İçeriğe geç
AC

Kovuşturmada Görevli Mahkeme Tespiti ve Usul Takvimi

3 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 106 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar ve dosya artık savcılığın değil mahkemenin yönetimindedir. Ceza Muhakemesi Kanunu bu evrede pek çok hakkı kısa sürelere bağlar; hangi mahkemenin görevli olduğu ise dosyanın gidişatını baştan belirler. Görev meselesi geç fark edildiğinde aylar süren yargılama geriye sarar ve bu sırada süreye bağlı bazı talepler kullanılamaz hâle gelebilir.

Görev, sanığın seçimine bırakılmış bir konu değildir

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında gözetilir. Buna karşılık görev tartışmasını erken açmak, savunma bakımından zaman kazandırır. Suçun niteliği, iddianamedeki nitelendirme ve Türk Ceza Kanununda öngörülen ceza aralığı görev belirlemesinin dayanağıdır. İddianamedeki nitelendirmenin tartışmalı olduğu hâllerde, savunmanın bu tartışmayı ilk oturumdan önce yazılı olarak dosyaya koyması yerinde olur.

Kovuşturmada takvimi belirleyen adımlar

  1. İddianamenin ve duruşma gününün tebliğ tarihi kayda geçirilir.
  2. Delillerin toplanmasına ilişkin talepler ilk oturumdan önce yazılı olarak sunulur.
  3. Tutukluluğa ilişkin kararlara karşı itiraz süresi ayrı izlenir.
  4. Ara kararlarla verilen sürelerin son günleri takvime işlenir.
  5. Hüküm açıklandığında istinaf başvuru süresi derhal not edilir.

Görevsizlik kararı dosyayı nasıl etkiler

Görevsizlik kararı verildiğinde dosya yetkili ve görevli mahkemeye gönderilir. Bu geçiş sırasında yapılmış bazı işlemler yenilenebilir, bazıları geçerliliğini korur. Uygulamada tanık anlatımlarının yeniden alınması ya da bilirkişi incelemesinin tekrarlanması gündeme gelebilir; bu da savunmanın hazırlığını yeniden planlamasını gerektirir.

Süreye bağlı hak kaybının en sık görülen biçimi

  • Hükmün gerekçesinin tebliğ tarihi beklenirken kısa karar üzerinden başlayan sürenin gözden kaçması
  • Yokluğunda karar verilen sanığın, tebligat tarihini takip etmemesi
  • Müdafi ile sanığa yapılan tebligat tarihlerinin karıştırılması
  • 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz talepleri için gerekli kesinleşme aşamasının izlenmemesi

Bu açıklamalar genel çerçeve sunar; isnadın niteliği ve dosyanın aşaması sonucu değiştirir. Ceza yargılamasında süreler telafi edilemeyen sonuçlar doğurabildiğinden, dosyanızı gören bir hukukçuyla çalışmanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla