Ceza yargılamasında kanun yolu başvurusunun kaderini belirleyen iki teknik nokta vardır: dilekçenin hangi mercie verildiği ve başvuruda ileri sürülen sebeplerin o merciin inceleme yetkisiyle örtüşüp örtüşmediği. İspat tartışması her iki aşamada aynı biçimde yapılamaz.
Dilekçe Kime Verilir?
CMK sisteminde istinaf ve temyiz dilekçesi, incelemeyi yapacak bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay'a değil, kararı veren mahkemeye verilir. Tutuklu sanık bakımından ceza infaz kurumu kanalıyla yapılan başvurunun da süresinde sayılacağına ilişkin özel düzenlemeler bulunur. Doğrudan üst mercie gönderilen dilekçeler nedeniyle yaşanan gecikmeler, sürelerin kısalığı karşısında ciddi risk yaratır: istinaf süresi kararın açıklanmasından veya tebliğinden itibaren yedi gün, temyiz süresi on beş gündür.
İki Merciin Bakış Açısı Farkıdır
- İstinaf: Hem hukuka aykırılık hem de maddi vakıa denetimi yapılabilir; koşulları varsa duruşma açılarak delil yeniden değerlendirilebilir.
- Temyiz: Kural olarak hukuka aykırılık denetimi yapılır; delillerin yeniden takdiri istenemez.
Bu nedenle istinafta "tanık beyanları çelişkilidir, yeniden dinlenmelidir" demek anlamlıyken; temyizde aynı iddia, ancak delil değerlendirmesinin gerekçede denetlenebilir biçimde yapılmamış olması yani gerekçe eksikliği olarak kurulduğunda karşılık bulur.
İspat Sebeplerini Kanun Yoluna Uygun Yazmak
- Hükümde hangi delilin, hangi vakıa için kullanıldığı tek tek çıkarılır.
- Dosyada bulunup gerekçede tartışılmayan deliller listelenir.
- Hukuka aykırı yöntemle elde edildiği ileri sürülen deliller ayrı başlıkta gösterilir.
- Her sebep, ilgili kanun yolunun denetim alanına göre yeniden ifade edilir.
Kesinlik Sınırı Tuzağı
Bazı kararlar istinaf incelemesi sonrasında kesinleşir ve temyiz yolu kapalıdır. Temyizi kabil olmayan bir karar için hazırlanan dilekçe, harcanan emeğin tamamen boşa gitmesi anlamına gelir. Bu nedenle başvuru yazılmadan önce kararın kanun yolu bilgisi ve suçun cezasının kesinlik sınırına göre konumu kontrol edilmelidir. Ayrıca 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaza ilişkin uyuşmazlıkların ayrı bir hatta, infaz hakimliği yolunda çözüldüğü gözden kaçırılmamalıdır.
Süre Yönetimi
Gerekçeli karar tebliğ edilmeden yapılan başvurularda, sebeplerin sonradan tamamlanmasına ilişkin uygulama dikkatle takip edilmelidir. Süre içinde yapılan kısa başvuruya, gerekçeli karar sonrası ayrıntılı ek dilekçe eklenmesi yaygın ve güvenli bir yöntemdir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Kanun yolu tercihi hükmün içeriğine ve dosyanın seyrine göre değiştiğinden, karar örneği incelenerek bireysel değerlendirme yapılması gerekir.