İçeriğe geç
AC

Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz: Süre Nereden Sayılır, Başvuru Nereye Yapılır?

3 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında hükmün içeriğine yönelik en güçlü itiraz bile, süresinde ve doğru mercie yapılmadığında incelenmez. İstinaf ve temyiz aşamasında kayıplar çoğunlukla esastan değil, sürenin başlangıç anının yanlış hesaplanmasından doğar. Bu rehber, kanun yolu takvimini ve başvurunun hangi kapıdan yapılacağını ele alır.

Sürenin Başladığı An

CMK'ya göre istinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak hüküm sanığın yokluğunda açıklanmışsa süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Duruşmada hazır bulunan taraf bakımından "kararı sonra okurum" yaklaşımı süreyi uzatmaz. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi ise kararın tebliğinden itibaren on beş gündür. İki farklı sürenin karıştırılması, uygulamada en sık görülen kanun yolu kaybıdır.

Başvuru Nereye Yapılır?

  • İstinaf dilekçesi, hükmü veren ilk derece mahkemesine verilir; doğrudan bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerekmez.
  • Başvuru, mahkeme kalemine beyanda bulunularak tutanağa geçirilmek suretiyle de yapılabilir.
  • Tutuklu sanık, dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu idaresine verebilir; bu tarih başvuru tarihi sayılır.
  • Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesine sunulur.

Her Karar Kanun Yoluna Açık Değildir

CMK, bazı kararları istinaf denetimi dışında bırakmış; bölge adliye mahkemesi kararlarının bir kısmı bakımından da temyiz yolunu kapatmıştır. Suçun türü ve hükmedilen yaptırımın niteliği bu değerlendirmenin merkezindedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı ise farklı bir denetim mekanizması işler. Bu nedenle karar elinize geçtiğinde ilk yapılacak iş, hangi kanun yolunun açık olduğunu kararın sonuç kısmındaki bildirimle birlikte doğrulamaktır.

Dilekçeyi Kurgularken

  1. Başvurunun süresinde olduğu, tebliğ veya açıklama tarihi gösterilerek dilekçenin başında ortaya konur.
  2. Sebepler ayrı ayrı numaralandırılır; delil değerlendirmesine ilişkin itirazlarla usule ilişkin itirazlar karıştırılmaz.
  3. Toplanmayan delil varsa, hangi delilin hangi olguyu ispatlayacağı somut olarak yazılır.
  4. Duruşmalı inceleme talebi ve varsa tutukluluğun değerlendirilmesi istemi ayrıca belirtilir.
  5. Süre kısaysa önce süre tutum dilekçesi verilip gerekçeli kararın tebliğinden sonra ayrıntılı dilekçe sunulur.

İnfaz Boyutunu Gözden Kaçırmamak

Kanun yolu süreci devam ederken 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabı da işlemeye başlayabilir. Kesinleşme anı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesaplarını doğrudan etkilediğinden, başvuru kararının infaz sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yalnızca bir sanık lehine bozma ihtimali varsa, birden fazla sanıklı dosyalarda başvuru stratejisi topluca planlanmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hükmün türü ve tebligat düzeni süreyi ve açık kanun yolunu değiştirebilir. Karar tarihinden hemen sonra hukuki destek alınması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla