İçeriğe geç
AC

Şehir İçi Raylı Sistem Projelerinin Bakanlıkça Üstlenilmesi ve Devri: Taraflar İçin Riskler

21 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

9641 sayılı Karar, şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca üstlenilmesi, devralınması ve tamamlanmasını müteakip devri ile ilgili şartların belirlenmesine ilişkin kararda değişiklik yapılmasını konu alır. Bu düzenleme, belediyeler ile Bakanlık arasındaki yetki ve mali ilişkinin çerçevesini çizdiği için, projeye taraf olan tüm aktörleri ilgilendirir.

Üstlenme, Devralma ve Devir: Üç Ayrı Aşama

Sürecin doğru okunması için üç kavramın ayrılması gerekir. Üstlenme, henüz yapımına başlanmamış veya devam eden bir projenin Bakanlıkça yürütülmeye başlanmasıdır. Devralma, mevcut sözleşmeler ve varlıklarla birlikte projenin Bakanlığa geçmesini ifade eder. Devir ise proje tamamlandıktan sonra işletmenin ilgili belediyeye geri verilmesidir. Her aşamada tarafların hak ve borçları farklıdır.

Yüklenici Sözleşmelerinin Akıbeti

Devralma hâlinde yüklenici açısından kritik sorular şunlardır:

  • Mevcut sözleşme aynı şartlarla mı devam edecek, yoksa yeni bir sözleşme mi kurulacak?
  • Devir tarihinden önce doğmuş hak edişlerin muhatabı kim olacak?
  • Teminat mektupları ve sigorta poliçeleri kimin lehine devam edecek?
  • Devir nedeniyle oluşan duraklama süresi, iş süresinin hesabında dikkate alınacak mı?

Bu başlıkların devir protokolünde açıkça düzenlenmemesi, sonraki aşamada uzun süren uyuşmazlıkların ana kaynağıdır.

Belediye ile Bakanlık Arasındaki Mali Paylaşım

Bu tür projelerde harcamaların hangi oranda merkezi bütçeden, hangi oranda belediye kaynağından karşılanacağı ve devir sırasında belediyenin üstleneceği borç tutarı belirlenir. Karara yapılan değişiklikler çoğunlukla bu mali dengeye ilişkindir. Belediye açısından, devralınacak yükümlülüğün gelecekteki bütçe planlamasına etkisinin önceden hesaplanması gerekir.

Hak Ediş ve Süre Uzatımı Uyuşmazlıkları

Uygulamada en sık görülen tartışmalar, iş programındaki gecikmenin hangi tarafa yükleneceği, fiyat farkı hesabının hangi esasa göre yapılacağı ve idarece verilen talimatların ek iş sayılıp sayılmayacağıdır. Bu tartışmalarda belirleyici olan, saha kayıtlarının ve yazışmaların düzenli tutulmasıdır. Şantiye günlük raporları, tutanaklar ve resmî yazılar sonradan üretilemeyeceğinden, süreç boyunca eksiksiz arşivlenmelidir.

Taraflar İçin Öneriler

  1. Devir protokolünde borç, alacak ve teminat devrini kalem kalem düzenleyin.
  2. Devir tarihini bir kesit tarihi olarak belirleyip o güne kadarki durumu tespit ettirin.
  3. İşletme aşamasındaki bakım yükümlülüğünün kimde olacağını yazılı hâle getirin.
  4. Uyuşmazlık çözüm yolunu ve yetkili mercii sözleşmede açıkça gösterin.

Bu içerik genel çerçeveyi aktarmak üzere hazırlanmıştır; altyapı projelerinde sözleşme metinleri ve protokoller dosyaya özgü sonuçlar doğurduğundan, işlem yapmadan önce ihale ve inşaat hukuku alanında çalışan bir hukukçuyla değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla