İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyiz Dilekçesinde İtiraz Sebeplerini Kurmak: Süre, Kapsam ve Duruşma Talebi

4 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında kanun yolu aşaması, ilk derece yargılamasının tekrarı değildir. İstinaf ve temyiz incelemesinin kapsamı birbirinden farklıdır ve dilekçenin hangi mercie yazıldığı, ileri sürülebilecek sebepleri belirler. CMK, TCK ve infaz aşaması bakımından 5275 sayılı Kanun'un birlikte okunması gereken bu evrede, en sık yaşanan kayıp süre ve kapsam hatalarından doğar.

İki Farklı Süre, İki Farklı İnceleme

İstinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Temyiz için öngörülen süre ise on beş gündür. Sürenin başlangıcı, hükmün yüze karşı açıklanıp açıklanmadığına göre değişir; sanığın duruşmada hazır bulunmadığı hâllerde tebliğ tarihi esas alınır. Bölge adliye mahkemesi, hem maddi olayı hem hukuka uygunluğu inceler ve gerektiğinde duruşma açarak yeniden delil değerlendirebilir. Temyiz incelemesi ise kural olarak hukuka aykırılık denetimiyle sınırlıdır. Bu ayrım, delil tartışmasının hangi aşamada yapılacağını belirlediği için dilekçe stratejisinin merkezindedir.

İstinaf Dilekçesinde Neye Odaklanmalı?

İstinaf aşaması, dosyaya yeni delil sunmanın ve eksik incelemeyi gidermenin son gerçek fırsatıdır. Bu nedenle dilekçede şu başlıklar ayrı ayrı işlenmelidir:

  1. Toplanmayan deliller: hangi delilin talep edildiği, reddedildiği ve bu reddin sonucu nasıl etkilediği.
  2. Delil değerlendirmesindeki çelişkiler: tanık beyanları arasındaki uyumsuzlukların gerekçede nasıl karşılandığı.
  3. Nitelendirme hatası: fiilin başka bir suç tipine girdiği veya unsurların oluşmadığı iddiası.
  4. Ceza tayinindeki hatalar: alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yeterliliği, indirim hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı.
  5. Usule aykırılıklar: savunma hakkının kısıtlandığı iddiası, tebligat ve müdafi görevlendirmesindeki eksiklikler.

Hukuka Aykırı Delil İtirazını Doğru Kurmak

Delilin hukuka aykırı yolla elde edildiği iddiası, kanun yolu aşamasının en güçlü argümanlarından biridir; ancak soyut biçimde ileri sürüldüğünde etkisiz kalır. İtirazın hangi işleme yöneldiği (arama, elkoyma, iletişimin denetlenmesi, teşhis işlemi) tek tek gösterilmeli, ilgili kararın tarihi ve kapsamı dosya numarasıyla birlikte belirtilmeli, o delil dışlandığında geriye kalan delil durumunun mahkûmiyete yetmeyeceği ayrıca anlatılmalıdır. Bu üçlü kurgu yapılmadığında itiraz, gerekçede kısa bir cümleyle karşılanabilir.

Duruşma Talebi ve İnfaza Yansıması

Bölge adliye mahkemesinden duruşma açılması istenecekse bu talebin dilekçede açıkça ve gerekçesiyle yer alması gerekir. Ayrıca hükmün hangi kısmına yönelik başvuru yapıldığı belirtilmeli; kısmi başvuru hâlinde diğer kısımların kesinleşeceği unutulmamalıdır. Kesinleşme, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabını ve koşullu salıverilme tarihini doğrudan etkilediğinden, başvuru kapsamı belirlenirken infaz sonuçları da hesaba katılmalıdır. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda usulüne uygun uzlaştırma yapılmamış olması ise ayrı bir bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Bu yazı genel çerçeve sunmakta olup her dosyanın kendine özgü delil durumu vardır. Kanun yolu süreleri kısa ve kesin olduğundan, hüküm açıklandığı anda müdafi ile birlikte başvuru planı yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla