Üniversite bünyesindeki uygulama ve araştırma merkezleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ilgili hükümlerine dayanılarak kurulur ve faaliyet çerçevesi Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle belirlenir. Kadın ve aile çalışmaları alanında kurulan bir merkez, akademik araştırma yürütmenin yanında eğitim, danışmanlık ve proje faaliyetleri yürüttüğü için hem idare hukuku hem de kişisel veri hukuku bakımından dikkat gerektirir.
Merkez Organlarının Yetki Sınırı
Bu yönetmelikler tipik olarak müdür, yönetim kurulu ve danışma kurulu şeklinde bir organ yapısı kurar. Hukuki tartışmaların büyük bölümü, bir organın diğerinin yetki alanına giren bir konuda karar almasından doğar. Yetki, idari işlemin en katı unsurudur; yetkisiz organca alınan karar, içeriği ne kadar isabetli olursa olsun sakat sayılır. Bu nedenle merkez kararlarında öncelikle şu sorular yanıtlanmalıdır:
- Karar, yönetmelikte o organa açıkça verilmiş bir görev midir?
- Toplantı ve karar yeter sayıları tutanakta gösterilmiş midir?
- Rektörlük onayı gereken bir konu, onay alınmadan uygulamaya konulmuş mudur?
Alan Araştırmasında Kişisel Veri Riski
Kadın ve aile alanındaki saha çalışmaları, çoğu zaman şiddet mağduriyeti, sağlık durumu veya aile içi ilişkilere dair bilgiler içerir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, sağlık ve cinsel hayat gibi verileri özel nitelikli kişisel veri olarak ayrı bir korumaya tabi tutar ve bu verilerin işlenmesini daha dar koşullara bağlar. Merkez tarafından yürütülen anket ve görüşmelerde;
- aydınlatma yükümlülüğünün araştırmaya başlamadan önce yerine getirilmesi,
- açık rızanın özgür iradeyle, belirli bir konuya ilişkin ve bilgilendirmeye dayalı biçimde alınması,
- verilerin mümkün olan en erken aşamada anonim hale getirilmesi,
- saklama ve imha politikasının merkez düzeyinde yazılı hale getirilmesi
gerekir. Rıza metninin, katılımcının hizmet almasının koşulu haline getirilmesi, rızanın geçerliliğini tartışmalı kılar.
Etik Kurul Onayı Olmadan Yürütülen Çalışmanın Akıbeti
İnsan katılımcı içeren araştırmalarda etik kurul onayının çalışma başlamadan önce alınması gerekir. Sonradan alınan onay, geçmişe etkili biçimde eksikliği gidermez; toplanan verinin yayımlanamaması ve proje desteğinin iadesi gibi sonuçlar doğabilir. Bu, merkez yönetimi bakımından disiplin sorumluluğunu da gündeme getirebilecek bir eksikliktir.
Merkez Kararına Karşı Başvuru Yolu
Merkez organlarının kararları idari işlem niteliğindedir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem söz konusu ise, üniversite içindeki üst makama başvuru yolu kullanılabileceği gibi doğrudan idari yargıda iptal davası da açılabilir. Burada en sık düşülen hata, henüz kesinleşmemiş bir hazırlık işlemine karşı dava açılmasıdır; bu durumda dava, kesin ve yürütülebilir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilebilir ve arada asıl işlemin süresi tükenebilir.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme sunar. Merkez faaliyetlerine, proje sözleşmesine veya veri işleme süreçlerine ilişkin somut bir uyuşmazlıkta, ilgili yönetmeliğin güncel metni ve üniversitenin iç düzenlemeleriyle birlikte hukuki değerlendirme yapılması gerekir.