İçeriğe geç
AC

İstinaf, Temyiz ve İtiraz: Ceza Dosyasında Kanun Yolunu Yanlış Seçmenin Bedeli

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında karar aleyhine başvuru yapılırken üç ayrı mekanizma iç içe geçer: itiraz, istinaf ve temyiz. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; hangisinin açık olduğu, kararın türüne göre CMK'da belirlenmiştir. Yanlış yolun seçilmesi çoğu zaman başvurunun reddiyle değil, sürenin sessizce dolmasıyla sonuçlanır.

Karar Türü Yolu Belirler

Tutuklamaya, adli kontrole veya soruşturma evresindeki hâkim kararlarına karşı yol itirazdır. Mahkemenin hükmüne karşı kural olarak istinaf, istinaf incelemesi sonucu verilen bazı kararlara karşı ise temyiz gündeme gelir. Kanun yolu kapalı olan hükümler için yapılan başvurular incelenmez. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce kararın gerekçeli metnindeki kanun yolu bildiriminin okunması ve kararın niteliğiyle karşılaştırılması gerekir; uygulamada bu bildirim hatalı yazıldığında dahi asıl belirleyici olan kanundur.

Dilekçe Nereye Verilir?

Sık rastlanan bir hata, istinaf dilekçesinin doğrudan bölge adliye mahkemesine, temyiz dilekçesinin doğrudan Yargıtay'a gönderilmesidir. Kural, başvurunun kararı veren mahkemeye verilmesidir. Ceza infaz kurumundaki kişi bakımından kurum idaresine yapılan başvuru da süreyi korur. Yanlış adrese gönderilen dilekçenin ulaşma tarihi esas alındığında, posta süresi tek başına hak kaybına yol açabilir.

Süre Hesabında Kritik Noktalar

  • İtiraz süresi kural olarak yedi gündür ve kararın öğrenilmesiyle işlemeye başlar.
  • İstinaf başvurusu için yedi günlük, temyiz için on beş günlük süre öngörülmüştür.
  • Sürenin başlangıcı, yüze karşı okunan kararlarda tefhim; yokluğunda verilen kararlarda usulüne uygun tebliğdir.
  • Kısa karar üzerine yapılan başvurudan sonra gerekçeli karar tebliğ edildiğinde gerekçelerin tamamlanması gerekir.

İnfaz Aşamasındaki Talepler Ayrı Bir Mecradır

Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve infazın hesaplanmasına ilişkin uyuşmazlıklar 5275 sayılı Kanun kapsamındadır ve kural olarak infaz hâkimliğinin görev alanına girer. Bu talepleri hükmü veren mahkemeye yöneltmek zaman kaybettirir. Aynı şekilde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bağlı sonuçlar ile cezanın infazına ilişkin sonuçlar birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Kanun yolu tercihinde belirleyici olan, kararın metni ve dosyanın aşamasıdır; bu nedenle burada verilen genel bilgiler somut karar okunmadan uygulanmamalıdır. Süreler kısa ve büyük ölçüde telafisiz olduğundan, karar tebliğ alınır alınmaz değerlendirme yaptırmak en güvenli yoldur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla