İçeriğe geç
AC

Giresun Yayla Turizm Merkezi İlanına İlişkin 2034 Sayılı Karar: Mera, Orman ve Kullanım Hakları

13 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 3 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Bulancak Adatepe ve Güce alanlarının yayla turizm merkezi olarak tespit ve ilan edilmesine dair 2034 sayılı Karar, yayla alanlarının turizm amaçlı kullanıma açılmasına ilişkin bir düzenlemedir. Yayla bölgelerinin hukuki yapısı, çoğu yerleşim yerinden daha karmaşıktır: aynı alanda mera vasfı, orman sınırı, kadastro dışı yerler ve fiili kullanıma dayalı yapılaşma bir arada bulunabilir. Bu nedenle turizm merkezi ilanı, mevcut kullanıcılar için hem fırsat hem de belirsizlik doğurur.

Alanın Hukuki Vasfı Neden Belirleyici

Bir yayla alanında turizm amaçlı tahsis yapılabilmesi için öncelikle taşınmazın vasfının buna elverişli olması gerekir. Mera olarak sınırlandırılmış bir alanın turizm kullanımına açılması, mera vasfının değiştirilmesine ilişkin ayrı bir usulü gerektirir. Orman sınırları içinde kalan kesimlerde ise orman mevzuatına göre izin süreci işler. Dolayısıyla turizm merkezi ilanı tek başına yapılaşma hakkı doğurmaz; her parselin kendi vasfı üzerinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Mevcut Yayla Evleri ve Fiili Kullanım

Yaylalarda çok uzun süredir kullanılan yapıların önemli bir bölümü tapuya bağlanmamıştır. İlan sonrasında bu yapıların durumu, alanın planlanmasıyla birlikte netleşir. Kullanıcılar bakımından öne çıkan başlıklar şunlardır:

  • Yapının bulunduğu yerin kadastro çalışmalarına konu olup olmadığı
  • Zilyetliğe dayalı bir hak iddiasının koşullarının bulunup bulunmadığı
  • Yapının plan kararlarıyla korunup korunmadığı ya da yıkım kapsamına girip girmediği
  • Mera kullanım hakkı olan köy tüzel kişiliği ve hak sahiplerinin durumu
  • Elektrik, su ve yol gibi altyapı bağlantılarının yeni planla değişip değişmeyeceği

Yatırım Amaçlı Tahsis Süreci

Turizm merkezi ilan edilen alanlarda yatırımcıya yapılacak tahsisler, plan kararlarına ve belirlenen kullanım koşullarına bağlıdır. Tahsis talebinde bulunmadan önce alanın planlama durumunun, koruma statüsünün ve altyapı kapasitesinin incelenmesi gerekir. Doğal sit, korunan alan veya su havzası koruma alanı gibi ek statüler bulunması halinde, turizm merkezi ilanı bu kısıtları ortadan kaldırmaz; iki rejim birlikte uygulanır.

Çevresel ve Katılım Boyutu

Yayla alanlarındaki turizm yatırımları, doğal yapı ve yerel yaşam düzeni üzerinde etkili olduğundan, planlama sürecine ilgililerin katılımı önemli bir denetim aracıdır. Askı sürecinde yapılan itirazlar, köy tüzel kişiliklerinin ve alanı kullanan hak sahiplerinin görüşleri dosyaya girmediğinde, sonraki aşamada yalnızca yargısal denetim kalır. Bu nedenle itirazın plan aşamasında yazılı olarak yapılması, hem idari hem yargısal süreçte kayıt oluşturur.

Uyuşmazlık Çıkarsa Hangi Yargı Kolu

Plan ve tahsis işlemleri idari yargıda, mülkiyet ve zilyetliğe dayalı tespit talepleri ise adli yargıda görülür. Aynı olayda her iki yolun birlikte gündeme gelmesi sık rastlanan bir durumdur ve talebin doğru mercie yöneltilmemesi ciddi zaman kaybına yol açar.

Buradaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Yayla alanlarında her parselin vasfı ve kayıt durumu farklı olduğundan, harekete geçmeden önce tapu ve kadastro kayıtlarıyla birlikte hukuki inceleme yaptırılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla