Sosyal medya, e-posta veya kurumsal panel hesabının üçüncü bir kişinin denetimine geçmesi mağdur için aynı anda iki ayrı sorun doğurur: hesabın geri alınması ve failin sorumluluğunun tespiti. Bu iki hedefin muhatabı aynı değildir. Platforma yapılan destek başvurusu teknik bir taleptir; ceza soruşturması ise savcılığın, içeriğin kaldırılması ise hâkimliğin işidir. Karıştırıldığında hem gün kaybedilir hem de en kırılgan unsur olan dijital iz silinir.
Platform başvurusu neyi çözer, neyi çözmez
Hizmet sağlayıcıya yapılan kurtarma başvurusu erişimi yeniden sağlayabilir; ancak faili belirlemez, zararı karşılamaz ve tek başına hukuki bir talep sayılmaz. Daha da önemlisi, hesap kurtarıldığında platform çoğu kez oturum geçmişini sıfırlar. Bu nedenle kurtarma talebinden önce ekran görüntüleri, bildirim e-postaları ve giriş uyarıları dışa aktarılmalıdır.
Şikâyet hangi savcılığa verilir
Bilişim sistemine hukuka aykırı girme ve sistemdeki verilere müdahale fiilleri TCK 243-245 kapsamında değerlendirilir. Ceza yargısında yetki kural olarak suçun işlendiği yere bağlıdır; ancak faili ve fiilin gerçekleştiği yeri bilmeyen mağdurun bulunduğu yer cumhuriyet başsavcılığına dilekçe vermesi mümkündür, dosya gerekiyorsa yetkili yere gönderilir. Uygulamadaki hata, mağdurun aylarca doğru adresi aramak için beklemesidir; oysa bekleme süresi doğrudan log ömrünü tüketir.
İçerik ve erişim boyutu
Ele geçirilen hesap üzerinden paylaşım yapıldıysa 5651 sayılı Kanun çerçevesinde içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi talep edilebilir. Bu talep sulh ceza hâkimliğine yöneltilir ve ceza şikâyetinden bağımsız yürür. İki yolu tek dilekçede birleştirmeye çalışmak, talebin görev yönünden reddine yol açabilir.
Delil eksikliğinin somut kaynakları
- Oturum ve IP kayıtlarının platform nezdinde saklama süresi dolması
- Ekran görüntülerinin tarih-saat bilgisi görünmeyecek şekilde kırpılması
- Kurtarma sonrası eski cihaz listesinin silinmesi
- Fidye veya tehdit mesajlarının yalnızca telefonda tutulup dışa aktarılmaması
- Bağlantılı e-posta hesabının da değiştirilmiş olması nedeniyle zincirin kopması
Kişisel veri katmanı
Hesapta üçüncü kişilere ait veriler varsa olay yalnızca bir siber saldırı değil, aynı zamanda KVKK (6698) anlamında bir veri ihlali görünümü kazanabilir. Kurumsal hesaplarda bu ayrım, sorumluluk dağılımını ve bildirim yükümlülüğünü etkiler.
Bu metin genel nitelikte bilgilendirmedir; hesabın türü, kullanılan hizmetin merkezinin bulunduğu ülke ve olayın tarihi yetki değerlendirmesini değiştirebilir. Somut olayın koşullarını bir hukukçuyla birlikte değerlendirmek yerinde olur.