa olumsuz görev uyuşmazlığı doğar. Olumsuz uyuşmazlık, vatandaş açısından daha tehlikelidir; çünkü ortada esasa bakan bir merci kalmaz.
Başvurudan Önce Yargı Kolunu Doğru Belirlemek
- Uyuşmazlığın kaynağı bir idari işlem veya idari eylem mi, yoksa taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisi mi?
- Talep, bir işlemin iptali mi yoksa bir alacağın tahsili mi?
- Aynı olaydan hem ceza hem hukuk boyutu doğuyorsa, hangi dosyanın diğerinin sonucunu beklemesi gerekir?
- Özel bir kanun, uyuşmazlık için ayrı ve özel bir merci öngörmüş müdür?
Görevsizlik Kararı Sonrası Süre Riski
Uygulamada en çok hak kaybı, görevsizlik kararından sonra yaşanır. Dosyanın görevli mercie gönderilmesi çoğu zaman kendiliğinden gerçekleşmez; ilgili tarafın kanunda öngörülen süre içinde talepte bulunması gerekir. Bu süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılabilir ve arada zamanaşımı ya da hak düşürücü süre dolmuş olabilir. Bu nedenle görevsizlik kararının tebliğ tarihi, dosyadaki en kritik tarihlerden biri olarak takvime işlenmelidir.
Uyuşmazlık Çözülene Kadar Ne Yapılmalı
Merci tartışması sürerken zamanaşımını kesecek veya hakkı koruyacak tedbirler ihmal edilmemelidir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, delil tespiti başvuruları ve karşı tarafa çekilecek ihtarnameler, esas hakkındaki tıkanıklık giderilene kadar hukuki durumu korumaya yarar.
Bu açıklamalar genel usul bilgisi vermek içindir. Dosyanızda görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmişse, süreleri kaçırmamak adına kararın tebliğinden sonra vakit geçirmeden hukuki destek almanız önerilir.