İçeriğe geç
AC

3646 Sayılı Kanun: TİGEM Adına Tescil Edilecek Taşınmazlar ve Zilyetlik İddiaları

14 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

3646 sayılı Kanun, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü adına tescil edilecek taşınmaz malları konu alır. Kanun, geniş tarımsal arazilerin kamu tüzel kişiliği adına kayda geçirilmesini sağlarken, aynı arazilerde uzun yıllardır fiilen tarım yapan kişilerin iddialarıyla çatışabilir. Bu nedenle konu, kadastro hukuku ile idare hukukunun kesiştiği tartışmalı bir alandır.

Tescilin Anlamı ve Sonucu

Tescil, mülkiyetin resmî sicile geçirilmesidir. Kanuna dayanılarak yapılan tescilden sonra taşınmaz, kural olarak kamu tüzel kişisinin malvarlığında sayılır. Bu aşamadan sonra hak iddia eden kişinin izleyeceği yol, tapu kaydına dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebini gündeme getirmektir; fiilî kullanıma devam etmek tek başına bir hak doğurmaz, aksine ecrimisil ve müdahalenin men'i talepleriyle karşılaşma riskini artırır.

Zilyetliğe Dayalı İddialarda İspat Yükü

Uzun süreli kullanım iddiasında bulunan tarafın anlatması gereken üç şey vardır: kullanımın ne zaman başladığı, kesintisiz sürüp sürmediği ve malik sıfatıyla yapılıp yapılmadığı. Kira, ortakçılık veya izinle kullanım hallerinde malik sıfatı bulunmadığından, sürenin uzunluğu tek başına sonuç doğurmaz. Ayrıca kanunun kamu malı niteliğine ilişkin sınırlamaları, zilyetlikle kazanmayı büyük ölçüde daraltır.

Dosyayı Güçlendiren Belgeler

  • Kadastro tutanakları ve tespit sırasında yapılan itirazların kayıtları.
  • Tarımsal destekleme başvuruları, çiftçi kayıt sistemi belgeleri ve üretim kayıtları.
  • Vergi ve harç ödemelerine ilişkin makbuzlar.
  • Hava fotoğrafları ve eski haritalar üzerinden yapılan kullanım tespiti.
  • Komşu parsel maliklerinin beyanları ve keşif sırasındaki yerel bilirkişi anlatımları.

Sık Yapılan Usul Hataları

Bu tür dosyalarda kaybedilen davaların önemli bölümü esastan değil, usulden kaynaklanır. Kadastro tespitine karşı öngörülen süre içinde itiraz edilmemesi, tespitin kesinleşmesine yol açar. Husumetin yalnızca Hazine'ye veya yalnızca ilgili genel müdürlüğe yöneltilmesi, taraf teşkilinde eksiklik doğurabilir. Ayrıca parselin tamamı yerine fiilen kullanılan kısım için terditli talep kurulmaması, kısmi kabul ihtimalini ortadan kaldırır.

Başlamadan Önce Yapılacaklar

  1. Taşınmazın tapu kaydını ve tescile dayanak yazışmaları temin edin.
  2. Kadastro tespit tarihini ve tespitin kesinleşip kesinleşmediğini öğrenin.
  3. Kullanımın başlangıcını gösteren en eski belgeyi bulun; ispat zinciri bu tarihten kurulur.
  4. Talebin tapu iptali mi, tazminat mı yoksa kullanım hakkına ilişkin mi olduğuna karar verin.

Arazi uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen çoğu zaman anlatım değil, tarih sırasına dizilmiş belgelerdir. Böyle bir talebiniz varsa, dava açmadan önce kadastro ve tapu evrakının bütünüyle incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla