Bir bilişim sisteminden kişisel verilerin izinsiz ele geçirilmesi, hem cezai hem de tazminata ilişkin sonuçlar doğurur. TCK'nın 243 ila 245. maddeleri sistemlere hukuka aykırı erişim ve verilerin ele geçirilmesini suç sayar; 6698 sayılı KVKK ise veri sorumlusunun yükümlülüklerini ve ihlal bildirimini düzenler. 5651 sayılı Kanun ise içerik ve erişim boyutunda devreye girer.
İki Ayrı Sürecin Birlikte Yürümesi
Veri ihlali, aynı olaydan doğan iki paralel yol açar: fail hakkında cezai soruşturma ve zarara uğrayan kişinin tazminat talebi. Bu ikisi birbirinden bağımsız ilerleyebilir; ceza sürecinin sonucu beklenmeden tazminat davası açılabilir, ancak ceza dosyasındaki tespitler tazminat davasında güçlü delil oluşturur.
Delilin Bozulmadan Toplanması
- Ekran görüntüleri ve sistem loglarının değiştirilmeden saklanması
- İhlal bildirimi ve yazışmaların tarihleriyle birlikte arşivlenmesi
- Dijital delillerin bütünlüğünü koruyacak biçimde muhafazası
Dijital delil kolayca değişebilir nitelikte olduğundan, elde etme biçiminin hukuka uygunluğu ve bütünlüğün korunması ispat değeri açısından belirleyicidir.
Tazminatın Kapsamı
Zarara uğrayan kişi, uğradığı maddi kayıpların yanında kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat da talep edebilir. Verinin niteliği, yayılma kapsamı ve mağdur üzerindeki etkisi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınır. Talebin ölçülebilir kalemlerle desteklenmesi, sonucu güçlendirir.
Başvuru Mercileri ve Görev
Cezai boyutta suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Veri sorumlusunun yükümlülük ihlalleri Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na bildirilebilir. Tazminat davası ise hukuk mahkemelerinde görülür. Bu üç kanalın eşzamanlı ve tutarlı yürütülmesi, hak arama sürecini bütünler.
Her veri ihlali, sızan verinin türüne ve olayın koşullarına göre farklı bir hukuki tepki gerektirir. Delil kaybını önlemek için ihlali öğrenir öğrenmez hukuki destek almanız önemlidir.