İçeriğe geç
AC

İnfaz Aşamasında Görevli Merci: Hükmü Veren Mahkeme mi, İnfaz Hâkimliği mi?

4 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Ceza yargılaması kesinleştikten sonra dosya bitmez; yeni ve kendine özgü bir usul dünyası başlar. İnfaz aşamasında yapılan başvuruların büyük bölümü esastan değil, yanlış mercie sunulduğu için reddedilir. Oysa 5275 sayılı Kanun ve CMK, hangi talebin nereye götürüleceğini büyük ölçüde belirlemiştir.

İki Ayrı Merci, İki Ayrı Görev Alanı

Kural olarak hükmün kendisine ilişkin düzeltmeler ve cezaların toplanması gibi talepler hükmü veren mahkemeye aittir. Buna karşılık ceza infaz kurumunun işlem ve faaliyetlerine ilişkin şikâyetler, disiplin cezalarına itirazlar ve infaz rejimine dair kararlar infaz hâkimliğinin alanındadır. Uygulamada en sık karıştırılan başlıklar şunlardır:

  • Mahsup ve içtima talepleri: hüküm mahkemesi
  • Kurum içi disiplin cezası ve nakil işlemleri: infaz hâkimliği
  • Koşullu salıverilme tarihinin hesabında hata iddiası: hesap hangi işlemden doğuyorsa oraya
  • Denetimli serbestlik tedbirinin ihlali sonrası kararlar: ilgili infaz mercii

İtiraz Zinciri Kırılmamalı

İnfaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz yolu açıktır ve bu itiraz belirli bir üst mercie yapılır. Dilekçenin doğrudan üst mercie gönderilmesi yerine kararı veren hâkimliğe verilmesi, birçok dosyada zaman kazandırır; çünkü dilekçe evrak akışı içinde doğru yere ulaşır. Ancak sürenin, kararın tebliğinden itibaren işlediği unutulmamalıdır. Tutuklu veya hükümlünün kurum idaresine verdiği dilekçenin tarihi esas alınacağından, dilekçenin kuruma teslim edildiğine dair kayıt mutlaka istenmelidir.

Tebligat: İnfazda En Sık Görülen Kayıp Kalemi

İnfaz dosyalarında hükümlünün adresi çoğu zaman kurumdur; ancak vekil bulunuyorsa tebligatın vekile yapılması gerekir. Yanlış adrese yapılan tebligat sonrası "süre geçti" gerekçesiyle reddedilen itirazlarda, tebligat parçasının incelenmesi ve usulsüzlük iddiasının ayrıca ileri sürülmesi gerekir. Bu iddia sonradan hatırlanan bir savunma değil, baştan kurgulanan bir usul argümanıdır.

Talep Dilekçesinde Ölçülebilirlik

İnfaz taleplerinde soyut ifadeler sonuç doğurmaz. "Hesaplama hatalıdır" demek yerine, hangi tarih aralığının hangi gerekçeyle eksik sayıldığı gün bazında gösterilmelidir. Aynı şekilde hastalık veya bakım gerekçesine dayanan taleplerde, resmî sağlık kuruluşundan alınmış güncel rapor dosyaya eklenmelidir. TCK ve CMK hükümlerine yapılan atıflar, somut olayla bağı kurulmadan tek başına yeterli olmaz.

Değerlendirme

İnfaz hukuku, ceza yargılamasından farklı bir usul mantığı taşır ve mercie ilişkin küçük bir hata haftalarca gecikmeye yol açabilir. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; hükmün içeriği, suç tarihi ve kurum uygulamaları sonucu etkileyebilir. Somut dosyada bir ceza avukatından destek almanız isabetli olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla