Akredite kuruluşlar bakımından akreditasyon yalnızca teknik bir yeterlilik belgesi değil, aynı zamanda süreklilik arz eden mali yükümlülük doğuran bir statüdür. Türk Akreditasyon Kurumunca uygulanacak akreditasyon kullanım ücreti/payına dair Tebliğ (TÜRKAK: 2021/1), bu yükümlülüğün hesaplanmasına, beyanına ve tahsiline ilişkin çerçeveyi belirler.
Yükümlülüğün Muhatabı Kim?
Kullanım ücreti/payı, akreditasyon kapsamındaki faaliyetlerden gelir elde eden akredite uygunluk değerlendirme kuruluşlarını ilgilendirir. Burada kritik soru şudur: kuruluşun hangi cirosu akreditasyon kapsamındadır? Akredite kapsam dışındaki hizmetlerden doğan gelirin matraha dâhil edilmesi ya da tersine kapsam içi gelirin eksik beyanı, sonradan yapılan incelemede fark tahakkukuna yol açar.
Beyan Dönemi ve Ödeme Disiplini
Tebliğ, dönemsel bildirim ve ödeme esasına dayanır. Uygulamada en sık karşılaşılan aksaklıklar:
- Beyanın Kurumca istenen formata uygun düzenlenmemesi
- Muhasebe kayıtlarıyla beyan arasında mutabakat kurulmaması
- Ödemenin yapıldığı ancak ilişkilendirme bilgisinin eksik olması nedeniyle borcun açık görünmesi
- Kapsam genişletme sonrası yeni faaliyetin beyana yansıtılmaması
Tahakkuka Karşı Ne Yapılabilir?
Kuruluşa tebliğ edilen ücret/pay tahakkuku, kamu kurumu niteliğindeki TÜRKAK tarafından tesis edilen bir idari işlemdir. Buna karşı iki yol izlenebilir: Kuruma yazılı olarak düzeltme/itiraz başvurusu yapmak veya doğrudan idari yargıda iptal davası açmak. Başvuru yolunun tercih edilmesi dava hakkını ortadan kaldırmaz; ancak 2577 sayılı Kanun'daki süre kurallarının doğru uygulanması şarttır. Başvuruya cevap verilmemesi hâlinde zımni ret sonucunun ne zaman doğduğu ve dava süresinin kalan kısmının nasıl işlediği ayrıca hesaplanmalıdır.
İtirazı Güçlendiren Belgeler
- Akreditasyon sertifikası ve kapsam ekinin ilgili döneme ait hâli
- Dönem gelirlerinin kapsam içi/kapsam dışı ayrımını gösteren mali tablo dökümü
- Kuruma yapılan beyanların tarih ve referans numaraları
- Ödeme dekontları ve varsa mahsup yazışmaları
Akreditasyonun Askıya Alınması Riski
Mali yükümlülüğün yerine getirilmemesi, kuruluşun akreditasyon statüsünü etkileyebilecek bir gerekçeye dönüşebilir. Statüye ilişkin kararların ticari sonuçları (ihale yeterliliği, sözleşmelerin ifası) doğrudan olduğundan, itiraz süreci yürütülürken kesinleşmiş borç kısmının ödenmesi ile ihtilaflı kısmın ayrıştırılması pratik bir yaklaşımdır.
Bu içerik genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Tahakkuk tutarı, dönemi ve dayanağı her kuruluş için farklılaştığından; itiraz veya dava kararı öncesinde tebliğ evrakı ve mali kayıtlar üzerinden ayrı bir değerlendirme yapılması yerinde olur.