Soruşturmanın iddianameyle sonuçlanıp kabul edilmesiyle kovuşturma, yani yargılama aşaması başlar. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), TCK ve infaz yönünden 5275 sayılı Kanun, bu aşamadaki usulü ve tarafların haklarını belirler. Bu rehber, görevli mahkemenin belirlenmesi ve savunma haklarına odaklanır.
Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir
Ceza yargılamasında görev, isnat edilen suçun türü ve öngörülen ceza miktarına göre belirlenir; asliye ceza ile ağır ceza mahkemeleri arasındaki ayrım buradan doğar. Görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkeme, yargılamanın her aşamasında görevsizliğini değerlendirebilir. Yanlış mahkemede görülen yargılama, sonradan bozma sebebi oluşturabileceğinden bu belirleme baştan önem taşır.
İddianameyi Çözümlemek
- İsnat edilen fiil, hukuki niteliği ve dayanak deliller ayrıştırılır.
- Lehe ve aleyhe deliller ayrı ayrı listelenir.
- Suçun unsurlarının somut olayla örtüşüp örtüşmediği test edilir.
Duruşmada Savunma Hakları
Sanığın susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma, tanık ve bilirkişiye soru yöneltme, lehine delil toplanmasını isteme hakları kovuşturmanın temelini oluşturur. Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği tartışılabilir; hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. Savunmanın delil taleplerini zamanında ve gerekçeli sunması, dosyanın seyrini etkiler.
Hüküm ve Kanun Yolları
Yargılama sonunda verilen hükme karşı istinaf ve koşulları oluştuğunda temyiz yolu açıktır. Kanun yoluna başvuru süresi hükmün açıklanması ya da tebliğine bağlı olarak işler; bu sürenin takibi hak kaybını önlemek için gereklidir. Mahkûmiyet halinde infaz rejimi 5275 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Her ceza dosyasının isnadı ve delil yapısı kendine özgüdür. Kovuşturma başladığında savunmayı doğru kurmak için bir müdafi ile çalışmanız, haklarınızın korunması açısından önemlidir.