Cezası kesinleşmiş bir dosyada karşılaşılan sorunların önemli bölümü esasa değil, talebin nereye yöneltileceğine ilişkindir. Koşullu salıverilme tarihinin hatalı hesaplanması, denetimli serbestliğe ayrılma talebinin reddi, kurum içi bir disiplin işlemi ya da mahsup tartışması; bunların her biri farklı bir mercide çözülür. CMK, TCK ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun bu dağılımı ayrı ayrı kurar. Dilekçenin yanlış kapıya bırakılması, çoğu zaman esasa hiç girilmeden sonuç doğurur.
İnfaz Aşamasında Kim Neye Karar Verir?
Pratikte işe yarayan kaba ayrım şudur: ceza infaz kurumunun işlem ve eylemlerine, kurum idaresinin kararlarına ve infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin şikâyetler infaz hâkimliğinin alanındadır. Buna karşılık hükmün kendisinden kaynaklanan tereddütler, cezaların toplanması ve tutuklulukta geçen sürenin mahsubu gibi konular hükmü veren mahkemeye taşınır. İlamın yerine getirilmesine dair işlemlerin muhatabı ise Cumhuriyet başsavcılığının infaz bürosudur. Bazı taleplerde önce kurum idaresine veya idare ve gözlem kuruluna başvurulması, yargısal denetimin ancak bundan sonra açılması söz konusudur.
Yanlış Kapıyı Çalmanın Somut Bedeli
Hak kaybı genellikle tek bir işlemle değil, zincirleme oluşur. Talep yetkisiz mercie verildiğinde dosya kimi zaman gönderilir, kimi zaman doğrudan reddedilir; arada geçen haftalar, denetimli serbestlik veya koşullu salıverilme tarihine yaklaşan bir hükümlü açısından telafisi güç sonuç doğurur. İnfaz hukukundaki şikâyet ve itiraz süreleri kısadır ve yanlış mercide geçen zaman çoğu halde lehe işlemez. Bu nedenle merci tespiti, dilekçenin gerekçesinden önce yapılması gereken iştir.
Başvuru Öncesi İzlenecek Sıra
- Şikâyet konusu işlemin kaynağı belirlenir: kurum idaresi mi, savcılık infaz bürosu mu, hükmü veren mahkeme mi.
- İşlemin hangi tarihte öğrenildiği veya tebliğ edildiği belgeyle sabitlenir.
- Varsa idari başvuru basamağının tüketilip tüketilmediği kontrol edilir.
- Yetkili yer, hükümlünün bulunduğu kurumun yargı çevresi esas alınarak saptanır.
- Talep, tek bir hukuki nitelendirmeye bağlanır; şikâyet ile itiraz karıştırılmaz.
Dilekçede Sık Görülen Eksikler
- İnfaz kurumundan alınabilecek müddetname, disiplin kurulu kararı gibi belgelerin dilekçeye eklenmemesi
- Talebin hem esas hem usul yönünden aynı metinde birbirine karışması
- Hükümlünün nakil geçmişinin belirtilmemesi ve bu yüzden yetki tartışması doğması
- Lehe olan mevzuat değişikliğinin uygulanması talebinin ayrı bir kalem olarak yazılmaması
Ret Kararı Geldiğinde
Ret gerekçesinin usule mi esasa mı dayandığı ayırt edilmelidir. Merci yönünden verilen bir ret, esasın hiç incelenmediği anlamına gelir ve doğru mercie yeni bir başvuru yapılmasını gerektirir; esastan ret ise kanun yolunun kullanılmasını gerektirir. İkinci basamak dilekçesi ilk metnin tekrarı olmamalı, ret gerekçesindeki her bir sebebe ayrı başlık altında cevap vermelidir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her hükümlünün ceza türü, infaz rejimi ve dosya geçmişi sonucu değiştirebilir. İnfaz hesabına dair bir tereddütte, müddetname ve karar örnekleri incelenerek yapılacak bireysel bir hukuki değerlendirme yerinde olur.