İddianamenin kabulüyle birlikte dosya kovuşturma evresine geçer ve artık muhatap savcılık değil, mahkemedir. Bu geçişte en çok gözden kaçan mesele, dosyanın gerçekten görevli mahkemede olup olmadığıdır. CMK ve TCK ekseninde yürüyen bu rehber, kovuşturma aşamasında görev sorununu doğru zamanda ve doğru biçimde gündeme getirmeyi konu alır.
Görev, yargılamanın her aşamasında gündeme gelir
Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle taraflar ileri sürmese bile mahkeme kendiliğinden değerlendirme yapabilir. Ancak beklemek pratikte maliyetlidir: görevsizlik kararı geç verildiğinde, aylarca süren duruşmalar ve alınan beyanlar yeni mahkemede yeniden ele alınır. Bu nedenle görev tartışması, ilk duruşmadan önce dosyaya yazılı olarak girmelidir.
Görevi değiştiren üç durum
- İddianamedeki sevk maddesinin, dosya kapsamına göre daha ağır veya daha hafif bir suça karşılık gelmesi
- Yargılama sırasında ortaya çıkan yeni delillerle fiilin niteliğinin değişmesi
- Birden fazla suçun birlikte yargılandığı dosyalarda, ağır olan suçun görev belirlemesi
Kovuşturmada yanlış mercie yönelmenin biçimleri
Bu evrede yanlış mercie başvuru genellikle dilekçenin adresinden değil, talebin türünden kaynaklanır. Kovuşturma başladıktan sonra soruşturma evresine ait bir talebi savcılığa yöneltmek, tutukluluğa ilişkin istemi yanlış mercie iletmek ya da kanun yolu dilekçesini hatalı mahkemeye vermek sık rastlanan hatalardır.
- Duruşma sırasında istenmesi gereken delil talebinin ayrı dilekçeyle savcılığa gönderilmesi
- İstinaf dilekçesinin kararı veren mahkeme yerine üst mahkemeye verilmeye çalışılması
- İnfaza ilişkin, yani 5275 sayılı kanunun alanına giren bir istemin yargılamayı yapan mahkemeden istenmesi
- Katılma talebinin duruşmada tutanağa geçirilmemesi
Görevsizlik itirazını yazılı kurmak
Dilekçede önce iddianamedeki nitelendirme, sonra dosya kapsamındaki olgular, en sonda ise bu olguların hangi suç tipine karşılık geldiği anlatılmalıdır. Sadece "dosya ağır ceza mahkemesinin görevindedir" demek yeterli olmaz; bu sonucu doğuran maddi vakıanın hangi belgeden çıktığı gösterilmelidir. İtiraz reddedilse dahi bu dilekçe, kanun yolu aşamasında değerlendirmenin dayanağı olur.
Duruşma takvimini yönetmek
Kovuşturmada süreler duruşma tarihlerine bağlı işler. Tanık listesinin sunulacağı zaman, bilirkişi raporuna karşı beyan süresi ve esas hakkındaki savunmanın hazırlanacağı aralık önceden planlanmalıdır. Görevsizlik ihtimali varsa, dosyanın yeni mahkemeye gitmesi hâlinde hangi taleplerin tekrarlanacağı da baştan listelenmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; isnadın niteliği, delil durumu ve sanığın kişisel koşulları sonucu değiştirebilir. Kovuşturma evresinde yapılan usul tercihleri sonradan düzeltilmesi güç etkiler doğurduğundan, dosyanızı bir avukatla birlikte yürütmeniz önerilir.