Bir kişinin hukuka aykırı davranışıyla başkasına zarar vermesi haksız fiil kabul edilir ve zarar görene tazminat isteme hakkı doğurur. Haksız fiil kaynaklı uyuşmazlıkların bir kısmında, dava açılmadan önce arabuluculuğa gitmek dava şartı niteliğindedir. TBK, HMK ve tüketici ilişkisi varsa TKHK çerçevesinde bu rehber, tazminat talebinin kurgusunu ve arabuluculuk aşamasını inceler.
Sorumluluğun dört unsuru
Tazminat talebinin ayakta durabilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bir zararın doğması, fiil ile zarar arasında nedensellik bağının kurulması ve kural olarak kusurun varlığı gerekir. Bu unsurlardan biri eksik kaldığında talep zayıflar; bu yüzden dilekçe her unsuru ayrı ayrı somut olguyla temellendirmelidir.
Zararın kalemlere ayrılması
- Fiili zarar: mevcut malvarlığında meydana gelen azalma
- Yoksun kalınan kâr: elde edilemeyen kazanç
- Bedensel zarar hallerinde tedavi gideri ve iş gücü kaybı
- Koşulları varsa manevi zarar
Arabuluculuk aşaması
Ticari nitelikli veya kanunun öngördüğü bazı taleplerde arabuluculuğa başvurmadan dava açılamaz; bu adım atlanırsa dava usulden reddedilebilir. Arabuluculuk yalnızca bir formalite değildir; anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak ilam niteliği kazanabilir ve doğrudan icraya konulabilir. Bu nedenle görüşmeye zarar kalemleri ve dayanak belgeler hazır biçimde gidilmelidir.
Zamanaşımı bilinci
Haksız fiilde talep, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen sürelere tabidir ve süre kaçırıldığında hak talep edilemez hale gelebilir. Öğrenme anının belgelenmesi, ileride ileri sürülebilecek zamanaşımı itirazına karşı önemli bir dayanaktır.
Değerlendirme
Haksız fiil dosyaları, zararın türüne ve delil durumuna göre farklı yürür. Talebin doğru kalemlere ayrılması ve zorunlu arabuluculuk adımının usulüne uygun tamamlanması için önceden hukuki değerlendirme almak isabetli olur.