Ceza yargılamasında en çok hak kaybı, esasa ilişkin hatalardan değil, yanlış kanun yolunun seçilmesinden ve sürenin yanlış hesaplanmasından doğar. Karar mı yoksa hüküm mü verildiği, hangi başvuru yolunun açık olduğunu belirler; bu ayrım yapılmadan yazılan dilekçe, içeriği ne kadar güçlü olursa olsun incelenmeden geri dönebilir.
İtiraz, İstinaf ve Temyiz Ayrımı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz; ilk derece mahkemesinin hükümlerine karşı istinaf; bölge adliye mahkemesi kararlarının kanunda gösterilen bir kısmına karşı ise temyiz yolu öngörülmüştür. Bazı hükümler kesin niteliktedir ve kanun yoluna kapalıdır. Bu nedenle dosyanın ilk kontrolü şu soruyla yapılır: elimdeki belge bir karar mı, hüküm mü ve bu hüküm hangi yola tabi?
Süre Hangi Andan İşler?
- Hüküm yüzünüze karşı açıklandıysa süre açıklamadan itibaren işler.
- Yokluğunuzda verilmişse tebliğ tarihi esas alınır.
- Gerekçeli karar sonradan tebliğ edilse dahi, başvuru süresinin başlangıcı ayrıca değerlendirilir.
- Süre içinde yapılan başvuru, gerekçesi sonradan sunulmak üzere de kaydedilebilir.
- Başvuru dilekçesinin hangi mahkemeye verileceği ayrı bir kontrol kalemidir.
Gerekçeli Karar Beklenirken Yapılacaklar
Uygulamadaki en yaygın hata, gerekçeli karar tebliğ edilmeden hiçbir işlem yapılmamasıdır. Oysa bu aralık, dosyanın en verimli çalışılabileceği dönemdir: duruşma tutanakları kronolojik olarak dizilir, hangi delilin hangi oturumda tartışıldığı işaretlenir, reddedilen delil taleplerinin tarihleri çıkarılır. Kanun yolu dilekçesinin gücü, çoğu zaman bu hazırlık sırasında oluşur.
Uzlaştırma ile Kanun Yolu Aynı Anda Düşünülemez
Uzlaştırma, kanunda sayılan suçlar bakımından ve kural olarak soruşturma ile kovuşturmanın belirli aşamalarında gündeme gelir. Hüküm kurulduktan sonra tarafların anlaşması, kural olarak kanun yolu incelemesinin yerini almaz. Bu nedenle mağdurla görüşme yürütülüyor olması, başvuru süresini kullanmamak için gerekçe olamaz. Anlaşma ihtimali varsa dahi süresi içinde başvuru yapılması, sonradan gelişecek olasılıkları kapatmamak bakımından güvenlidir.
Dilekçede Aranan Somutluk
Genel ifadelerle yazılmış bir başvuru, denetimi zorlaştırır. Her sebep, dosyadaki sayfaya, tutanağa veya rapora atıfla gösterilmeli; usule aykırılık iddiası ileri sürülüyorsa bunun sonuca etkisi ayrıca açıklanmalıdır. Lehe olan hükümlerin uygulanmadığı iddiası varsa, bunun hangi hesaplama üzerinden sonuç değiştireceği belirtilmelidir.
Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; suç tipi, verilen hükmün türü ve dosyanın aşaması başvuru yolunu değiştireceğinden, karar öncesinde bir avukatla dosya özelinde değerlendirme yapılması gerekir.