Ticari ve tüketici ilişkilerinde bir sözleşmenin ihlali halinde doğrudan dava açmak her zaman mümkün değildir. Birçok uyuşmazlıkta arabuluculuk, dava açmanın ön koşuludur ve atlanması davanın usulden reddine yol açar. Bu rehber, sözleşme ihlali dosyalarında arabuluculuğun ne zaman zorunlu olduğunu ve süreci nasıl verimli kullanacağınızı ele alır.
Arabuluculuk Ne Zaman Dava Şartıdır?
Ticari nitelikteki bir alacak ve tazminat talebinde arabuluculuğa başvuru, dava açmadan önce tamamlanması gereken bir aşamadır. Tüketici uyuşmazlıklarında da belirli sınırlar dahilinde benzer bir zorunluluk bulunur. Zorunlu olduğu halde arabulucuya gidilmeden açılan dava, esasa girilmeden reddedilebilir; bu nedenle sürecin doğru sınıflandırılması kritiktir.
İhlali Somutlaştırmak
- Sözleşmenin ihlal edilen hükmünün açıkça gösterilmesi
- İhlalin gerçekleştiği tarih ve buna bağlı zararın kalem kalem hesabı
- İfaya davet, ihtar veya yazışmaların kronolojik dizilmesi
TBK ve İspat Yükü
TBK çerçevesinde borcun gereği gibi ifa edilmediğini ileri süren taraf, iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu yüzden arabuluculuk görüşmesine gitmeden önce talebin hukuki dayanağı (aynen ifa, dönme, tazminat) netleştirilmeli; TKHK kapsamına giren bir tüketici işlemi söz konusuysa tüketici lehine olan özel hükümler gözden kaçırılmamalıdır.
Anlaşma ve Anlaşamama Halinde Yol
Arabuluculukta varılan anlaşma belgesi, şartları taşıdığında icra edilebilirlik kazanır; bu, ayrı bir dava açmadan sonuca ulaşmayı sağlar. Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak, açılacak davanın dava şartını karşıladığını gösterir ve HMK usulüne göre yargılamaya geçilir.
Bilgilendirme: Hangi uyuşmazlıkta arabuluculuğun zorunlu olduğu ve sürelerin nasıl işlediği olaya göre değişir. Başvurudan önce talebinizin niteliğini bir hukukçuyla belirlemeniz faydalı olacaktır.