Yeşil varlık oranı, bir bankanın toplam varlıkları içinde çevresel açıdan sürdürülebilir sayılan faaliyetlere ait olan kısmın payını gösteren bir ölçüttür. Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ, bu oranın nasıl hesaplanacağını ve raporlanacağını düzenler. Aşağıda konu, uyum ve sorumluluk perspektifiyle ele alınmıştır.
Hesaplamanın Zayıf Halkası: Müşteri Verisi
Oranın doğruluğu, kredi müşterisinin faaliyetine ilişkin verinin doğruluğuna bağlıdır. Banka, kendisine sunulan beyan ve belgeleri esas alır; bu belgelerin gerçeği yansıtmaması hâlinde raporlanan oran da hatalı olur. Bu nedenle kredi sözleşmelerine, müşterinin sürdürülebilirlik verilerini doğru ve güncel sunma taahhüdü ile bu taahhüde aykırılığın sonuçlarını düzenleyen hükümler eklenmesi pratik bir korumadır.
Uyum Programında Kurulması Gereken Yapı
- Sınıflandırma kriterlerinin kredi tahsis sürecine gömülmesi
- Veri kaynaklarının ve varsayımların yazılı olarak izlenebilir kılınması
- İç kontrol ve iç denetim birimlerinin hesaplamayı periyodik test etmesi
- Bağımsız güvence alınacaksa kapsamının önceden tanımlanması
- Kamuya açıklanan metinlerin hukuk biriminden geçmesi
Yeşil Aklama İddiasının Hukuki Boyutu
Gerçekte karşılığı olmayan çevresel iddialar, yalnızca itibar sorunu değildir. Tüketiciye veya yatırımcıya yönelik yanıltıcı beyan; tüketicinin korunması mevzuatı, haksız rekabete ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve sermaye piyasası düzenlemeleri bakımından sonuç doğurabilir. "Yeşil" nitelemesinin dayanağı sorulduğunda gösterilebilecek bir yöntem notunun bulunması, savunmanın temelini oluşturur.
Raporlamada Sık Görülen Üç Hata
- Payda tanımının dönemler arasında değiştirilip bunun açıklanmaması, karşılaştırılabilirliği bozar.
- Kısmen uygun faaliyetlerin tamamının yeşil sayılması, oranı yapay biçimde yükseltir.
- Geriye dönük düzeltmelerin ayrıca gösterilmemesi, denetimde tutarsızlık olarak okunur.
Yaptırım ve İtiraz
Raporlama yükümlülüğüne aykırılık tespit edilirse idari yaptırım uygulanabilir. Bu kararlara karşı idari yargı yolu açıktır ve süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Savunma hazırlığında, hesaplamanın hangi tarihte hangi veri setiyle yapıldığını gösteren kayıtlar belirleyici olur; bu nedenle sürüm kontrollü kayıt tutulması önerilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Sürdürülebilirlik raporlaması hızla gelişen bir alan olduğundan, kurumunuzun uygulamasını yürürlükteki tebliğ metni ve denetim beklentileriyle birlikte değerlendirmek gerekir.