Kanun yolu başvurularında sık görülen zaaf, dilekçenin yerel mahkemedeki savunmanın tekrarına dönüşmesidir. Oysa istinaf ve temyiz, ilk derece yargılamasındaki ispat hatalarının teknik dille gösterildiği ayrı bir aşamadır. Bu rehber, ispat eksenli bir başvuru dosyasının nasıl kurulacağını ele alır.
Gerekçeli karar okunmadan dilekçe yazılmaz
Kısa karar üzerine yazılan başvurular, mahkemenin hangi delile hangi değeri verdiğini bilmediği için hedefsiz kalır. Gerekçeli karar elde edildikten sonra, hükmün dayandığı deliller tek tek listelenmeli ve her biri için şu soru sorulmalıdır: bu delil dosyada gerçekten var mı, hukuka uygun elde edilmiş mi ve tek başına mahkûmiyete yeter mi?
İspat itirazını teknik başlıklara ayırmak
- Delilin hukuka aykırı elde edilmesi ve buna bağlı değerlendirme yasağı
- Çelişkili beyanların giderilmeden hükme esas alınması
- Talep edilmesine rağmen toplanmayan savunma delilleri
- Bilirkişi raporundaki maddi hataların karara yansıması
- Suçun unsurlarının somut vakıalarla karşılanmaması
CMK sistematiğinde bu başlıkların her biri ayrı bir başvuru sebebidir; hepsini tek bir paragrafta toplamak, incelemenin dağılmasına yol açar.
Duruşmalı inceleme ve yeni delil talebi
Bölge adliye mahkemesi aşamasında yeniden yargılama ihtimali bulunduğundan, tanık dinlenmesi veya keşif gibi taleplerin gerekçesi somut olarak yazılmalıdır. Hangi tanığın hangi vakıayı aydınlatacağı belirtilmeden yapılan genel talepler reddedilmeye açıktır. Yeni ortaya çıkan belgeler varsa, ne zaman ve nasıl elde edildiği de açıklanmalıdır.
Temyizde inceleme ölçüsü değişir
Temyiz aşamasında maddi vakıanın yeniden değerlendirilmesi kural olarak beklenmez; inceleme hukuka aykırılık üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle temyiz dilekçesinde delil tartışması, doğrudan bir hukuk kuralının yanlış uygulandığı iddiasına bağlanmalıdır. Ayrıca hangi suçlar bakımından temyiz yolunun açık olduğu baştan kontrol edilmelidir.
İnfaz boyutunu gözden kaçırmamak
Hüküm kesinleşmeden önce, 5275 sayılı Kanun çerçevesinde infaz rejiminin nasıl şekilleneceği hesaplanmalıdır. Ceza miktarı, suç türü ve mahsup edilecek tutukluluk süresi birlikte değerlendirildiğinde, başvuru stratejisinin öncelikleri de netleşir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir dosyadaki delil durumuna göre değerlendirme değişir. Kanun yolu süreleri kısa olduğundan, karar tebliğ edilir edilmez bir hukukçuyla görüşmek önemlidir.