İçeriğe geç
AC

İnfaz Uyuşmazlıklarında İnfaz Hakimliğinin Yetkisi ve Süre Hesabına İtiraz

10 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkan sorunlar, yargılama aşamasındakilerden farklı bir usule tabidir. Ceza infaz kurumu işlemleri, koşullu salıverilme tarihinin hesabı ve denetimli serbestlik kararları için başvurulacak merciler birbirinden ayrıdır. Yanlış kapıya yapılan başvuru, kısa süreler nedeniyle hak kaybına dönüşebilir.

İnfaz hakimliğinin görev alanı

Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında kurum idaresince alınan kararlar ile yapılan işlemlere karşı şikâyet, infaz hâkimliğine yapılır. Disiplin cezaları, ziyaret ve haberleşme kısıtlamaları, nakil işlemleri bu kapsamda değerlendirilir. Şikâyet için kanunda öngörülen süre kısadır ve işlemin öğrenilmesinden itibaren işler; bu nedenle tebliğ tarihinin tutanağa geçirilmesi önemlidir.

Hangi yerdeki infaz hâkimliği?

Yetkili infaz hâkimliği, işlemin yapıldığı ceza infaz kurumunun bulunduğu yerdedir. Nakil sonrası yapılan başvurularda, şikâyete konu işlemin hangi kurumda gerçekleştiğine bakılır; hükümlünün hâlen bulunduğu yer değil, işlemin yapıldığı yer belirleyicidir. Bu ayrım, nakil sırasında verilen disiplin cezalarına itirazlarda sıkça gözden kaçar.

Süre hesabı ve mahsup: hangi mahkeme?

Cezanın hesaplanmasına, mahsuba ve infazın ertelenmesine ilişkin uyuşmazlıklarda muhatap kural olarak hükmü veren mahkemedir. 5275 sayılı Kanun, infazla ilgili bazı kararları hükmü veren mahkemeye, bazılarını ise infaz hâkimliğine bırakmıştır. Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsubu, farklı dosyalardan gelen cezaların toplanması ve denetimli serbestlik tarihinin belirlenmesi gibi konularda hazırlanan dilekçede, hangi dosya numaralarının dikkate alınmasını istediğinizi tek tek yazmak gerekir. Savcılığın düzenlediği müddetname üzerindeki hesap kaleminin hangi satırına itiraz edildiği açıkça belirtilmelidir.

Uzlaştırmanın ve sonradan verilen kararların etkisi

Yargılama aşamasında uzlaştırma yoluna gidilmesi, kamu davasının düşmesine yol açabilir; ancak hüküm kesinleştikten sonra bu yolun infaza etkisi sınırlıdır. Buna karşılık lehe kanun değişikliği, af niteliğinde düzenlemeler veya başka bir dosyadan gelen kesinleşmiş karar, infaz süresini yeniden hesaplatabilir. Bu tür durumlarda mağdurla varılan anlaşmanın kendiliğinden sonuç doğuracağı beklentisiyle beklemek yerine, ilgili mercie usulüne uygun talep sunulmalıdır.

Başvuru hazırlığı

  • Müddetnamenin güncel örneği
  • Kesinleşme şerhli karar ve varsa diğer dosyaların ilamları
  • Gözaltı ve tutukluluk sürelerini gösteren belgeler
  • Kurum işlemine ilişkin tebliğ-tebellüğ tutanağı
  • Sağlık durumu ileri sürülüyorsa kurum revirinden alınan kayıtlar

Bu içerik genel bilgilendirme içindir. İnfaz hukuku, mevzuat değişikliklerinden doğrudan etkilendiğinden, talep hazırlamadan önce güncel düzenlemeler ışığında bir avukatla görüşülmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla