Reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarına ilişkin duyurular, ilk bakışta yalnızca bankacılık işlemlerini ilgilendiriyor gibi görünür. Oysa bu oranlar, ticari alacak davalarında talep edilecek temerrüt faizinin ve şirket bilançolarındaki reeskont hesaplamalarının doğrudan girdisidir. Bu rehber, oranın hukuki uyuşmazlıklarda nasıl kullanıldığına odaklanır.
İki Farklı Oran, İki Farklı Kullanım
Reeskont oranı ile avans oranı aynı şey değildir ve karıştırılmaları hesap hatasına yol açar. Uygulamada ticari işlerde temerrüt faizi bakımından avans oranına yapılan atıf öne çıkar. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi için özel bir çerçeve öngörür; hangi oranın hangi ilişkiye uygulanacağı bu çerçeveye göre belirlenir.
Faiz Türünü Doğru Seçmek
- Alacak ticari mi, adi mi? Bu ayrım oranı doğrudan değiştirir.
- Sözleşmede kararlaştırılmış bir faiz oranı var mı? Varsa kural olarak sözleşme oranı esas alınır.
- Yabancı para alacaklarında uygulanacak faiz, Türk lirası alacaklardan farklı esaslara tabidir.
- Faizin başlangıç tarihi temerrüt anına bağlıdır; ihtarname tarihi bu nedenle kritik bir veridir.
Dava Dilekçesinde Faiz Talebi
Dilekçede faiz talebinin eksik yazılması, sonradan telafisi güç bir kayıp doğurur. Talep bölümünde şu üç unsurun açıkça yer alması gerekir: faizin türü, başlangıç tarihi ve işleyeceği dönem. Yalnızca faiziyle birlikte ifadesinin kullanılması, faiz türü konusunda tereddüt doğurabilir. Islah yoluyla düzeltme her zaman mümkün olmayabileceğinden, talep baştan net kurulmalıdır.
Oranın Dönemsel Değişimi ve Hesap
Oranlar zaman içinde değiştiği için, uzun süreli alacaklarda faiz tek bir oran üzerinden hesaplanmaz; her dönem için o dönemde yürürlükte olan oran uygulanır. Bilirkişi raporlarında en sık rastlanan hata, tüm dönemin son yayımlanan oran üzerinden hesaplanmasıdır. Rapor eline geçen taraf, dönem tablosunu satır satır kontrol etmeli ve itirazını hangi döneme, hangi oranla ilişkin olduğunu göstererek yazmalıdır.
Muhasebe Tarafındaki Yansıma
Vadeli alacak ve borçların değerlemesinde kullanılan reeskont uygulaması, dönem kârını doğrudan etkiler. Vergi incelemelerinde reeskont hesaplamasının hangi orana ve hangi vade bilgisine dayandığı sorulur. Bu nedenle hesaplamanın dayanağı olan senet ve fatura vade bilgilerinin izlenebilir biçimde arşivlenmesi gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; alacağınızın niteliği, sözleşme hükümleri ve temerrüt tarihi sonucu değiştirebileceğinden, hesaplama yapılmadan önce dosyanızın ayrıca incelenmesi önerilir.